Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides pazartesi günü yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşmelerin yeniden başlamasının önünü açabilecek düşünceleri olduğunu belirterek, "Bizim yanıtımız olumlu oldu ve Türk tarafının yanıtını bekliyoruz" dedi.

Lefkoşa'daki Panagia Faneromeni Kilisesi'nde 25 Mart için düzenlenen dua ayininin ardından basına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı, Brüksel'de BM Genel Sekreteri ile çok iyi bir görüşme gerçekleştirdiğini ve yakın gelecekte "görüşmeleri yeniden başlatma hedefine yakın olup olmadığımız konusunda işaretlerin gündeme geleceğini" kaydetti.

"Genel Sekreter bazı düşüncelere sahip, desteklediğimiz bazı fikirler var ve Türk tarafının Genel Sekreter'in bu düşüncelerine vereceği yanıtı bekliyoruz ki inanıyorum bu, görüşmelerin yeniden başlamasının yolunu açabilir."

Cumhurbaşkanı bunun aynı zamanda özellikle Avrupa-Türkiye ilişkileriyle ilgili diğer gelişmeleri de etkileyeceğini kaydederek şunları ekledi: "Bu konudaki yaklaşımımız çok iyi biliniyor, bu konuyu hem Almanya Başbakanı hem de Fransa Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin, Avrupa-Türkiye ilişkilerinin tamamının, Türkiye'nin bu ilişkileri güçlendirme arzusunu da dikkate alarak, kademeli bir yaklaşımla, adım adım ilerleyen bir yaklaşımla bizi olumlu gelişmelere götürebileceğine inanıyoruz. Azme ve sabra ihtiyacımız var ve biz de bu yönde çalışıyoruz" dedi.

Guterres'in kişisel olarak girişimde bulunup bulunmayacağı ve iki lideri bir toplantıya davet edip etmeyeceği sorusuna Cumhurbaşkanı, Genel Sekreter'in zaten kişisel olarak kendisinin ve Kişisel Temsilcisinin eylemlerini yaptığını söyledi.

"Bahsettiğim gibi üzerinde çalıştığı bazı düşünceler ve fikirler var. Şu anda kamuoyu önünde bir şey söylemek doğru olmaz, bekleyip görelim."

Genel Sekreter'in çabalarıyla olumlu bir sonuç alınacağını ve sonucun ne olacağının da yine Genel Sekreter tarafından bildirileceğini umduğunu sözlerine ekledi.

Genel Sekreter'in kişisel ilgisinin önemli olduğunu düşündüğünü ve Kıbrıs konusunun Avrupa Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmelerde de ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı, "umarım olumlu gelişmeler gündeme yansır" dedi.

"Benim açımdan, Genel Sekreter tarafından düşünceler bana sunulduğunda, cevabım olumlu oldu, böyle bir şeyi destekliyorum ve diğer taraftan da olumlu bir cevap geleceğini umuyorum."

Bir başka soruya ise Genel Sekreter'in devam eden bir çabası olduğu yanıtını vererek "bu nedenle BM Genel Sekreteri veya Kişisel Temsilcisi tarafından bilgilendirilmeyi bekliyorum" dedi.

Başpiskopos'un ayin sırasında konuşmasında, Türk-Yunan ilişkileri ile Kıbrıs sorununun ayrı tutulmaması gerektiğini gündeme getirdiği ve Ortak Savunma Doktrininin yeniden canlandırılması gerektiğinden bahsettiği yönündeki bir yoruma karşılık, Cumhurbaşkanı hedeflerinin ve tüm adımlarının Yunanistan Hükûmeti ile koordinasyon içinde olduğunu vurguladı.

"Görüş ve yaklaşımlarda tam bir yakınlaşma söz konusudur ve Genel Sekreterin Temsilcisinin atanmasına yol açan da bu ortak çabadır."

Ortak Savunma Alanı ile ilgili olarak da ne söylendiğinden çok pratikte ne yapıldığının önemli olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Ortak Savunma Doktrini yürürlükteyken yapılandan çok daha fazlasının yapıldığını söyleyebilirim ve bunu özellikle göreve geldikten sonra ve yetkili kişilerden aldığım brifinglerden bizzat biliyorum. Özellikle savunma ve güvenlik konularında ne kadar çok şey yaparsak ve ne kadar az şey söylersek o kadar doğru yönde ilerlemiş oluruz."

Amalthea projesi ve Gazze'ye denizden insanî yardım koridoru ile ilgili olarak ise çabaların devam ettiğini belirterek, "Fon da dâhil olmak üzere istişareler sürüyor" dedi ve AB ile birçok ülkenin ilgisine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Larnaka'daki son üst düzey yetkili toplantısına 36 ülkenin katıldığına atıfta bulunarak "bu girişimi uygulamaya ve güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi.

Günün mesajı ve bugünkü kutlamalarla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Yunanistan'a ve tüm Helenlere "Mutlu Yıllar" diledi.

"Bu gibi yıldönümlerinde eylemlerimiz ve günlük yaşamımızla neler yaptığımıza bakmamız gerektiğine" dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "bu yıl işgalin 50. yılı olduğunu ve 1821 mücadelesinin mesajının "azim, birlik ve net hedefler" olduğunu belirtti.

"Ve bu çabada, bizim durumumuzda, hedefimiz açıktır, kesinlikle hiçbir soru veya şüphe yoktur. Azim verili bir şeydir ve kamuoyundaki bazı farklı pozisyonlara rağmen nihaî hedefin ortak olduğuna inanıyorum."

KHA/NST/MHY/2024

Kıbrıs Haber Ajansı