Kıbrıs Haber Ajansı

Trending-news
     CNA   Kıbrıs Rum tarafı BM Genel Sekreteri tarafından önerilen sürece tamamen hazırlıklı     CNA   Fotiou: Yerleri değiştirilen kemikler muhtemelen bulunmayan kayıpların %80-85 ile bağlantılıdır     CNA   Ulusal Konsey toplantısının sonuçlanması için istişareler sürüyor      CNA   İstatistik veriler ikinci çeyrekte bütçe fazlalığında artış kaydedildiğini gösteriyor     CNA   Kipro-Klasik döneminden (M.Ö 5. Ve 4. Yüzyıl) Paphos Kraliyet Hanedanı idari-ekonomik merkezine ait yeni ve bilinmeyen anıtları gün ışığına çıkarıldı     CNA   

Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk politikacılar partiler arasındaki diyaloğun önemini vurguladılar
ΚHA - KIBRIS/Lefkoşa 11/06/2019 19:59



Kıbrıslı Rum müzakereci Andreas Mavroyiannis, Kıbrıs’la ilgili müzakerelerin ve Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk siyasi partiler arasındaki diyaloğun aynı yönde ilerlediğini garanti altına almak için “bir değerlendirme yapmamız gerektiğini” söyledi.
Salı günü Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk siyasi partiler arasında diyaloğun başlamasının 30. yıl dönümü vesilesiyle Slovakya Büyükelçisi’nin himayesinde Lefkoşa’da düzenlenen uluslararası toplantıda konuşan Mavroyiannis, iki toplumdan siyasi partilerin görüşmelerinin iki liderin gerçekleştirdiği Kıbrıs’la ilgili müzakerelerin ilerlemesi üzerindeki etkisinden söz etti.
İki toplumdan partiler arasındaki temasların amacının Kıbrıs sorununa çözüm bulmak olmadığını belirten Mavroyiannis, Kıbrıs’la ilgili müzakere sürecinin ve siyasi partilerin görüşmelerinin ayrı süreçte olduğunu ancak karşılıklı destekleyici olduğuna vurgu yaptı.
Mavroyiannis, “Sinerji, takım ruhu, işbirliği, koordinasyon olması için bu süreçler arasında daha çok yapmamız gerektiğine inanıyorum. Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk partiler arasında daha paralel platform olmasını değerlendirmeliyiz. Partiler arası diyalog çok yararlıdır” dedi. 
Eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis, 1989’da iki toplumlu görüşmelerin başlaması inisiyatifini üstlenen eski Çekoslovakya Büyükelçisi Emil Keblusek’e değindi.
Rolandis, Mayıs 1989’da Prag dışında gerçekleştirilen iki toplumlu ilk siyasi partiler toplantısına katılan ilk siyasetçilerden biriydi. Rolandis, orada 3-4 gün kaldıklarını ve “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin pek çok görüşme ve sadece Kıbrıs konusunu değil, daha başka bölgesel konuları tartışma fırsatı bulduklarını anımsattı.
Kendisinin de Glafkos Klerides Hükümetinde bakan olana kadar yani 1998’e kadar bu görüşmelere katılmaya devam ettiğini belirterek “bu görüşmeler, katıldığım tüm bu dönemde çok iyi gitti. O zaman kurulan Komisyonun amacının başarılı olduğunu düşünüyorum” dedi.
 
Rolandis, siyasi parti liderlerinin katıldığı bu görüşmelerdeki havanın o zor dönemde bile muhteşem olduğunu vurguladı.  

AKEL partisi Polit Bürosu üyesi ve Kıbrıs Sorunu Ofisi Başkanı ve Kıbrıs Rum tarafı müzakere heyeti eski üyesi Tumazos Tselepis, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk partiler arasındaki diyaloğun zamana dayandığını ve bunun Kıbrıs sorunun çözümüne katkısının göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Tselepis, bu diyaloğun ve temasın Kıbrıs sorunun çözüm müzakerelerinin yerini almayı hedeflemediğini, ama zor dönemlerde köprüler kurduğunu, ilişkilerin geliştirilmesine yardımcı olduğunu vurguladı.
 
Tselepis, iki toplum arasında karşılıklı güven ortamı ve çözüm çabalarına yardımcı olacak bir ortamın oluşturulmasında siyasi partilerin büyük sorumlulukları olduğuna dikkat çekti.
 
İki yıldır Kıbrıs’la ilgili müzakerelerin olmamasının “rolümüzü daha önemli kılıyor diyen Tselepis, tüm dikkatlerin müzakere sürecinin yeniden başlamasına verilmesi gerektiğini vurguladı.
 
1996’dan 2005’e kadar iki toplumlu siyasi partilerin görüşmelerine katılan Kıbrıslı Türklerin ve CTP’nin eski lideri Mehmet Ali Talat, bu görüşmelere farklı ideolojiden, farklı politik yaklaşımlardan ama ortak açıklamalarda bulunan kişilerin bile katıldığını söyledi.
 
Talat barikatlar açılmadan önce bu görüşmelerin bazen yurt dışında gerçekleştirildiğini hatırlatarak Kıbrıs’la ilgili bu diyalogların önemine vurgu yaptı.
 
Talat ayrıca Anan Planı ile ilgili belli bir olaya da değindi. Anan Planı’nın her iki tarafa sunulduğu dönemde, o dönemde Kıbrıslı Türklerin lideri Rauf Denktaş’ın, olduğu bir ameliyattan sonra iyileşmek için New York’ta bulunduğunu ve planı orada aldığını söyledi.
 
Talat “tarafımızdan bu planın bize verilmesini istedik ama bu mümkün olmadı. En nihayet Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk partilerin bir görüşmesinde dostum Dimitris Christofyas Anan Planı’nın bir kopyasını bize verdi” dedi.
 
Eski Kıbrıslı Türk müzakereci Özdil Nami, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk partilerin görüşmelerine katılımının kendisini daha sonra Kıbrıs’la ilgili müzakerelere hazırladığını söyledi ve “siyasi partilerin karşı karşıya bulundukları zorlukları ve adanın diğer tarafında politik sistemin nasıl çalıştığını ve var olan dinamizmleri anlamama yardımcı oldu” dedi.
 
Nami, iki toplumlu partiler arası görüşmelerin daha çok şey başarabileceğini ve ileriye doğru ilerlemek için yeni yollar bulmaları yönünde liderleri teşvik edebilecekleri değerlendirmesinde bulundu.
 
Kıbrıs Türk toplumu eski danışmanı Erhan Erçin, Kıbrıs sorununun çözülememesinin, bu diyalogların daha sistematik bir yaklaşım uygulanması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Kıbrıs sorunun uluslararası siyasi sahnede artık bir öncelik olmadığını, bu nedenle her iki toplumdan siyasi partilerin uluslararası toplumun dikkatini yeniden çekebilmek için nasıl katkıda bulunabileceklerini düşünmeleri gerektiğini söyleyen Erhan Erçin,  siyasi partilerin, örneğin gençlerin ve kadınların barış sürecine içerilmesi gibi,  BM Genel Sekreterinin raporunda yer alan bazı konuların uygulanmasında önemli bir rol oynayabileceklerini vurguladı.   
KHA/NS/MHY/2019
Kıbrıs Haber Ajansı
 
   

Closing:16/08/2019
Volume:41.052,28
CSE:70.220  0.300%
FTSE/CySE:42.130  0.330%
Lefkoşa37°C
Larnaka32°C