Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Avrupa liderlerinin 23-24 Nisan tarihlerinde Lefkoşa'da yapılacak gayriresmî Avrupa Konseyi toplantısında, Avrupa Birliği (AB) Antlaşması'nın 42.7. maddesinin devreye girmesi hâlinde Birliğin atacağı adımların ele alınacağını açıkladı.

Pazar günü, Selanik Belediyesince fahri hemşehrilik unvanına layık görülmesinin ardından Selanik Belediye Televizyonu'na konuşan Christodoulides, Avrupa Konseyi Başkanı ile Avrupa Komisyonu Başkanı'yla, Lefkoşa'daki gayriresmî Konsey toplantısında söz konusu maddeyi ve bir üye devlet tarafından işletilmesi durumunda AB'nin nasıl hareket edeceğini görüşme konusunda mutabakata vardıklarını söyledi.

Kıbrıs'ın mevcut koşullarda kendisini güvende hissedip hissetmediğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Christodoulides, "Kıbrıs güvenli bir destinasyondur. Günlük hayat normal akışı içinde sürmektedir. Kıbrıs, bölgenin coğrafi bir parçasıdır ancak bölgedeki krizin hiçbir şekilde tarafı değildir." dedi.

Cumhurbaşkanı, Kıbrıs'ın olası katkısının, Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı çerçevesinde AB üyesi ülkeler ve üçüncü ülkelerle iş birliğine odaklandığını belirterek, "Şu andaki temel hedef, krizin yatıştırılmasıdır." ifadesini kullandı.

Bazı uluslararası girişimlerin sürdüğünü kaydeden Christodoulides, şu ana dek somut bir sonuç alınmadığını, ancak olumlu bir netice elde edilmesi için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Christodoulides, söz konusu neticenin krizin yatıştırılmasından başka bir şey olamayacağını vurguladı.

Krizin, Kıbrıs'ın NATO üyeliği meselesini yeniden gündeme getirip getirmediğine ilişkin bir soruya da yanıt veren Christodoulides, "NATO meselesine gelince, biz hazırız. Bu isteğimi NATO Genel Sekreteri'ne de ilettim. Siyasi koşullar oluşur oluşmaz Kıbrıs'ın üye devlet olması gerekir." diye konuştu.

"Siyasi koşullar" ifadesiyle Türkiye'nin veto hakkının ortadan kalkmasını kastettiğini belirten Cumhurbaşkanı, krizin aynı zamanda AB'nin rolünü de öne çıkardığını söyledi. İlk güçlü tepkinin yalnızca Yunanistan'dan gelmediğini ifade eden Christodoulides; Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda'dan da tepkiler geldiğini belirtti. Christodoulides, AB Antlaşması'nın 42.7. maddesi resmen işletilmemiş olsa da fiilen devreye girmiş gibi bir tablo oluştuğunu dile getirdi.

Christodoulides, 23-24 Nisan tarihlerinde Lefkoşa'da düzenlenecek gayriresmî Avrupa Konseyi toplantısında, Konsey Başkanı ve Komisyon Başkanı ile AB Antlaşması'nın 42.7. maddesini ve bu maddenin bir üye devlet tarafından devreye sokulması hâlinde AB'nin nasıl bir tutum alacağını ele alma konusunda mutabık kaldıklarını yineledi.

Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı'nın "çalkantılı bir bölgesel, Avrupa ve uluslararası ortamda" gerçekleştiğini söyleyen Christodoulides, bunun dönem başkanlığının "Özerk bir Avrupa Birliği" sloganını doğruladığını ifade etti.

"Bugün yaşadığımız gelişmeler, AB'nin özerkliğinin önemini teyit ediyor. Özerklik derken yalnızca savunma ve güvenlik alanlarını kastetmiyoruz. Enerji özerkliği, rekabet gücü ve AB'yi gerçekten özerk kılacak bütün unsurları kastediyoruz." diyen Christodoulides, AB'nin bugün stratejik açıdan özerk olmadığını, ayrıca komşu bölgedeki krizin etkilerini de yönetmek zorunda olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı, söz konusu etkilerin enerji, ham maddeler ve daha birçok sektörde hissedildiğine işaret etti.

Christodoulides, Selanik tarafından fahri hemşehri ilan edilmesine ilişkin değerlendirmesinde ise bunun "Kıbrıs'ın Selanik ve genel olarak Makedonya ile bağlarını daha da güçlendirecek tarihî bir gün" olduğunu söyledi.

"Bu onuru, Selanik'te yaşayan ve çalışan çok sayıdaki yurttaşım adına kabul ediyorum." diyen Christodoulides, bunun hem Kıbrıs halkı hem de Selanik ile daha geniş anlamda Makedonya'da yaşayan ve çalışan yurttaşları adına kendisi için özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı, ortak tarih, ortak değerler ve ortak ilkeler temelinde kurulan güçlü bağlara da vurgu yaptı.

Selanik ile iş birliğinde daha fazla ilerleme sağlanabileceğini belirten Christodoulides, gelecekteki iş birliği çerçevesinde hem bölgedeki yatırımlar hem de Selanik'te faaliyet gösteren Kıbrıslı ve Yunan şirketlerle katma değer üreten sektörlerde nasıl fırsatlar yaratılabileceğine ilişkin bazı fikirler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

KHA/MG/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı