Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, bölgedeki kriz ortamına karşın Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı'nın planlandığı şekilde sürdüğünü vurgulayarak Brüksel'den istikrar mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı Christodoulides, bu mesajı Avrupa Birliği (AB) liderlerinin ve sosyal paydaşların Orta Doğu'daki durumu ile yükselen enerji maliyetlerine ilişkin kaygılarını dile getirdiği, Kıbrıs'a yönelik dayanışma mesajlarının da iletildiği Üçlü Sosyal Zirvenin basın toplantısında verdi.
Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Kıbrıs'taki günlük yaşam, bazı uluslararası medya organlarının yansıttığının aksine, olağan seyrinde devam etmektedir. Hiçbir şey değişmedi" dedi. Dönem Başkanlığı süreçlerine atıfta bulunarak "Bu çerçevede Dönem Başkanlığımız sonuç üretmeyi ve çalışmayı sürdürmektedir" ifadesini kullandı.
Jeopolitik boyuta değinen Cumhurbaşkanı, ülkesinin çifte rolünü ön plana çıkardı: "Kıbrıs, 2004'ten bu yana bir Avrupa Birliği üye devletidir; ancak aynı zamanda bölgenin, Akdeniz'in, Orta Doğu'nun ve geniş Orta Doğu'nun bir parçasıdır."
Cumhurbaşkanı Christodoulides, adayla ilgili gelişmeleri "Egemen Üs Bölgelerinde yaşanan basit ve küçük bir olay" olarak nitelendirerek "Kıbrıs, bölgedeki krizin hiçbir biçimde parçası değildir" diye ekledi.
Bölge ülkelerinin AB'den beklentilerini aktaran Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Bu ülkelerin AB'den yarın için beklentisi her şeyden önce şu: Birlik, gerçekten önem verdiğini göstermelidir; zira burası bizim komşumuz" dedi. "AB olarak, sonucunda gerilimin azalmasını sağlayacak bir süreci yönetmek amacıyla üçüncü ülkelerle de çalışmamız gerekiyor; çünkü şu an krizin en kritik unsuru bu" diyen Cumhurbaşkanı Christodoulides, Birliğin ortaklarıyla birlikte gerilimi düşürme sürecinde "öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini" de vurguladı.
Avrupa ülkelerine kamuoyu önünde teşekkür eden Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Madde 42.7'yi resmen işletemedik; ancak bir bakıma ona içerik kazandırdık" açıklamasını yaparak bunun, bir üye devlet söz konusu maddeyi fiilen işlettiğinde AB'nin ne yapacağını tartışmak için "çok iyi bir fırsat" olduğuna dikkat çekti. Yatırımcılara ve iş dünyasına da mesaj veren Cumhurbaşkanı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ülkem Kıbrıs, iş, yatırım ve turizm için güvenli, istikrarlı ve tam işlevsel bir merkez olmaya devam etmektedir."
Costa: “Durum son derece endişe verici”
-----------------
Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ise Orta Doğu'daki durumu "son derece endişe verici" olarak nitelendirdi ve "Bir AB üye devleti olan Kıbrıs'ın dahi İran destekli bir vekil güç tarafından hedef alınmış olması, bu savaşın ne denli büyük bir risk barındırdığını gözler önüne sermektedir" dedi.
"Tüm tarafları ihtiyatlı davranmaya ve diplomasiye şans tanımaya" davet eden Costa, "İran'ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin verilmemelidir" diye vurguladı. "İran'ın Körfez devletlerine ve bir AB üye devletine yönelik saldırılarını açıkça kınıyoruz" diyen Costa, İsrail'i ise "silahsızlanmayı güvence altına almak amacıyla Lübnan hükûmetiyle diyalog kurmaya" çağırdı.
Costa, yaşananların "bölgesel güvenlik, Avrupa güvenliği ve küresel ekonomik güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu" belirterek "Fiyat artışlarının yol açtığı bedellerle hepimiz zaten boğuşmaktayız" dedi. Değer zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların ve deniz ulaşımı özgürlüğünün de altını çizen Costa, Yunanistan, Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda'nın müdahalesini, "özerk hareket kapasitemizi ve kendimizi savunma gücümüzü gösteren mükemmel bir örnek" olarak tanımladı.
Costa ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşme gerçekleştireceğini, gündemin ise "Kıbrıs meselesi, Orta Doğu'daki durum ve deniz ulaşımı özgürlüğü" olacağını açıkladı. Gazze'deki insani duruma da değinen Costa, "Gazze halkına acil destek sağlanması zorunludur" dedi ve öncelik sıralamasını şöyle belirledi: Enkaz kaldırma, su ve enerji temininin yeniden sağlanması, barınak, eğitim ile sağlık sistemlerinin işlevini koruması. "BM bu amaçla bir acil eylem planı hazırlamıştır; AB'nin söz konusu plana nasıl destek verebileceğini ele alacağız" diye ekledi.
Minzatu: “Körfez'deki savaş nedeniyle enerji fiyatlarını yeniden yükselişe geçti”
------------------------
Avrupa Komisyonu Yürütme Başkan Yardımcısı Roxana Minzatu, Körfez'deki savaşın enerji fiyatlarını yeniden yukarı çektiğini ve bunun hâlihazırda yüksek seyreden fiyatlara ek bir yük bindirdiğini söyledi. "İthal fosil yakıtlar, fiyatları artırmanın yanı sıra bizi jeopolitik şoklara karşı kırılgan kılmaktadır" diyen Minzatu, elektriğin yüzde yetmişinden fazlasının düşük karbonlu, yurt içi kaynaklardan üretildiğine dikkat çekti. Savaşın sürdüğü son üç haftada nükleer ve yenilenebilir kaynak fiyatlarının istikrarlı kalırken petrolün yüzde kırk üç, gazın ise yüzde altmış iki oranında yükseldiğinin altını çizen Minzatu, Komisyon'un enerji bedellerini düşürmeye yönelik bir "araç kutusu" sunduğunu duyurdu. Söz konusu paket; enerji maliyeti, şebeke ücretleri, vergiler ve karbon maliyetlerinden oluşan dört bileşeni kapsayacak.
İşverenler ve sendikalar
--------
BusinessEurope adına söz alan Fredrik Persson, "Avrupa yurt içi enerji kaynaklarını geliştirmeli ve enerji arzını çeşitlendirmeli" dedi; ETS kapsamındaki doğrusal azaltım faktörünün yeniden ele alınması çağrısında da bulundu.
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Esther Lynch ise "petrol ve gaz bağımlılığını azaltacak yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlarla desteklenen yapısal çözümlere ihtiyaç duyulduğunu" vurgulayarak Komisyon'u fosil yakıtların genel elektrik fiyatlarını belirlediği mevcut sistemin ötesine geçecek seçenekleri değerlendirmeye davet etti.
KHA/EK/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı