Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım yoluna ilişkin raporunda, geçen nisan ayında Avrupa Konseyi sonuçlarında kararlaştırıldığı üzere, AB’nin Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri döndürülebilir bir şekilde yeniden ilişki kurmasını belirtmesini “önemli yeni bir unsur” olarak tanımladı.
Avrupa Komisyonu tarafından çarşamba günü yayımlanan Türkiye’nin 2024 raporuyla ilgili perşembe günü bir açıklama yapan Bakanlık, raporda Türkiye’nin yapıcı tutumunun çaba için gerekli olduğunun kaydedildiğini, “AB-Türkiye ilişkilerini daha da güçlendirmek için Kıbrıs sorununa ilişkin barış müzakerelerinin yeniden başlamasına ve ilerlemesine verilen öneme” dikkat çektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı raporun ayrıntılı biçimde incelendiğini, AB Konseyi’nin aralık ayında sonuçları onaylayacağı göz önünde bulundurulduğunda, Lefkoşa’nın ilgili AB kurumlarındaki pozisyonlarını ana hatlarıyla açıklayacağını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun, Türkiye’nin katılım için aday olmayı sürdürmesine rağmen demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler ile ilgili tüm konularda gerilemeye devam ettiğine, katılım müzakerelerinin 2018’den beri dondurulmuş olduğuna dikkat çektiğini belirtti.
Bakanlık, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınması, ilişkilerin normalleştirilmesi, Gümrük Birliği için Ek Protokol'ün uygulanması, adalet konularında iş birliği, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası örgütlere katılımına ilişkin Türkiye’nin veto hakkının kaldırılması gibi Kıbrıs’la ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddettiğinin raporda yer aldığının altını çizdi.
Dikenli tellerle çevrilmiş Varoşa’yla ilgili olarak raporda, uluslararası kınamalara ve çözümün kabul edilmemesine rağmen Türkiye’nin bölgeyi açmak faaliyetlerinden geri almadığını, yeni oldubitti yarattığının kaydedildiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı raporda, Birleşmiş (BM) Milletler Güvenlik Konseyi’nin 789 sayılı Kararını ihlal ederek Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’ne (UNFICYP) uygulanan kısıtlamalardan da söz edildiğine, Ankara’nın 550, 789, 1251 sayılı Güvenlik Konseyi Kararlarına tam olarak uyması gerektiğine işaret edildiğini belirtti.
Bakanlık ayrıca raporda, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterme, tüm üye devletlerin egemenliğine ve egemenlik haklarına, AB ve UNCLOS dâhil olmak üzere uluslararası hukuka uygun olarak saygı gösterme taahhüdünde bulunması çağrısı yapıldığını vurguladı.
Deniz bölgelerindeki askeri tatbikatlar ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin hava sahasının ihlallerinin de raporda yer aldığını, Türk işgali altındaki topraklarda artan askerileşmeden de söz edildiğinin kaydedildiğini ifade eden Dışişleri Bakanlığı, bu nedenle AB’nin kendi çıkarlarını ve üye devletlerin çıkarlarını korumak için önlemler almaya hazır olduğunu tekrarladığını belirtti.
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak Türkiye'nin, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca, AB’nin müktesebatı ve ilkeleriyle uyumlu, siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon temelinde Kıbrıs sorununun genel çözümüne katkıda bulunmaya ve taahhütte bulunmaya çağrıldığına işaret etti.
Raporda Türkiye’nin adada gerginliği artırabilecek ve barış görüşmelerinin yeniden başlamasını baltalayabilecek tek taraflı eylemlerden kaçınmasının istendiğine dikkat çeken Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Elçisi’nin atanmasına onay verdiğinin raporda yer aldığını bildirdi.
Ankara’nın görev süresinin ve içeriğinin sınırlamalarına ilişkin pozisyonlarının da Avrupa Komisyonu raporunda yer bulduğunu kaydeden Bakanlık, AB’nin BM çerçevesinde kapsamlı çözüme olan bağlılığının yeniden teyit edildiğinin ve Nisan 2024 Avrupa Konseyi sonuçlarının metninin yeniden yazıldığının altını çizdi.
Türkiye'nin iki devletli çözümde ısrarının devam ettiğinin belirtildiği raporda, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarını sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanıdığının tekrar vurgulandığını ifade eden Dışişleri Bakanlığı, raporda, ayrılıkçı yönetimin tanınmasına herhangi bir şekilde katkıda bulunan faaliyetlerin, BM çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlatılması çabalarını tehlikeye attığının belirtildiğine işaret etti.
Dışişleri Bakanlığı bu çerçevede raporda, Türkiye’nin Türk Dili Konuşan Devletler Örgütü’nde yasa dışı yönetimi destekleme çabalarına, Türkiye’nin kuzeydeki işgal bölgelerinde yönetimle yasa dışı elektrik bağlantısı kurma planlarına olumsuz bir gönderme olduğunu kaydetti.
Raporda göç konusunda da Türkiye’nin Geri Kabul Anlaşması’nı ve 2016 AB-Türkiye Deklarasyonu’nu tüm üye devletlere karşı uygulamasının istendiğini belirten Bakanlık, Türkiye’nin dış politikasının AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ile uyumuna ilişkin raporları özellikle önemli olarak vurguladığını; uyum oranının tarihsel olarak %5’e düştüğünü ifade etti.
KHA/MG/MHY/2024
Kıbrıs Haber Ajansı