Kıbrıs Cumhuriyeti, Ocak ve Şubat 2026 döneminde Türkiye’ye ait hava ve deniz unsurlarının ülkenin ulusal hava sahasını, Lefkoşa Uçuş Bilgi Bölgesi’ndeki (FIR) uluslararası hava trafik kurallarını ve karasularını ihlal ettiğini Birleşmiş Milletlere (BM) bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne hitaben gönderilen mektup, Güvenlik Konseyi’nin S/2026/240 sayılı Belgesi olarak dolaşıma sokuldu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimî Temsilcisi tarafından kaleme alınan mektupta, söz konusu olayların “Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına karşı süregelen hukuka aykırı eylemlerinin yeni tezahürleri” olduğu ifade edildi.

Mektuba eklenen dört ayrı ekte, raporlama döneminde toplam 305 hava ve 33 deniz ihlalinin kayda geçirildiği belirtildi.

Hava ihlallerinin 81’inin Türkiye’ye ait insansız hava araçlarıyla (İHA), 44’ünün ise silahlı savaş uçaklarıyla gerçekleştirildiği kaydedildi.

Kıbrıs tarafı ayrıca, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ulusal hava sahasını ihlal eden “izinsiz askeri tatbikatlar” düzenlediğini ve bu kapsamda dört yasa dışı NOTAM yayımladığını bildirdi.

Eklerde, bildirilen olaylara karışan hava araçları ayrıntılı biçimde sıralandı. Buna göre, BAYRAKTAR TB-2, ANKA, AKINCI ve AKSUNGUR tipi İHA’ların yanı sıra F-16 ve RF-4 savaş uçakları, ATR-72, CN-235 ve A-400 tipi askeri uçaklar ile AS-532 ve EC-135 helikopterlerinin, diplomatik izin almadan veya Lefkoşa Hava Trafik Kontrol Merkezi ile temas kurmadan Lefkoşa FIR’ına ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ulusal hava sahasına giriş yaptığı belirtildi.

Denizde ise Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye’ye ait savaş ve yardımcı gemilerin karasularını tekrar tekrar ihlal ettiğini bildirdi. Mektupta “KARATAŞ”, “KILIÇ”, “YILDIZ”, “GİRESUN”, “TUFAN”, “KALKAN” ve “KDZ EREĞLİ” isimli gemiler özel olarak anıldı.

Eklerde, bu gemilerin “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin karasularını ihlal ettiği” ve işgal kuvvetlerinin operasyonları çerçevesinde Mağusa ve Girne limanlarını yasa dışı şekilde kullandığı savunuldu.

Kıbrıs tarafı, söz konusu olayları, “Türkiye’nin işgal kuvvetlerinin adadaki askeri statükoyu neredeyse her gün ihlal etmesi” ve işgal altındaki bölgelerde askerî altyapının güçlendirilmesiyle ilişkilendirdi. Mektupta, bu tür adımların “Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası hukuku bütünüyle hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğu” görüşüne yer verildi.

Mektuba göre bu eylemler, “tüm Kıbrıslıların güvenlik duygusunu ciddi biçimde zedelerken, aynı zamanda Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüme yönelik müzakerelerin yeniden başlamasına elverişli koşulların oluşmasını da engelliyor.”

Kıbrıs Cumhuriyeti, mektubunun sonunda, Kıbrıs sorununda müzakerelerin yeniden başlaması amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Kişisel Temsilcisi’nin yürüttüğü çabalara tam destek verdiğini yineledi. Nihai hedefin ise, Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda, siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon temelinde “kalıcı, kapsamlı ve âdil bir çözüm” olduğu vurgulandı.

KHA/GG/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı