Kıbrıs, MedFish4Ever toplantısının Lefkoşa’daki açılışında, Akdeniz’de balıkçılığın korunması için bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ve daha iddialı adımlar atılması yönünde çağrıda bulundu. Tarım Bakanı Maria Panayiotou, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve aşırı kullanım gibi baskıların, bölge genelinde daha eşgüdümlü ve ileriye dönük bir yanıt gerektirdiğini vurguladı. Sürdürülebilir balıkçılığın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirten Panayiotou, MedFish4Ever sürecini bölgesel balıkçılık yönetiminin temel dayanaklarından biri olarak niteledi.
Panayiotou, 2017’de kabul edilen Malta MedFish4Ever Bildirgesi’nden bu yana Akdeniz ülkelerinin bilim temelli yönetim, denetim ve yasa dışı, bildirilmeyen ve düzenlenmeyen balıkçılıkla mücadele alanlarında iş birliğini güçlendirdiğini ifade etti. Bu sürecin, kıyı topluluklarının sürdürülebilirliğine de destek verdiğini söyledi. Taahhütlerin 2019’daki Marakeş konferansında pekiştirildiğini, 2021–2030 Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu stratejisinin kabulüyle daha da ileri taşındığını ve bu yaklaşımın 2023’te yeniden teyit edildiğini kaydetti.
Panayiotou, alınan kararların balıkçıların geçimi, kıyıdaki aileler ve deniz ekosistemlerinin dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Akdeniz’in olağanüstü güzellikte bir deniz olduğunu, ancak aynı zamanda ağır baskılar altında bulunduğunu belirten Panayiotou, buna verilecek yanıtın ortak, pratik ve geleceği gözeten nitelikte olması gerektiğini dile getirdi.
Bir ada devleti olan Kıbrıs’ın bakış açısından sürdürülebilirliğin; sağlıklı balık stoklarına, güvenilir verilere, etkili denetim sistemlerine ve hükümetler, bilim insanları ile balıkçı toplulukları arasındaki güçlü ortaklıklara bağlı olduğunu ifade eden Panayiotou, küçük ölçekli balıkçılığın da bölgenin sosyal ve ekonomik dokusunun asli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. İklim değişikliği, istilacı türler ve değişen piyasa koşulları gibi yeni sınamalara da dikkat çeken Panayiotou, bilgiye daha fazla yatırım yapılması, kurallara uyumun güçlendirilmesi, yaşam alanlarının korunması ve gençlerle kadınlara daha fazla fırsat tanıyan kapsayıcı politikaların geliştirilmesi çağrısında bulundu. Lefkoşa’daki toplantının yalnızca mevcut durumun değerlendirildiği bir oturum olmadığını, aynı zamanda güvenin tazelendiği, iş birliğinin derinleştirildiği ve uygulamanın hızlandırıldığı bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği Balıkçılık ve Okyanuslar Komiseri Costas Kadis de toplantının açılışında, Akdeniz’in dünyanın aşırı avlanan denizleri arasında yer almaya devam ettiğini söyledi. Kadis, çok sayıda stokun hâlâ değerlendirilmediğini, hassas yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu, yasa dışı balıkçılığın dürüst balıkçıları zarara uğrattığını ve filoların aşırı kapasitesinin stokları kritik eşiğe ittiğini belirtti. Kurallara uyumun da çoğu zaman zorunlu değil tercihe bağlı bir unsur gibi ele alındığını ifade etti.
Kadis, iklim değişikliğinin krizi daha da hızlandırdığını, ısınan suların, istilacı türlerin ve aşırı hava olaylarının deniz ekosistemlerini henüz tam olarak kavranamayan biçimlerde dönüştürdüğünü söyledi. Buna karşın toparlanmanın mümkün olduğunu belirten Kadis, bilim rehberliğinde oluşturulan politikaların bazı stoklarda iyileşme sağladığını ve Adriyatik’te mezgit için ilk kez azami sürdürülebilir verim düzeyine ulaşıldığını ifade etti. Bunun on yıl önce düşünülemeyecek bir gelişme olduğunu vurguladı.
Kadis ayrıca, balıkçılığa kapalı alanlar ile seçici av araçlarının istenmeyen yan avı azalttığını ve genç balıkların korunmasına katkı sağladığını kaydetti. Su ürünleri yetiştiriciliğindeki yeniliklerin gıda güvenliğini güçlendirdiğini, yabani stoklar üzerindeki baskıyı azalttığını ve kıyı toplulukları için yeni fırsatlar yarattığını belirten Kadis, aciliyet ve birlik içinde hareket edilmesi hâlinde gidişatın olumlu yönde değiştirilebileceğini söyledi.
Avrupa Birliği eski Komiseri Karmenu Vella ise bugün gelinen noktada önemli ilerleme sağlandığının güvenle söylenebileceğini ifade etti. Vella, sürdürülen yatırımlar ve bölgesel iş birliği sayesinde bazı temel stoklar üzerindeki av baskısının azaldığını, bilimsel bilginin belirgin biçimde geliştiğini ve çok yıllı yönetim planlarının yaygınlaştığını dile getirdi. Bunun tam bir toparlanma anlamına gelmediğini, ancak yönün açık biçimde değiştiğini ve sınırlar ile sektörler arasında birlikte hareket edildiğinde sonuç alınabildiğini gösterdiğini belirtti.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı