Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkler arasında güven ile iş birliği tesis edilmesi ve Kıbrıs için ortak bir vizyon oluşturulması çabalarında Ortak Sendikal Forumun önemi, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Kıbrıs Dönem Başkanlığı kapsamında çarşamba günü öğleden sonra Lefkoşa’da düzenlenen bir toplantıda ele alındı. Toplantı, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesinin Çalışanlar Grubu özel oturumu çerçevesinde gerçekleştirildi.
Kıbrıs İşçi Konfederasyonu, SEK Genel Sekreteri Andreas Matsas yaptığı konuşmada, tartışmanın amacının Kıbrıs gerçekliğini, Kıbrıs sorununun çözümüne aktif olarak katkıda bulunmak isteyen sivil toplum ve sendikal örgütlerin gözünden sunmak olduğunu belirtti.
Matsas, adadaki bölünmüşlüğün vatandaşların günlük yaşamını etkilemeye devam etmesi nedeniyle, Kıbrıs gerçekliğini diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşları için anlamanın hâlâ zor olduğunu ifade etti.
Matsas, "İnsanların bir yerden bir yere özgürce seyahat edebildiği birleşik bir Avrupa’da, bazı şeyleri anlamanız ve farkına varmanız zor olabilir. Kıbrıs’ta durum tamamen farklı" diyerek Ortak Sendikal Forumun faaliyetlerine değindi. Foruma tüm Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk sendikal örgütlerin katıldığını, çalışanları ilgilendiren konular ile adanın yeniden birleşmesi beklentileri üzerine sürekli bir iş birliği yürütüldüğünü açıkladı.
SEK Genel Sekreteri, sendikalar arasındaki iş birliğinin on yıllardır iki toplumu karakterize eden klişelerin ve bölünme çizgilerinin aşılmasına katkı sağladığını vurguladı.
Matsas, "Korkularımızı aşmayı başardık. İdeolojik ya da diğer tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, Kıbrıslı Rum veya Kıbrıslı Türk fark etmeksizin tüm Kıbrıslıların yararına olacak bir gelecek inşa etmeyi başardık" dedi. Ayrıca sendikal örgütlerin ortak çalışmalar ve deklarasyonlar aracılığıyla, yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ta tek bir çalışma ilişkileri ve sosyal koruma çerçevesi için gerekli koşulları şekillendirmeyi amaçladıklarını belirtti.
"Birleşik bir Avrupa bünyesinde eşit şartlarda faaliyet gösterebilecek bir devlet inşa edebilmek amacıyla tek bir çalışma ilişkileri ve tek bir sosyal sigorta sistemi üzerinden karşılıklılık esasına dayalı bir gelecek yaratmak istiyoruz" diyen Matsas, AB müktesebatının forumun çalışmalarında ve yeniden birleşmiş Kıbrıs vizyonunda temel bir referans noktası olduğunu da sözlerine ekledi.
SEK Genel Sekreteri son olarak, Ortak Sendikal Forumun kuruluşundan bu yana, diyalog ve ortak insani değerler yoluyla toplumun ileriye gidebileceği mesajını siyasi liderlere iletmek amacıyla ortaklaşa kabul edilen bir iş birliği yapısı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.
Matsas sözlerini, "En başından beri ortaya konan temel koşul; sendikacılar ve sivil toplum olarak politikacıların önüne geçebilmek, temel insani ilke ve değerlere dayalı bir mesaj gönderebilmekti" diyerek tamamladı.
Kıbrıs İşçi Federasyonu PEO Genel Sekreteri Sotiroula Charalambous ise Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi oturumundaki tartışmalarda Kıbrıs’taki sendikal hareketin çalışanları ilgilendiren konulara yönelik önceliklerine değinildiğini belirterek, "Bu konular çok önemli ancak hepsi ülkemizin bölünmüş kalması ve Kıbrıs’taki yönetici sınıfın bölünmüşlüğü sürdürmesi gerçeğinin gölgesinde kalıyor" dedi.
Kıbrıs’taki sendikal hareketin (Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk sendikal örgütleri), iki toplumdan çalışanları birbirine yakınlaştırma ve "nasıl bir Kıbrıs istiyoruz" sorusuna ortak bir vizyon inşa etme çabalarında öncü olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.
Bölünmüşlüğün ülkenin geleceği ve çalışanların perspektifi olamayacağı konusunda mutabık kalındığını belirten Charalambous, Ortak Sendikal Forum konferansları ve kongreleri aracılığıyla "gelecekteki bir çözümden ne beklediklerini ve ne istediklerini kâğıda dökmek için" çaba harcadıklarını kaydetti.
Her iki tarafın sendikal örgütlerinin, BM kararlarında ve iki lider arasındaki üst düzey anlaşmalarda tanımlandığı şekliyle iki toplumlu bir federasyon çözümüne olan bağlılığını vurguladı. Charalambous, "Çözümün içermesi gerektiğini düşündüğümüz temel ilkeler arasında, çalışanların ve tüm Kıbrıslıların Kıbrıs’ın her yerinde serbestçe dolaşım ve çalışma hakkı yer alıyor" diye konuştu.
Bu çerçevede, Ortak Sendikal Forum olarak çalışanların sesini ve taleplerini duyurmak için hem iki toplumun liderlerine hem de Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler kurumlarına baskı yapmaya çalıştıklarını ekledi.
Durum bu şekilde devam ettiği sürece bölünmenin kalıcı bir hâl alacağı endişesini dile getiren Charalambous, şu an için önceliğin müzakerelerin yeniden başlaması olduğunu vurguladı.
Ortak bilgi ve bilgilendirmenin önemi
-----------------------
Cyprus Dialogue Forum sekreteryasından Maria Zeniou ve Erbay Akansou, "Labour Market Guide: Why Shared Knowledge Matters" (İş Gücü Piyasası Rehberi: Ortak Bilgi Neden Önemlidir) başlıklı sunumlarında, bölünmüş toplumlarda diyalog ve iş birliğinin ön koşulu olarak ortak bilgiye ve güvenilir bilgi akışına sahip olmanın önemine değindi.
Konuşmacılara göre, verilerin farklı topluluklar tarafından ayrı ayrı toplanıp yorumlanması gerçekliğine dair çelişkili algılar yarattığı için ortak bilgi eksikliği diyalog önünde önemli bir engel oluşturuyor. Sonuç olarak bilgi sıklıkla bir bölünme aracına dönüşüyor, verilere olan güven azalıyor ve tarafların pozisyonları kemikleşiyor.
Sunumda, kapsayıcı ve sürekli bir diyalog süreci olarak Cyprus Dialogue Forumun rolünün yanı sıra her iki toplumdan sosyal ortakların ve kuruluşların katıldığı İş Gücü Piyasası Görev Gücünün (Labour Market Task Group) üstlendiği rol de vurgulandı. Grubun ortak hedefinin gerek Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde gerekse gelecekteki yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ta iş gücü piyasası için tek ve adil bir çerçeve oluşturmak olduğu ifade edildi.
Sunumun sonunda, ortak bilgi üretmenin gerçekliğe dair ortak bir anlayış geliştirilmesine ve dolayısıyla iş gücü piyasasındaki zorluklara karşı ortak bir sorumluluk üstlenilmesine katkı sağladığı sonucuna varıldı.
Andreas Matsas, sınırlı bilginin ya da bilginin manipüle edilmesinin bilgi eksikliğinden daha kötü olduğunu belirterek, "birbirimizle daha samimi bir şekilde iletişim kurma" becerisinin önemini dile getirdi.
TURK-SEN temsilcisi Cevdet Özgür ise barış sürecinde çalışma hayatına ilişkin iki toplum arasındaki görüşmelerin kesintisiz sürdüğünü; eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik sistemi gibi alanlara odaklandığını belirterek, ülkedeki sendikaların ortak çabasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
KHA/MHI/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı