Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, ülkenin turizm geleceğine iyimserlikle bakılmak istenmesi durumunda devletin iklim değişikliği sorununu sorumlu bir şekilde yönetmesi gerektiğine dikkat çekti.

Salı günü Lefkoşa'da düzenlenen Kıbrıs Turizm İşletmeleri Derneği (ACTE) Genel Kurulunda konuşan Cumhurbaşkanı, iklim değişikliği sorununu ele almanın, turizm sektörünü daha dayanıklı ve rekabetçi hâle getirme ortak hedefiyle yakından ilişkili olduğunu belirtti.

Bunun, ülkenin turizm ekosistemindeki tüm katılımcıların aynı görüşe sahip olması, aynı hırs ve vizyonları paylaşmasıyla başarılabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Christodoulides, turizmin ülke ekonomisinin en önemli unsurlarından biri olduğunu, bu bağlamda hükûmet tarafından yüksek öncelikli bir sektör olarak görüldüğünü kaydetti.

2024'te ülkeye gelen ve giden turist sayısında tarihi rekorlar kırıldığını, karşılaşılan birçok zorluğa rağmen sektörün ilk kez 4 milyon ziyaretçi sınırını aştığını, gelirlerde ise ilk kez 3 milyar avroyu aşan yeni bir rekor kırıldığını bildirdi.

İki yıllık bir hedefte ülkeye geliş ve gidişlerde, gelirlerdeki yüzdelik değişiminin %25'i aştığını, bunun Kıbrıs turizminin dayanıklılığını teyit ettiğini, aynı zamanda öncelikle özel sektör tarafından yapılan sıkı çalışmayı da gösterdiğini, turizm sektöründe çabaya öncülük ettiğini ve başarıya giden yolu gösterdiğini söyledi.

"Ekonominin gelişiminin temel bir ayağı olan turizm sektörü, yatay politikalar, girişim taslakları ve uygulamalarıyla tabii ki sürdürülebilir kalkınmaya odaklanarak yükseliş eğilimini sürdürebilir," diyen Nikos Christodoulides, turizmin rekabetçi kalabilmesi için komşu ülkelerde veya Kıbrıs ile rekabet eden diğer destinasyonlarda neler yaşandığını göz önünde bulundurarak destekleyici altyapının sürekli olarak iyileştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı, hükûmetin şubat ayı sonunda sunulacak vergi reformunda da dikkate aldığı yeşil ve dijital dönüşüme yönelik yatırımların, turizm eğitimi ve özel turizm biçimleri alanındaki sürekli yatırımlarla birlikte her türlü eylemin merkezinde olması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, kamu altyapısının iyileştirilmesi ihtiyacı, iş gücü sorunlarının çözümü, turizm ürününün güçlendirilmesi ihtiyacı ve ülkenin daha güçlü bir şekilde tanıtılması ihtiyacı gibi konuların, hükûmetin göreve geldiği ilk günden bu yana meşgul olduğu, kalıcı çözümler bulmak için önemli girişimlerde bulunduğu "kritik" konular olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı, ülkeyi yurt dışında daha güçlü bir şekilde tanıtmak için hükûmetin Turizm Müsteşarlığının bütçesini artırma kararını hatırlattı; ülkenin itibarını ve güvenilirliğini geri kazandırmayı, onu ideal bir iş ve yatırım destinasyonu olarak tanıtmayı amaçlayan ülkenin uluslararası tanıtım kampanyasının yakın zamanda başlatılmasının da aynı çerçevenin bir parçası olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

“Hükûmet olarak 2024'ün kaybedilen zeminin geri kazanılmasının turizm için bir döngünün sonunu işaret ettiğine inanıyoruz. Bundan sonraki sorumluluğumuz, zamanın işaretlerini, uluslararası eğilimleri ve yerel verileri okuyarak sektörün yeni bir bağlamda, sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk sahibi bir ortamda büyüme yolculuğuna devam etmesi, aynı zamanda sektörün yüksek rekabet gücünü artırması için sektöre pratik, hedefli destek sağlamaktır."

"Bu nedenle ülkemizdeki turizmin geleceğine iyimserlikle bakmayı istememiz durumunda bir devlet ve hükûmet olarak iklim değişikliği sorununu sorumlu bir şekilde ele almalıyız. Ve tekrar ediyorum, bununla başa çıkmak, ülkenin turizm ekosistemindeki tüm katılımcılar aynı vizyonu paylaştığında elde edilen turizm ürünümüzün dayanıklılığını ve rekabet gücünü artırma ortak hedefiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır."

ACTE Yönetim Kurulu Başkanı Akis Vavlitis de Genel Kuruldaki konuşmasında, Kıbrıs turizminin zorluklara ve jeopolitik türbülansa rağmen dayanıklılık gösterdiğini ve sektör paydaşlarının, Turizm Müsteşarı, devlet ve yerel yönetimlerin kolektif çabaları sayesinde 2024 yılında ziyaretçilerin 4 milyon sınırını aştığını ve 4 milyon 40 bine ulaştığını, gelirlerin 3,2 milyar avroya ulaşmasının beklendiğini ve Gayrı Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) yaklaşık %13 katkıda bulunduğunu duyurdu.

Vavlitis, 4 milyon ziyaretçinin yaklaşık %35'i veya 1,4 milyonunun lisanslı otellerde kalmadığını ya yasa dışı konaklama yerlerinde ya da kısa süreli kiralamalarda kaldığını ya da işgal altındaki topraklara tatile gittiğini ya da akraba ve arkadaşlarının yanında kaldığını söyledi.

Akis Vavlitis, 2014'te Kıbrıs'taki turistik konaklama yerlerinde ziyaretçilerin ortalama kalış süresinin 2024'teki 8,6 günle karşılaştırıldığında 10,7 gün olduğunu, bunun %24'lük bir düşüş olduğunu kaydetti.

2024'te Birleşik Krallık’tan ülkeye gelen turistlerin gelenlerin tümünün %35'ini, ikinci pazar olan İsrail'den ve çok daha küçük yüzdelere sahip diğer ülkelerden gelen ziyaretçilerin %10'unu oluşturduğunu ifade eden Vavlitis, Suudi Arabistan ve özellikle Hindistan pazarına kaliteli turistleri çekmek aynı zamanda riski yaymak için hedefli ve iyi düşünülmüş bir yaklaşım önerdi.

Akis Vavlitis, turizmdeki personel sıkıntısı konusunda, Kıbrıs ekonomisinin yanı sıra hizmet sektörünün de yüksek büyüme oranları kaydetmeye devam etmesi beklendiğinden, bunun her geçen yıl daha da akut hâle gelmeye devam edeceğini söyledi.

Vavlitis, kısa süreli kiralamayla ilgili olarak Kıbrıs'ta yaklaşık 80 ila 90 bin yatak faaliyette olduğunu, bunun "yasal otel endüstrisinin sahip olduğu kadar" olduğunu ve bunların yalnızca üçte birinin olması gerektiği gibi Turizm Bakanlığının kayıtlarında kayıtlı olduğunu belirtti.

Devletin otel endüstrisine karşı eşitlik açısından, güvenlik standartlarıyla birlikte kurulacak düzenlemelere uyum için etkili bir mekanizma içeren sıkı bir düzenleyici çerçeveyi derhâl oluşturması gerektiğine işaret eden Vavlitis, turizm ürününün bütünsel bir yönetimi için gereken tüm faktörlerin dikkate alınması, bunun her zaman Kıbrıs’ı kaliteli bir destinasyon, daha dayanıklı, daha çevre dostu, dijital olarak akıllı ve sosyal çevreye yük olmadan, yerel toplulukların, çalışanların ve sektördeki işletmelerin yararına" yapılması çağrısında bulundu.

Yunan Turizm Konfederasyonu (SETE) İcra Danışmanı Alexandros Thanos ise Yunanistan ve Kıbrıs'ın Avrupa pazarları için önemli turizm destinasyonları olduğunu, iki ülkeyi ilgilendiren kurumsal sorunların ortak ve zamansız olduğunu, en kritik olanının mekânsal planlama olduğunu belirtti; insan kaynaklarının yetersizliğinden, kısa süreli kiralamalardan ve "aşırı turizm" olgusundan söz etti.

Thanos, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ülkeleri vuran ve vurmaya devam edecek olan doğal afetlerin yol açtığı hasarın onarılması gerektiğine inandığını, ancak bu maliyetlerin finansmanının ekonominin yalnızca bir sektörünün sorumluluğu olamayacağını, iklim krizi müdahale ücretlerinden toplanan paranın altyapının iyileştirilmesine ve destinasyonların işletilmesine yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KHA/MG/MHY/2025

Kıbrıs Haber Ajansı