Enerji Bakanı Michael Damianos, Houston’da düzenlenen ve Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri’ni bir araya getiren 3+1 Bakanlar Toplantısı’nın önemine dikkat çekerek, bölgedeki jeopolitik değişimler ve enerji güvenliğine yönelik artan tehditler karşısında bu iş birliğinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığını belirtti.
Toplantıda konuşan Damianos, Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve tedarik güzergâhlarının çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bir bölge olduğunu belirtti. Bunun devletlerin dayanıklılığını artıracağını ve daha geniş bölgenin istikrarına katkı sunacağını ifade eden Damianos, 3+1 formatının güçlü bir siyasi zemine dayandığını kaydetti.
Damianos’a göre ABD siyasi desteği, uzmanlığı ve yatırım kapasitesiyle öne çıkarken, Yunanistan Avrupa pazarlarına açılan stratejik bir kapı işlevi görüyor. Kıbrıs ve İsrail ise Doğu Akdeniz’in enerji potansiyelini temsil ediyor.
Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki doğal gaz faaliyetlerine de değinen Damianos, 2011’den bu yana 11 arama ve dört değerlendirme kuyusunun açıldığını, toplam yaklaşık 20 trilyon fit küplük rezerv kapasitesine sahip altı doğal gaz keşfinin doğrulandığını söyledi. Bu sahaların Aphrodite, Cronos, Zeus, Calypso, Glaucus ve Pegasus olduğunu belirtti.
Bakan, Chevron ve ExxonMobil gibi önde gelen Amerikan enerji şirketlerinin Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) faaliyet göstermesinin, ülkenin güvenilir bir enerji ortağı olarak taşıdığı potansiyele duyulan güvenin somut göstergesi olduğunu vurguladı.
Damianos, Aphrodite sahasında doğal gazın deniz altından döşenecek bir boru hattıyla Mısır’a taşınmasının planlandığını, Cronos sahasında ise Mısır’daki mevcut altyapının kullanılmasıyla hızlı geliştirme sürecinin ilerletildiğini söyledi. Bu yaklaşımın bölgesel ve Avrupa pazarlarına ihracatı mümkün kılacağını belirtti.
Konuşmasının önemli başlıklarından biri de enerji bağlantıları oldu. Kıbrıs’ın enerji izolasyonuna son vermesinin stratejik öncelik taşıdığını ifade eden Damianos, elektrik bağlantılarının arz güvenliğini güçlendirdiğini, yenilenebilir enerji kullanımını artırdığını ve Doğu Akdeniz’i Avrupa Birliği (AB) enerji planlamasına daha güçlü şekilde entegre ettiğini söyledi.
Bu çerçevede Büyük Deniz Ara Bağlantısı (Great Sea Interconnector, GSI) projesine değinen Damianos, projenin Kıbrıs ve İsrail’i Yunanistan üzerinden AB’nin iç elektrik piyasasına bağlayarak daha geniş bölgesel iş birliğine zemin hazırlayabileceğini belirtti. ABD’nin stratejik bağlantısallık projelerine verdiği desteğin önemine de dikkat çekti.
Damianos ayrıca kritik enerji altyapısının korunmasının giderek daha önemli hâle geldiğini belirterek, siber saldırılar, hibrit tehditler ve sabotaj risklerinin ülkeler arasında daha yakın iş birliği, bilgi paylaşımı ve ortak hazırlık mekanizmalarını gerekli kıldığını belirtti.
Houston’da faaliyete geçen Doğu Akdeniz Enerji Merkezi’nin de konuşmasında özel yer tuttuğunu belirten Damianos, merkezin 2019’da ABD Kongresinde kabul edilen Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası sonrasında ortaya çıkan bir fikrin somut ürünü olduğunu kaydetti.
Merkezin hükûmetler, üniversiteler, araştırma kuruluşları ve iş dünyasını bir araya getiren yeni bir platform oluşturduğunu ifade eden Damianos, ortak araştırma programları, uzman değişimleri, mühendis ve düzenleyici kurum personeline yönelik eğitimler, ortak teknik standartların geliştirilmesi ve yatırım forumlarının düzenlenmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Damianos, 3+1 iş birliğinin artık daha olgun bir aşamaya geçtiğini belirterek, siyasi iradenin projelere, yatırımlara, altyapı çalışmalarına ve somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın da coğrafi konumu, AB üyeliği ve bölge ülkeleriyle sürdürdüğü yakın ilişkiler sayesinde bu sürece aktif katkı sunduğunu ifade etti.
KHA/GG/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı