Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’ya yönelik süregelen desteği, Orta Doğu’da gerilimin düşürülmesi çabaları, deniz güvenliği ve ortak savunma programları, pazartesi günü Lefkoşa’da düzenlenen gayriresmî nitelikteki AB Savunma Bakanları Toplantısı’nın ana gündem maddelerini oluşturdu.
Toplantı öncesinde açıklama yapan Savunma Bakanı Vasilis Palmas, bakanların Avrupa’nın savunma ve güvenliği, Ukrayna’daki savaş ve bu uzun süreli krizin yanı sıra Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki krizle ilgili tüm konuları ele alacağını belirtti. Palmas, “Bu üç konu etrafında anlamlı ve yapıcı bir tartışma yürüteceğimizi düşünüyorum. Avrupa Birliği’nin savunma ve güvenlik meseleleri Birlik için öncelik taşıyor. Yaklaşık 500 milyon AB vatandaşını ilgilendiren bu çabayı güçlendirecek çözümler bulmak için somut ve pratik bir şekilde ilerleyeceğiz. Bu aynı zamanda Birliğin Avrupa’da ve genel olarak dünyada oynaması gereken öncü rolü de ilgilendiriyor” dedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bakanların AB’nin Ukrayna’ya yardım etmek için daha ne yapabileceğini ve savunma sanayileri arasında gerçek bir iş birliğinin nasıl sağlanacağını görüşeceklerini söyledi. Kallas ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değinerek, bölgenin gerilime değil, tarafların müzakere masasına oturup anlaşmaya varmasına ihtiyacı olduğunu vurguladı. AB’nin ASPIDES operasyonuyla ilgili olarak bakanların neler yapılabileceğini ele alacağını belirten Kallas, bugün İran’a yönelik deniz seyrüsefer özgürlüğü kapsamında ilk kez yaptırım uygulanacağını da sözlerine ekledi. Deniz güvenliği bağlamında Rus gölge filosu konusunun da masaya yatırılacağını ifade eden Kallas, “EIRINI operasyonumuz angajman kurallarını değiştirdi ve artık gemilere el koymaya başladı. Amaç, farklı ülkelerin bu gemileri ele alış biçimini değiştirerek en iyi uygulamaları dönüştürmek; çünkü bu gerçek bir risk oluşturuyor. Ayrıca Rusya’nın bu savaşı finanse etmesini engellemeyi hedefliyoruz” dedi.
Ermenistan’daki seçimlere ilişkin Kallas, katılımın oldukça tatmin edici olduğunu, oy sayımının sürdüğünü ancak “Ermenistan halkının yoğun Rus baskısı altında olmasına rağmen Avrupa odaklı bir geleceği seçmiş görünüyor; bu olumlu bir gelişme. Gelecekteki reformlarında da onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz” yorumunu yaptı. Ukrayna konusunda ise yeni Macar hükûmetiyle birlikte Avrupa Barış Fonu’ndan 6,6 milyar avronun serbest bırakılmasının önünün açıldığını belirtti. “Bugün aslında bu fonların nasıl kullanılacağını da tartışıyoruz. Başlangıçtaki fikir, katkıların iadesi ve yük paylaşımıydı. Ancak şimdi önceliğin Ukrayna’ya yardım sağlamak mı yoksa yapılan katkıları tazmin etmek mi olduğu sorusu gündemde. Her iki tarafı da gözeten bir uzlaşı önerisi sunduk; ancak 6,6 milyarın serbest bırakılması üzerinde çalıştığımız çok önemli bir adım” diye ekledi.
Savunma ve Uzaydan Sorumlu AB Komiseri Andrius Kubilius, bakanların Ukrayna’nın savunma harcamalarını artırma imkânlarını ele alacağını söyledi. “Ukrayna’ya destek kredisinin yanı sıra, üye ülkelerden geçen yıl harcadıkları tutarın aynısını harcamaya yönelik öneriler de var; bu da yaklaşık 70 milyar avro anlamına geliyor. Bu paranın yine Ukrayna’nın askerî üstünlüğünü güçlendirmeye yönlendirilmesi gerekiyor. Ancak o zaman barış sağlanabilir” dedi. Romanya’da yaşanan benzeri kazalara karşı AB’nin yeterli önlem alıp almadığı sorusu üzerine Kubilius, Birliğin üye ülkeleri insansız hava araçlarına karşı koruma kapasitelerini geliştirmede desteklemek için her şeyi yaptığını belirtti. “Üye ülkeler harekete geçmeye başlıyor. Haziran ayında ortak Avrupa savunma projeleri konusunda mutabakata varmalıyız. Bunlar arasında örneğin İHA karşıtı savunma girişimi veya Eastern Flank Watch öncelikli projeler arasında yer alıyor. Avrupa ilk kez Avrupa çapında projeler hayata geçiriyor. İHA tespitinde çok daha etkili olmayı öğrenmeliyiz; bu konuda AB Komisyonu üye ülkelere yardıma hazır, ancak üyelerin kendilerinin de çok daha proaktif davranarak bölgesel projelerde anlaşması gerekiyor; zira bu savunma yeteneklerinin uyumlu (enteroperabl) olması çok önemli” diye konuştu.
Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Catherine Vautrin, Kıbrıs’ın Fransa için gerçekten önemli bir ortak olduğunu belirterek Kıbrıs’ı “yılın başından bu yana yürüttüğü AB Dönem Başkanlığı’ndaki dinamizminden dolayı” tebrik etti. Ukrayna konusunda Fransa’nın desteğini yineleyen Vautrin, dün akşam Londra’da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki toplantının ardından yapılan ortak bildiriye atıfta bulundu. Deniz güvenliğine ilişkin olarak ASPIDES operasyonu kapsamında yürütülen faaliyetlerin çok önemli olduğunu ve Rus gölge filosu konusunun Fransa’nın özellikle üzerinde durduğu bir mesele olduğunu söyleyen Vautrin, “Birkaç gün önce gölge filoya ait dördüncü bir tekneye el koyduk. Bizim için bu elbette bir deniz seyrüsefer özgürlüğü meselesi ve bu sabah üzerinde çalışmaktan mutluluk duyduğumuz konular” dedi. Bakanların ayrıca bir Avrupa savunma stratejisini de ele alacağını belirten Vautrin, “Fransa’nın Avrupa egemenliği ve ulusal egemenlik kavramına derinden bağlı olduğunu hatırlatırım. Savunma her Avrupa ulusunun kendi meselesidir. Ancak tehditleri tartışmak ve çabalarımızı koordine etmek sürecin önemli bir parçası. Savunma sanayi altyapımızın koordinasyonu da elbette Avrupalılar için önemli bir konu” diye ekledi.
Almanya Savunma Müsteşarı Sebastian Hartmann, Ukrayna’nın AB’nin desteğine güvendiğini ve bu desteğin karşılığını verdiğini söyledi. “Yardım yerine ulaşıyor, yatırımlar yapılıyor ve yavaş yavaş Ukrayna savaş meydanında da üstünlük sağlıyor. Desteğimizi stratejik bir ortaklığa dönüştürüyoruz. Ayrıca Ukrayna’dan da öğreniyoruz; savaş alanında edinilenler de dâhil olmak üzere çok sayıda ortak girişim ve ders görüyoruz” dedi. Macaristan’daki hükûmet değişikliğiyle fonların serbest kaldığını belirten Hartmann, Rus gölge filosunun deniz yollarının güvenliği ve deniz çevresi için ek bir risk oluşturduğunu, Avrupa’nın daha fazla sorumluluk almak istediğini ve alacağını söyledi. Hürmüz Boğazı konusunda Almanya’nın net tavır aldığını belirten Hartmann, “Hazırız; Fulda ve Mosel gemilerimizi Akdeniz’e gönderdik. Gerekli koşullar oluşur oluşmaz çok uluslu bir taahhüt göstermeye ve orada varlığımızı hissettirmeye niyetliyiz. Boğazların yeniden açılması ve hammaddelerin bölgeden geçebilmesi bizim çıkarımızadır. Kapalı kalmaları kabul edilemez. Almanya bu yola çoktan girdi. Uygun birçok uluslu çerçevede ve anayasal çerçeve içinde gerekli yetkiyle (Alman Federal Meclisi onayıyla) sorumluluk almaya hazırız. Çok işimiz var” dedi.
Belçika Savunma Bakanı Theo Franken, deniz seyrüsefer özgürlüğünün Belçika için çok önemli olduğunu vurgulayarak AB’nin ASPIDES operasyonunun önemine işaret etti. “Denizci bir ülkeyiz, bu yüzden harekete geçecek ve operasyona bir fırkateyn katkısı sağlayacağız. Bu bugün için çok önemli bir haber” dedi. Askerî hareketlilik yatırımlarına da değinen Franken, “Artık askerî bir Schengen’e ihtiyacımız var. Avrupa Birliği, birliklerin ve malzemelerin en kısa sürede doğuya nakledilebilmesi için sınır sorunlarını gerçekten çözmeli. Belçika bu konuda lider ülke ve mutlaka ilerleme kaydetmeliyiz” diye konuştu.
İrlanda Avrupa İşleri ve Savunma Müsteşarı Thomas Byrne, dünyadaki büyük istikrarsızlık ortamında Avrupa Birliği’nin birlik içinde hareket etmesinin, iş birliği yapmasının ve olabildiğince tek ses çıkarmasının her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Ukrayna’ya desteğin önemli bir parça olduğunu belirten Byrne, İrlanda Dönem Başkanlığı’na hazırlanırken ev sahibi Kıbrıs’a son aylarda yaptığı çalışmalar için teşekkür etti. “İrlanda hükûmetinin güvenlik konularına da öncelik vereceğini ve dünyada çok önemli olan bu Avrupa sesini bir kez daha duyuracağımızı düşünüyorum” dedi. Bir İrlanda alüminyum fabrikasının Rusya’ya ihracat yaptığı iddialarıyla ilgili olarak soruşturma yürütüldüğünü, fabrikanın Rusya dışında başka ülkelere de tedarik sağladığını söyleyen Byrne, soruşturma sonuçları belli olduğunda hükûmetin konuyu AB Komisyonu ile görüşeceğine şüphe olmadığını, bugüne kadar tüm yaptırım paketlerini desteklediklerini ve Ukrayna’ya güçlü bir destek sesi olduklarını belirtti.
Litvanya Millî Savunma Müsteşarı Karolis Aleksa, AB’nin ortak savunma programlarını, özellikle de Eastern Flank Watch programını hızlandırması gerektiğini, insansız hava araçlarına karşı savunma, hava savunması ve hareketlilik üzerinde durulması gerektiğini söyledi. Ukrayna’ya ikili ve Avrupa düzeyinde desteğin sürdürülmesinin önemli olduğunu, bu nedenle Ukrayna destek kredisinin hızla hayata geçirilmesinin hayati olduğunu ve Rus gölge filosunun daha fazla sınırlandırılması için çabaların devam etmesi gerektiğini ekledi.
Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Marie-Agnes Strack-Zimmermann, Ukrayna’nın askerî açıdan gerçekten takdire şayan bir durumda olduğunu ve bundan çok şey öğrenilebileceğini söyledi. “Putin üzerindeki baskı artık çok büyük, çünkü Rusya’da bazıları komşu bir ülkeyi işgal edip sonunda bedelini kendinin ödeyeceğini anlamaya başlıyor. Ayrıca şu anda Rusların Avrupa’yı turist olarak ziyaret etmesine ne ölçüde izin verilmesi gerektiğini tartışıyoruz. Bence bu konuda çok net olmalıyız: Avrupa’ya giriş bir ayrıcalıktır, bir hak değil. Buna çok daha sert bir tutum almalıyız” dedi. Putin’in durumu daha da kızıştırmaya ve AB içinde baskıyı artırarak insanları korkutmaya çalıştığını belirten Strack-Zimmermann, “Bu klasik bir taktik. Artık yeterli İHA üretimi var. Ukrayna’da teknolojinin haftalık olarak geliştiğini görüyoruz; bu nedenle bir milyon İHA alıp bir yerde depolamak anlamlı değil. Bunun yerine, saldırıların niteliğine göre tepkimizi ölçeklendirebilmeliyiz. Ve bu durumda, böyle bir şeyin olmasını önlemek için ülkeleri desteklemeliyiz” diye ekledi.
KHA/KA/JV/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı