Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raporunun raportörü, Sosyalistler ve Demokratlar grubundan İspanyol AP üyesi Nacho Sánchez Amor, Strasbourg’daki Genel Kurul oturumunda Türkiye’nin artık otoriter bir ülke olduğunu ve mevcut koşullarda Avrupa Birliği (AB) ile üyelik sürecinin yeniden canlandırılması için hiçbir gerekçe bulunmadığını söyledi.

Türkiye’den 10 yıldır olumlu haber beklediklerini belirten Sánchez Amor, Ankara’nın son yıllarda Avrupa değerleriyle uyum konusunda irade göstermediğini savundu. Açıklamalardan çok icraata baktıklarını vurgulayan raportör, Türkiye’deki sivil toplumun otoriter bir rejim altında yaşamak istemediğini, AB’nin de toplumun elindeki son umudu yok etmek istemediğini kaydetti.

AB üyeliği için insan haklarına saygının vazgeçilmez olduğunu söyleyen Sánchez Amor, ülkedeki iç tablo değişmedikçe üyelik sürecinin yeniden açılmayacağını ifade etti. Türkiye ile bir arada yaşamanın yollarını bulmak gerektiğini de belirten Sánchez Amor, bu ilişkide Yunanistan ile Kıbrıs’ın önemli unsurlar olduğunu dile getirdi.

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da raporun, AB’nin kilit ortaklarından biri olan Türkiye’ye ilişkin kaygıları yansıttığını söyledi. Kos, 2018’den beri askıda bulunan müzakere sürecine ve ülkedeki gözaltı ve tutuklamalara işaret ederek, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ile çoğulculuğun ciddi bir sınamayla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Buna karşılık Kos, göç başta olmak üzere ortak çıkar alanlarında Türkiye ile temasın güçlendirilmesi gerektiğini, gümrük birliğinin uygulanmasına dönük yollar arandığını ve AB’nin Orta Doğu’da istikrar ile Türkiye’yle karşılıklı faydaya dayalı bir ilişkiyi stratejik çıkar olarak gördüğünü söyledi. Kıbrıs sorununda ilerlemenin kritik önem taşıdığını belirten Kos, BM Genel Sekreterinin kişisel temsilcisi Maria Angela Holguín’in çabalarını da memnuniyetle karşıladı.

Genel Kurul tartışmasında söz alan farklı siyasî gruplardan AP üyeleri, Türkiye’nin demokratik gerilemesi, insan hakları karnesi, Yunanistan ile Kıbrıs’ın egemenlik haklarına yönelik ihlâller ve AB-Türkiye ilişkilerinin geleceği konusunda sert değerlendirmelerde bulundu. Bazı üyeler Türkiye’ye yönelik daha sert bir çizgi isterken, bazıları da Türk toplumuyla bağların korunması ve sivil topluma daha güçlü destek verilmesi çağrısı yaptı.

Kıbrıslı AP üyeleri ise Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarını işgal etmeyi sürdürdüğünü, Doğu Akdeniz’de gerilim yarattığını ve Kıbrıs sorununun çözümüne dönük çabalara zarar verdiğini savundu. Konuşmalarda, Avrupa’nın Ukrayna’daki işgali kınarken Kıbrıs’taki işgale göz yummaması gerektiği görüşü de öne çıktı.

KHA/EK/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı