Eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiades, “Mafya Devleti” kitabına ilişkin raporu değerlendirdiği basın toplantısında, masumiyet karinesine aykırı biçimde halk mahkemelerinin kurulduğunu ve Yolsuzlukla Mücadele Otoritesinin (YMO) uyarılarına rağmen itibar suikastlarının sürdüğünü belirtti. Lefkoşa’da Avukatı Achilleas Emilianides ile birlikte düzenlediği ve bir buçuk saati aşan toplantıda konuşan Anastasiades, raporun yayımlanmasının ardından zehirliliğin arttığını, isimlerin karalandığını ve kurgusal anlatıların kahramanlaştırıldığını savundu.

Anastasiades, kendisine yönelik iftiraların yalan veya dayanaksız bulunarak reddedildiğini vurgulayarak “Hiçbir ‘halk hâkimi’ bu gerçeği görmek istemedi” dedi. Eski Cumhurbaşkanı, güçlü kişilikli ve saygın bir bağımsız ceza soruşturmacısı ile savcının acilen atanmasını talep etti. Denetim Görevlilerine veya YMO üyelerine kötü niyet atfetmediğini ancak popülizme ve halk mahkemelerinin yarattığı atmosfere karşı direnç göstermediklerini ifade eden Anastasiades, kurumların zayıflamasında internet kullanıcıları, TikToker’lar ve kurgu üreticilerinin rolünü sorguladı.

“Rybolovlev iddiaları çöktü”

-------------

Rus oligark Rybolovlev ile yasaları değiştirmek üzere anlaştığı yönündeki iddiaya değinen Anastasiades, bu suçlamanın Temsilciler Meclisinde neredeyse oybirliğiyle kabul edilen yasa tasarısı karşısında çöktüğünü kaydetti. Rybolovleva’nın tutuklanması konusunda herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını belirten eski Cumhurbaşkanı, Brüksel-Atina uçuş masraflarına ilişkin bulguların da asılsız olduğunu; söz konusu uçuşun Rybolovleva’nın tutuklanmasıyla değil, sonradan uydurulan yeni bir planla ilişkilendirilmeye çalışıldığını anlattı. Kanıt yükümlülüğünün suçlayıcı tarafa ait olduğunu hatırlatan Anastasiades, “İlk defa biri size fil dediğinde, fil olmadığınızı kanıtlamanız gerektiğini duyuyorum” şeklinde konuştu. Rybolovlev ile ilişkisinin sadece tanışıklık düzeyinde olduğunu, onun Bank of Cyprus’a 500 milyon avro yatırım yaptığını ancak Eurogroup kararı sonrası bu paranın buharlaştığını ekledi.

Focus ve Laiki Bankası dosyaları

------------------

Focus davasında dönemin Başsavcısı’nın 2016’da herhangi bir suç unsuru bulunmadığını açıkladığını hatırlatan Anastasiades, DISY’ye aktarıldığı iddia edilen 550 bin avroluk fonu zimmetine geçirdiği suçlamasının Denetim Görevlileri tarafından “yalan ve dayanaksız” bulunduğunu vurguladı. Ancak görevlilerin, dönemin Başsavcısı Kostas Klirides ile yaptığı görüşmeler nedeniyle “görevi kötüye kullanma” ihtimalinden bahsetmesini eleştiren Anastasiades, kendisine bu iddianın sorulmadığını ve savunma hakkının tanınmadığını belirtti.

Laiki Bankasından 2011’de aldığı iddia edilen 250 bin avroluk ödemeyle ilgili olarak da pasif nüfuz ticareti suçlamasının temelsiz olduğunu savunan eski Cumhurbaşkanı, söz konusu dönemde Cumhurbaşkanı olmadığını ve herhangi bir haksız kazanç elde etmediğini dile getirdi.

Troika Laundromat ve Pandora Belgeleri

-----------------------

OCCRP ve ICIJ yayınlarında adının geçtiği Troika Laundromat ve Pandora Belgeleri skandallarına değinen Anastasiades, hukuk bürosunun herhangi bir yasa ihlali yapmadığının belirtilmesine rağmen muhalefetin bunu siyasi malzeme yaptığını söyledi. Konunun MOKAS tarafından soruşturulmasını istemesinin “görevi kötüye kullanma” olarak değerlendirilmesini absürt bulan Anastasiades, Alexander Abramov ve Leonid Lebedev’in vatandaşlık işlemlerinin Dimitris Christofias hükûmeti döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla yapıldığını hatırlattı.

Dromolaxia arazisi ve Drousiotis’in güvenilirliği

---------------------------

Dromolaxia’daki arazi meselesinde Denetim Görevlilerinin kendisinin herhangi bir yanlış davranışta bulunduğuna dair kanıt bulamadığını belirten Anastasiades, Susan Dickraz’ın Kıbrıs’tan yasadışı geçişine izin verdiği iddiasının ise tamamen keyfi olduğunu ve yazar Makarios Drousiotis’in anlatısına dayandığını ifade etti.

2,5 yıl süren ve 1,5 milyon avroya mal olan soruşturma sonunda Drousiotis’in iddialarının kanıtlanamadığını vurgulayan Anastasiades, YMO’nun neden yazar hakkında yasal işlem başlatmadığını sorguladı. “Hukuk devletini mi istiyoruz, yoksa internet devletini mi?” diye soran eski Cumhurbaşkanı, kurumların yıpratılmasında siyasi liderliğin hatalarının yanı sıra dezenformasyon yayanların da sorumluluğu olduğunu kaydetti. Dokunulmazlık konusunun söz konusu olmadığını, gerekirse bundan feragat edeceğini belirten Anastasiades, mali denetime hazır olduğunu da açıkladı.

KHA/MCI/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı