Hükûmet Sözcüsü Constantinos Letymbiotis, Kıbrıs Hükûmetinin şap hastalığı (FMD) salgınının başlamasından bu yana Avrupa Komisyonu ile sürekli temas hâlinde olduğunu, Kıbrıslı Türklere yönelik de çabalar sarf edildiğini belirtti; Avrupa Birliği (AB) müktesebatının askıya alındığı Türk işgali altındaki bölgelerde protokoller ve önlemlerle ilgili olumlu bir sonuç alınacağı umudunu dile getirdi.
Letymbiotis, AB protokollerine göre hayvanları itlaf edilen Kıbrıslı Rum çiftçilerin yaptığı başvurular ve geçen aralık ayından bu yana şap vakalarının bildirildiği işgal altındaki bölgelerde hiçbir protokol veya yönergenin izlenmemesiyle ilgili sorulara yanıt verdi.
Sözcüye özellikle konunun yönetimi sonrasında Kıbrıslı Türklere verilen fonların kesilmesi için AB'ne baskı yapılıp yapılmadığı soruldu.
Letymbiotis, AB mevzuatına ve protokollerine uyumun güven artırıcı bir önlem olamayacağını ve Kıbrıs Cumhuriyeti olarak, fon ve destek alan Kıbrıs Türklerini teşvik ettiklerini ancak faydaların yanı sıra yükümlülüklerin de olduğunu açıkladı.
Avrupa Komisyonu düzeyinde bu konunun gündeme getirildiğini hatırlatan Letymbiotis, birincil sektörün iyi niyetli çıkarları için ancak esas olarak siyasi değil yalnızca bilimsel ve veterinerlik nedenleriyle hazırlanmış protokollerle uyum sağlamak için Kıbrıs Türklerinden de bir yanıt geleceği umudunu dile getirdi.
Sözcü, bu konuda Kıbrıslı Türklere yaklaşma çabalarının olduğunu, ancak bunların her zaman kamuoyuna açıklanmadığını sözlerine ekledi.
Hükûmet Sözcüsü, "Hepimizin ve Kıbrıslı Türk yurttaşlarımızın bu protokollerin uygulanmasının büyük bir krizden çıkmanın en hızlı yolu olduğunu anlaması önemlidir" dedi.
Kıbrıs'ın gayriresmî AB Konseyi toplantılarına ev sahipliği yapacağı perşembe ve cuma günleri yolları kapatma tehdidinde bulunan bir grup hayvan yetiştiricisinin aldığı önlemler hakkında sorulan soruyu da yanıtlayan Sözcü, protesto etme ve herhangi bir görüş ayrılığını veya farklı yaklaşımı ifade etme hakkının devredilemez olduğunu söyledi.
Letymbiotis, ancak 23 ve 24 Nisan'da, AB üyesi ülkelerin ve bölgedeki ülkelerin tüm liderlerinin çok kritik bir zamanda adada bulunacak olması nedeniyle Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı'nın en önemli anlarından biri olabileceğini belirtti.
Sözcü, Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın ana önceliklerinden birinin bölgeyle AB iş birliğinin güçlendirilmesi olduğunu ve özellikle mevcut bölgesel krizde bu önceliğin uygulanmaya konulduğunu hatırlattı.
Letymbiotis, "Herkesin böyle durumlarda kolektif sorumluluk göstereceğini ve gayriresmî Konseyin toplantılarının da AB Dönem Başkanlığımızın başarısını yansıtacağını" umduğunu ifade etti.
Yetkililerin bir kriz yönetimi planı hazırlayıp hazırlamadığı sorusuna ise Hükûmet Sözcüsü, yetkili makamlar tarafından değerlendirmeler yapıldığını, böylece gayriresmî Avrupa Konseyi toplantılarının , böylesine önemli bir etkinliğe yakışır şekilde her iki günde de sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilebileceğini ve sonuçlandırılabileceğini söyledi.
KHA/MG/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı