Avrupa Birliği'nin (AB) Dönem Başkanlığı’nı yürüten Kıbrıs Cumhuriyeti çerçevesinde perşembe günü Lefkoşa'da düzenlenen Avrupa Rekabet Konferansında yetkililer, AB rekabet politikasının etkin, öngörülebilir ve hızla değişen piyasalara yanıt verebilir nitelikte olması gerektiğini vurguladı.

Konferansı açan Kıbrıs Cumhuriyeti Rekabeti Koruma Komisyonu Başkanı Eva Pantzari, etkinliğin AB'de rekabet hukukunun uygulanmasının bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapmak için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Pantzari, rekabet hukukunun iç piyasayla doğrudan bağlantılı olduğunu; rekabetçi sürecin korunmasına, bozulmaların önlenmesine, açıklığın güvence altına alınmasına ve yenilik ile yatırımın desteklenmesine katkı sağladığını belirtti.

Ekonomik belirsizlik, teknolojik dönüşüm ve jeopolitik baskının hâkim olduğu bu dönemde etkin rekabet uygulamasının "bir lüks değil" ekonomik dayanıklılığın zorunlu bir unsuru olduğunu kaydeden Pantzari, bu durumun özellikle Kıbrıs gibi küçük ve açık ekonomiler için daha da kritik önem taşıdığını ifade etti.

Kıbrıs'ın sınırlı piyasa büyüklüğü, sektörel yoğunlaşma, ithalata bağımlılık, ulaşım ve enerji maliyetleri ile dış şoklara açıklık gibi güçlüklerle karşı karşıya olduğunu aktaran Pantzari, bu koşullar altında rekabet uygulamasının gerektiğinde kararlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini; ancak bunun kanıta, ekonomik gerçeklere ve usul güvencelerine dayandırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Konferans gündemine değinen Pantzari, hâkim durumun kötüye kullanılması, birleşme denetimi, AB rekabet hukukuna ilişkin yargısal değerlendirmeler ve tek pazarda rekabet uygulamasının tüketici malları boyutunun ele alınacağını bildirdi. Rekabeti Koruma Komisyonunun Avrupa Rekabet Ağına etkin katılım ile Avrupa Komisyonu ve diğer ulusal otoritelerle daha güçlü bir iş birliği konusundaki kararlılığını da yineledi.

Konferansta söz alan Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Müsteşarı Kyriakos Iordanou ise adil rekabetin "Avrupa ekonomik modelinin omurgası" olduğunu ve bu sayede yeniliğin yeşerdiğini, tüketicilerin fayda sağladığını ve işletmelerin piyasa gücü yerine liyakate dayalı biçimde rekabet edebildiğini vurguladı.

Jeopolitik çalkantılar, ticaretin değişen dengesi, yaptırımlar, korumacılık, tarifeler ile enerji ve yakıt arzı ile fiyatlarındaki belirsizlik ortamında AB'nin hem iç pazarı koruması hem de küresel ölçekte rekabetçi kalması gerektiğini ifade eden Iordanou, AB'nin bu doğrultuda Tek Pazar Stratejisi, Yabancı Doğrudan Yatırımların Taranması Tüzüğü, Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü, Dijital Pazarlar Yasası ve revize edilmiş birleşme yönergeleri gibi adımlarla rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini pekiştirdiğini aktardı. Iordanou ayrıca Chips Act 2.0 ve Bulut ve Yapay Zekâ Geliştirme Yasası gibi teknoloji alanındaki son gelişmelerin Avrupa'yı küresel rekabette farklı bir konuma taşımasının beklendiğini de sözlerine ekledi.

Video mesajla konferansa katılan Avrupa Komisyonu Rekabet Genel Müdürü Anthony Whelan ise 30 Nisan'da kamuoyuyla paylaşılan yeni AB Birleşme Yönergeleri taslağının, son yirmi yılın en kapsamlı birleşme çerçevesi revizyonunu temsil ettiğini söyledi. Yeni yaklaşımın birleşme kategorileri yerine etkilere odaklanacağını belirten Whelan, dinamik değerlendirmelere, yenilik süreçlerine, gelecekteki rekabetçi kısıtlamalara ve rekabeti artırma potansiyeline de daha fazla ağırlık verileceğini açıkladı.

Whelan, Komisyonun 26 Haziran'a kadar toplanacak geri bildirimlerin ardından yıl sonuna kadar nihai birleşme yönergelerini yürürlüğe koymayı hedeflediğini belirtti. Komisyonun yaz sonrasında AB'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın 102. maddesi kapsamında hâkim durumun dışlayıcı biçimde kötüye kullanılmasına ilişkin ilk yönergeleri de kabul etmeyi planladığını aktardı.

Uygulama boyutuna da değinen Whelan, tek pazarın bütünleşmesine yönelik davaların önceliğini koruduğunu; özellikle dağıtıcıların fiyatların daha düşük olduğu üye devletlerden ürün temin etmesini engelleyebilen bölgesel arz kısıtlamalarının söz konusu olduğu tüketici malları pazarlarında bu önceliğin daha da belirginleştiğini vurguladı. Komisyonun Rekabet Genel Müdürlüğünün bu alanda daha fazla adım atacağını dile getiren Whelan, söz konusu davaların dijital alandakiler kadar "çarpıcı" olmayabileceğini; ancak "vatandaşların cüzdanları açısından son derece önemli" olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Cumhuriyeti, Polonya ve Danimarka ile birlikte oluşturduğu üçlü dönem başkanlığı çerçevesinde 1 Ocak 2026'da başlayan altı aylık AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı sürdürüyor.

KHA/TH/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı