B
Yeni Jüstinyen ve Tüm Kıbrıs Başpiskoposu III. George, Kutsal (Büyük, Megali) Hafta'nın oğlunu kurban etmeye kadar giden Tanrı'nın insana olan büyük sevgisini yansıttığını belirtti. Ayrıca, Kıbrıs'ın Hz. İsa'nın çektiği ıstırapta kendi acılarını gördüğünü ifade etti.
Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) konuşan Başpiskopos, insan gibi çarmıha gerilmeyi ve onu günahtan kurtarmayı kabul eden bir Tanrı'ya dikkat çekti.
Çilenin doruk noktasının Kutsal Cuma, dramın çözümünün ise Diriliş olduğunu sözlerine ekledi.
Kıbrıs Helenizminin, özellikle Hz. İsa'nın çektiği ıstırapta, kendi acılarını, karşılaştığı güçlükleri, ihanetleri gördüğüne işaret etti.
Başpiskopos Kıbrıs Helenizm'in Hz. İsa'nın dirilişi gibi kendisinin de dirileceğini umduğunu sözlerine ekledi. Kendisinin de belirttiği gibi, "İsa'nın çektiği acıları dirilişi izlemiştir; Kıbrıs'ın uzun yıllar boyunca çektiği acıları da ulusal dirilişi, işgalden kurtuluşu ve özgürleşmesi izlemeyecek".
Yeni Jüstinyen ve Tüm Kıbrıs Başpiskoposu III. George, Diriliş'in mesajının her birimiz için ayrı ayrı tutkularımızdan kaçarak Mesih ile birleşmek ve aynı zamanda dünyanın kötülüğünün Tanrı sevgisine üstün gelemeyeceği mesajını almak olduğunu belirtti. Bu nedenle "sonunda kazanacak olan Tanrı'dır ve acılarımız geçicidir", diye ekledi. Bu olumlu gelişmeyi de denemeye değer bir başka yaşam biçimi" olan Diriliş takip edecek.
Başpiskopos bugünlerde Kilise'nin Hıristiyanlara her gün farklı bir şey hatırlattığını belirterek "Kutsal Salı günü on bakirenin kıssasını dinliyoruz. İlahilerde "Rab'bin bir fahişe tarafından mür ile meshedilmesi" söz konusu. Kilise bizi on bakireyi taklit etmeye, Mesih geldiğinde onu takip etmek için hazır olmaya çağırır" diye ekledi.
Kutsal Çarşamba günü, tövbe eden, Mesih'e inanan ve ayaklarını mür ile meshederek kurtulan günahkâr kadını hatırladığımızı ifade eden Başpiskopos, Hıristiyanlığa göre Kutsal Perşembe'nin 12 Havari ile birlikte yenen Son Akşam Yemeği'nin kutlandığı kutsal gün olduğuna dikkat çekti.
Ortodoks Kilisesi'nde Kutsal Perşembe'nin, İsa Mesih'in 12 Havari ile yediği Son Akşam Yemeği gibi İncillerde anlatılan dört olayın anılmasına adanmış olduğunu da belirtti. Bu olaylar, Kutsal Komünyon, yani 12 Havarinin ayaklarının İsa Mesih tarafından yıkanması, Üstün Dua, yani İsa'nın Son Akşam Yemeği'nden sonra ve Yahuda'nın ihanetinden hemen önce Babasına ettiği ve İsa'nın tutuklanmasına neden olan dua şeklindedir.
İsa'nın çarmıha gerilmesine çok yakın bir zamanda ise Efkaristiya ayini gerçekleştirilir.
Ayrıca o gün bazı kişileri hatıra getiririz. Bazılarını taklit eder, bazılarından ise kaçınırız.
Başpiskopos açıklamasının devamında Yahuda'nun ilk başta Hz. İsa'nın bir öğrencisi olduğunu, bazı mucizeler gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Ancak bir andan diğerine kendini diğer tarafta buldu. Bizler Yahuda'nın bu ihanetinden kaçınmaya ve her zaman Mesih'e yakın kalmaya çağrılıyoruz. Aynı zamanda, Tanrı'nın lütfu bir an için onu terk ettiğinde, ne kadar hevesli olursa olsun, Mesih'i üç kez umutsuz bir şekilde inkâr eden ve Petrus'un örneğini de dikkate almaya çağrılıyoruz. İlk seferinde "sadece inkâr etti, ikinci seferinde yemin ederek inkâr etti ve üçüncü seferinde yalan söyleyip söylemediğini öğrenmek için Yasa'nın lanetlerini çağırmaya başladı". Ancak ne var ki Petrus sonunda tövbe etti ve kurtuldu.
Kutsal Cuma'nın Mesih'in çilesi anlamına geldiğini belirten Başpiskopos, Hz. İsa'nın Çilesinin İlahi Dramının doruk noktası olduğu için tüm Hıristiyan âlemi için bir yas ve oruç günü anlamına geldiğini belirtti. Bugün 12 İncil dizisinin odak noktasını teşkil eder. "Mesih'in çarmıha gerilişine" tanıklık ettiğimizi belirten Başpiskopos, "bir noktada gözlerimizden yaşlar gelebilir, ancak Mesih'e bu türlü yüzeysel bir yaklaşım yeterli değildir" dedi.
Kıbrıs Başpiskoposu, eski benliklerimizi terk ederek onu gerçekten takip etmemiz gerektiğini kaydederek Kutsal Cumartesi gününün, Mesih'in gömülmesine ve Hades'e inişine adanmış olduğunu belirtti. Mesih öldüğü üç gün üç gece boyunca mezardaydı, ruhu Hades'teydi ve orada bulunan ölülere tövbe vaaz etti. İman edenler kurtuldu.
Nihayet pazar sabahı Diriliş ve yaşamın ölüm üzerindeki zaferine tanıklık ederiz. Zira "yaşamın kaynağı olan Mesih'in ölüme hapsolması, Hades'te tutulması mümkün değildi". Ayrıca Mesih'in Dirilişinin Lazarus'un Dirilişinden ve diğer insanların Dirilişinden farklı olduğunu da ekleyen Başpiskopos, Mesih tarafından diriltilen kişilerin ya da Havariler, peygamberlerin tekrar öldüğüne dikkat çekti. Ancak Mesih, "ölümden dirildikten sonra bir daha ölmedi". Bedeni kendi kendini temizledi, başka boyutlara büründü, ölümsüz kaldı, mezardan mühürlenmiş olarak çıktı. Bu şekilde İkinci Gelişte bizlerin de olacağı mesajı verilmiş oldu.
Kıbrıs Yeni Jüstinyen ve Tüm Kıbrıs Başpiskoposu George, bu haftanın neden Kutsal Hafta olarak adlandırıldığı sorusuna, içinde yer alan olayların şok edici ve büyük olması nedeniyle Kutsal Hafta olduğunu belirterek "Çarmıhta ölen bir Tanrı" mesajını verdi.
George, dünyada var olan en büyük adaletsizliğin Hz. İsa'nın mahkûm edilmesi ve çarmıha gerilmesi olduğunu belirterek, bunun bir benzerinin olamayacağını söyledi.
Ayrıca, bu günlerin mesajının Mesih'in Dirilişi tarafından verildiğini, zorlukların, sıkıntıların ve acıların geçici olduğunu, çünkü sonunda Tanrı'nın gücünün ve Diriliş sevincinin hâkim olduğunu belirtti. Bu nedenle imanlıları Mesih'in dirilişini dört gözle bekleyerek direngen olmaya çağırdı.
Ayrıca, "ilahi ayinlere bağlılıkla katılmamız gerektiğini söylemeye gerek yok" mesajını vererek kutsal tapınaklarda çalan çanların büyük olaylarının bir hatırlatıcısı olduğunu belirtti.
Başpiskopos son olarak, "Herkes bu olayları görmenin, takip etmenin ve mümkün olduğunca katılmanın herkesin görevi olduğunun farkına varmalıdır. Bu şekilde inananlar Mesih'in Çilesi'ne aktif olarak katılmış ve yol arkadaşı olmuş olurlar", dedi.
KHA/KP/NST/MHY/2023
Kıbrıs Haber Ajansı