Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri Josie Christodoulou, Eşitlik Teşvik Vakfı "YPATIA" tarafından düzenlenen "İş yerinde cinsel tacizin önlenmesi ve ele alınması" konulu etkinlikte yaptığı konuşmada, iş yerinde cinsel tacizin kadınların orantısız bir şekilde maruz kaldığı bir başka olgu olduğunu ve cinsiyetler arasındaki köklü eşitsizliklerden ve güç ilişkilerinden kaynaklandığını belirtti.
Konuşması sırasında Christodoulou, BM'nin 2023 yılı için hazırladığı bir raporda yer alan ve her on erkek ve kadından dokuzunun kadınlara karşı derin önyargılara sahip olduğunu, %49'unun ise erkeklerin kadınlardan daha iyi lider olduğuna inandığını gösteren küresel verilere atıfta bulundu.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri ayrıca verilerin %25'inin bir erkeğin partnerini dövmesinin haklı olduğuna inandığını gösterdiğini belirterek şunları ifade etti: "Köklü önyargıların iyice yerleşmiş olduğunu, BM Genel Sekreteri’nin tam ve esaslı cinsiyet eşitliğine ulaşmak için 300 yıla ihtiyacımız olduğunu belirttiğini" söyleyen Komiser, "küresel nüfusun #MeToo ile her türlü şiddeti sona erdirmek için harekete geçmesine rağmen bugün tartışılan konunun da bu önyargıların ve klişelerin bir parçası. İş yerinde cinsel taciz, kadınların orantısız bir şekilde maruz kaldığı ve köklü eşitsizliklerden ve toplumsal cinsiyete dayalı güç ilişkilerinden kaynaklanan bir başka olgudur. Cinsel taciz bireyin haklarının ihlâlidir, güvensiz ve düşmanca bir iş ortamı yaratır. Bu ortama asla müsamaha gösterilmemelidir".
Kıbrıs'ta yürürlükte olan mevzuata temas eden Christodoulou, "bireyin onurunu ihlâl eden cinsel nitelikteki her türlü istenmeyen sözlü, psikolojik veya fiziksel davranışın cinsel taciz teşkil ettiğini" belirterek, "araştırma ve çalışmaların, tacize maruz kalan kadınların her zaman ya sözle ya da dolaylı olarak hayır dediğini, ancak genellikle taciz eden kişinin kasıtlı olarak bu reddi görmezden geldiğini" kaydetti.
Yetkili, "Kadınlar tacizi önlemek ve durdurmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar, ancak destekleyici bir ortam bulamazlarsa, kurumlarında/meslektaşlarında/kardeşlerinde yardım alamazlarsî ya sessizce acı çekiyorlar ya da işlerini bırakıyorlar" diye ekledi.
Yunanistan'da yapılan anketlerle ilgili olarak Komiser, özel sektörde tacize uğrayan kadınların %70-80'inin ya işten ayrıldığını ya da kovulduğunu, bunun da meslekî kariyerlerini etkilediğini, kamu sektöründe ise normun kadınların çalıştıkları pozisyonlardan transfer edilmesi ve failin pozisyonunda kalması olduğunu kaydederek "Failler için örnek teşkil edecek bir ceza yok. Ancak tüm bunlarla birlikte, işverenin de kendi kurumunda bu tür davranışları ele alma sorumluluğu vardır. İşverenlerin politikalar oluşturma, eşitlik - karşılıklı saygı - kültürünü teşvik eden eğitimler verme, çalışanların misilleme korkusu olmadan cinsel taciz veya zorbalık olaylarını bildirebilecekleri güvenli ve gizli bir raporlama ortamı yaratma sorumlulukları vardır" dedi.
Kadın-erkek eşitliğinin teşvik edilmesinin ve kadınların insan haklarının tam olarak güvence altına alınmasının Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides yönetiminin en önemli önceliklerinden biri olduğunu da sözlerine ekleyen yetkili, "bütüncül bir yaklaşımla amacımız cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir siyasî, ekonomik ve sosyal çerçeve oluşturmak ve cinsiyete dayalı basmakalıp tutum ve önyargıları yıkmaktır" dedi.
KHA/NST/MHY/2023
Kıbrıs Haber Ajansı