Akdeniz İçin Birlik (Union for the Mediterranean) Genel Sekreteri Nasser Kamel, perşembe günü Lefkoşa’da, Avrupa Birliği Konseyi Kıbrıs Dönem Başkanlığı kapsamında düzenlenen Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da İklim Eylemi Konferansında, bölgedeki iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele için gereken tüm adımların hayata geçirilmesinde siyasi iradenin şart olduğunu vurguladı.
Açılış konuşması Akdeniz İçin Birlik Genel Sekreter Yardımcısı Joan Borrell tarafından okunan Kamel, iklim ve enerjinin, Nisan ayı sonunda Kıbrıs’ta yapılacak Avrupa Birliği devlet veya hükûmet başkanlarının gayriresmî toplantısının gündeminde “önemli bir yer tutması gerektiğini” belirtti. “O noktaya ulaşmak Kıbrıs Enstitüsü ve Kıbrıs Hükûmetinin görevi” diyen Kamel, bu konferansın “Kıbrıs Hükûmeti üzerinden doğrudan o masaya uzanan bir hat” olduğunu ifade etti. Konferansta ortaya çıkacak kanıta dayalı tavsiyelerin, liderlerin daha sonra değerlendireceği politika önerilerini şekillendirebileceğini de sözlerine ekledi.
Bölgedeki duruma değinen Kamel, “İklim değişikliği siyasi çözüm beklemiyor. Bölgemizi sessizce, acımasızca ve sınır tanımadan yeniden şekillendiriyor” dedi.
Bilimsel çalışmalara atıf yapan Kamel, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’nun yeryüzünde en hızlı ısınan yerleşik bölgeler arasında yer aldığını, Akdeniz havzasının bazı kısımlarının ise uluslararası toplumun küresel ölçekte hâlâ engellemeye çalıştığı 1,5 derece eşiğini şimdiden aştığını söyledi. Havzanın tamamında suyun giderek kıtlaştığını, projeksiyonların 2050’ye kadar Kuzey Afrika’da 90 milyona yakın kişinin iklim etkisiyle ülke içinde yerinden edileceğini, Akdeniz genelinde ise yaklaşık 180 milyon kişinin hâlihazırda su krizini hissettiğini aktardı. Sıcak hava dalgalarının artık istisna olmaktan çıktığını, binlerce yıldır toplulukları ayakta tutan tarım sistemlerinin artan baskı altında olduğunu vurguladı ve bu etkilerin sınırlarda durmadığının altını çizdi.
Kamel, Akdeniz İçin Birlik’in, Doğu Akdeniz-Orta Doğu iklim gündeminin bir sonraki aşaması olan uygulama safhası için kurumsal bir köprü görevi üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı.
Doğu Akdeniz-Orta Doğu İklim Değişikliği Girişimi’nin “olağanüstü bir çıktı ürettiğini”, 13 tematik alanda 240’tan fazla bilim insanının katkısıyla bilim temelli bir bölgesel eylem planı hazırlandığını belirtti. Artık zorluğun, plan ile sahadaki uygulama arasındaki boşluğu kapatmak olduğunu söyledi.
Konferansta kabul edilecek Lefkoşa Eylem Çağrısı kapsamında hayata geçirilmesini önerdiği üç önceliği şöyle sıraladı: İlki, ortak veri ve bilgi altyapısı oluşturmak. Akdeniz İçin Birlik’in, Avrupa Birliği ile Copernicus İklim Değişikliği Servisi ortaklığının Akdeniz paydaşlarına hâlihazırda bölgesel iklim verisi sağladığını hatırlatan Kamel, bu modelin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu ülkelerini kapsayacak daha geniş bir ortak iklim bilgi platformuna dönüştürülmesini araştırmayı önereceklerini kaydetti.
İkincisi, uyum kabiliyeti sağlayan koordinasyon mekanizmaları kurmak. Gönüllü iş birliğinin gerekli ancak yeterli olmadığını belirten Kamel, “Tutarlı takibi destekleyecek kurumsal yapılara ihtiyacımız var” dedi. Akdeniz İçin Birlik’in bakanlık düzeyindeki görev alanları, enerji, iklim ve su konularındaki bölgesel platformları ile proje kolaylaştırma kapasitesinin tam da bu amaçla tasarlandığını ve Lefkoşa Eylem Çağrısı ile bölgesel eylem planının uygulama mimarisini desteklemeye hazır olduğunu ifade etti.
Üçüncü ve “en kritik” madde ise finansmanın Güney Akdeniz’e ulaşmasını sağlamak. Kamel’e göre Akdeniz İçin Birlik, finansmanı projelerle buluşturan, kapasite geliştiren ve riskli yatırımlarda destek sağlayan bir köprü rolü üstlenebilir. COP27’de EBRD ve EIB ile başlattıkları Mavi Akdeniz Ortaklığı’nın bu yönde atılmış somut bir adım olduğunu ekledi.
Kamel ayrıca, Konsey tarafından geçen Kasım ayında onaylanan Akdeniz Paktı’nın siyasi çerçeveyi, Doğu Akdeniz-Orta Doğu İklim Değişikliği Girişimi ve Uluslararası Plan’ın bilimsel temeli, Akdeniz İçin Birlik’in ise bunların tümünü birbirine bağlayan kurumsal mekanizmaları sunduğunu söyledi. “Şimdi ihtiyaç duyulan, bu iki gün boyunca da dile getirildiği gibi, siyasi iradedir” dedi.
Konuşmasını tamamlarken Kamel, Akdeniz’in bir sınır değil, ortak bir alan olduğunu; “ortak bir iklimi, ortak bir denizi ve giderek artan şekilde ortak bir kırılganlığı” paylaştığımızı belirtti. “Bilim diplomasisi siyasi iradenin yerini almaz, ancak onun için gerekli koşulları yaratır” diye ekledi.
Kamel, Akdeniz İçin Birlik’in 43 üye devleti adına Lefkoşa Eylem Planı’nın uygulanmasını desteklemeye, konferans çıktılarına katkı sunmaya ve bu çıktıları ileriye taşımaya hazır olduğunu bildirdi.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı