Kıbrıs’taki Ermeni toplumu, Türk işgali altındaki Pentadaktylos (Beşparmak) Dağları’nda bulunan Sourp Magar (Aziz Makarios) Ermeni Manastırı'ndaki onarım çalışmalarının yeniden başlaması için yeni bir girişimde bulunacak.
Kıbrıs Haber Ajansının (KHA) sorularını yanıtlayan Temsilciler Meclisindeki Ermeni dini grubunun temsilcisi Vartkes Mahdessian, çalışmaların 2020'de “geçici olarak” başladığını ancak ne yazık ki “işgal ordusunun” bölgede askeri tatbikatlar yapıldığı ve manastıra erişimin tehlikeli olduğu bahanesiyle çalışmaları durdurduğunu hatırlattı.
KHA, Basın ve Enformasyon Dairesinin çevirisini yaptığı Kıbrıs Türk yerel gazetesi 'Yeni Düzen'in manastırın yıkılma riski altında olduğuna dair haberiyle ilgili Mahdessian’dan yorum yapmasını istedi.
Vartkes Mahdessian, “Kesinlikle birlik olacağız Kültür Mirası Teknik Komitesi ile tekrar harekete geçeceğiz. Kendilerine sürekli hatırlatıyoruz ancak maalesef bütçe ve diğer nedenlerden dolayı hiçbir şey yapılmıyor” şeklinde konuştu.
Kıbrıs’ın Türk işgali altındaki bölgesinde karar verenin ordu olduğuna işaret eden Mahdessian, Manastırın restorasyonunun çok büyük bir iş olduğunu, birkaç milyon avroya mal olacağını söyledi.
Ermeni dini grubunun Temsilcisi, müteahhittin tazminat talep ettiğini, manastırda sadece birkaç ay süren çalışmanın durdurulmasının ve çok az onarım yapılmasının ardından meselenin mahkemeye taşındığını belirtti.
Mahdessian manastırın çatısının olmadığını, bu nedenle duvarların uzun süre dayanamayacağını bildirdi.
Basın ve Enformasyon Dairesinin yaptığı haber çevirisine göre Yeni Düzen, manastırın kökenlerinin 11. yüzyıla dayandığını yazdı.
Ermeni tarihine göre, manastır başlangıçta Mısır'dan gelen Kıpti Hıristiyanlar tarafından kuruldu ve 15. yüzyıldan itibaren Kıbrıs'taki Ermeni cemaatinin himayesine girdi. Surp Makarios adı Aziz Makarios'un onuruna verildi.
Haberde bugün manastır binasının harabe hâlinde olduğu kaydedildi.
Cumhurbaşkanlığı Komiserliğinin web sitesine göre, manastır Türk işgalinin ikinci aşamasında (14-16 Ağustos 1974) işgal edildi. İşgalci rejim burayı önce Anadolu'dan gelen yasa dışı yerleşimcileri barındırmak daha sonra ise 1980'lerde sözde ‘güvenlik güçleri’ni barındırmak için kullandı.
Kompleks, Haziran 1995'te çıkan bir yangında kısmen hasar gördü. 1997'de işgalci rejim, manastırı 49 yıllığına otele dönüştürmek isteyen bir Türk iş insanına "kiraladı"; Piskoposluk, Kilikya Katolikosluğu, UNESCO ve Kıbrıs ve Ermenistan hükûmetlerinin koordineli tepkisi sonrasında bu girişim 1999'un başlarında engellendi.
Ancak 2005'te aynı iş insanı bu kez manastırı bir kafeye dönüştürdü, eğlence merkezi ve otele dönüştürmeyi planladı.
Kıbrıs hükûmeti, Avrupa Konseyi ve Vatikan'ın organize tepkileri üzerine, sözde "Eski Eserler Dairesi" Aralık 2005'te manastır ile ilgili planları durdurdu.
Nisan 2006'da Ermeni-Kıbrıslı toplum liderliği, Mahdessian'ın inisiyatifiyle, Piskoposluk ile iş birliği içinde ve UNFICYP'nin gözetiminde, 1974'ten beri ilk kez terk edilmiş manastırı ziyaret etti; yıllık hac ziyareti, bazıları özellikle yurt dışından gelen yaklaşık 250 kişinin katılımıyla 6 Mayıs 2007'de yeniden canlandırıldı.
Hac ziyareti, çok sayıda hacı katılımıyla Mayıs 2016'ya kadar her yıl devam etti.
Manastırın, neredeyse harabe hâlinde olduğu için acilen restore edilmesi gerekiyor.
PIO/KHA/MG/MHY/2025
Kıbrıs Haber Ajansı