Slovakya Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Ratislav Chovanec cuma günü yaptığı açıklamada, Kıbrıs'taki iki toplum liderinin Kıbrıs sorununa kalıcı, yaşayabilir ve adil bir çözüm bulmaya yaklaşmak için “yeterli siyasi cesaret, iyi niyet ve devlet adamlığı” gösterecekleri umudunu dile getirdi.

 

Slovak diplomasisinin kolaylaştırdığı Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk siyasi partilerinin iki toplumlu diyaloğunun 36. yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa’da ara bölgedeki Ledra Palace Oteli'nde düzenlenen törende konuşan Chovanec, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi ve Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü (UNFICYP) Şefi Colin Stewart’ın, taraflar arasındaki anlayışın iyileştirilmesinin “temeli” olduğunu söyledi.

Chovanec konuşmasında, 16 Mayıs 1989'da her iki toplumun da o zamanki Çekoslovak diplomat, Slovak uyruklu Emil Keblusek'in önerisi üzerine en yüksek siyasi temsilcilerini Prag'a gönderdiğini hatırlattı.

“Her iki toplumun liderleri, bu tür toplantıları Kıbrıs sorununa bir çözüm bulma sürecinde yararlı ve faydalı olarak değerlendirdiler ve tartışmalarına Lefkoşa'da evlerinde devam etmeyi kabul ettiler” diyen Chovanec, siyasi partiler için iki toplumlu diyaloğun bu şekilde başladığını ve şu ana kadar Slovak diplomasisinin himayesinde aylık olarak Ledra Palas’ta devam ettiğini kaydetti.

Ratislav Chovanec, bu yıl Kıbrıs sorunu için fırsat penceresinin bir kez daha hafifçe açıldığını, her iki liderin de BM himayesinde müzakere edilen Kıbrıs sorununa kalıcı, uygulanabilir ve adil bir çözüme yaklaşmak için yeterli siyasi cesaret, iyi niyet ve devlet adamlığını göstere3ceklerine inandığını, tüm Kıbrıslıların barış ve uyum içinde yaşayabileceği bir gelecek adına umut ettiğini" ifade etti; “Onlar bunu fazlasıyla hak ediyorlar” dedi.

Siyasi partilerin iki toplumlu diyaloğundan söz eden Chovanec, bu platformun BM himayesindeki barış sürecini desteklediğini ve Kıbrıs halkının temsilcileri olarak her iki toplumdan siyasi partiler arasında önemli, hatta tek doğrudan iletişim kanalı olduğunu söyledi. Ayrıca, siyasi partilerin doğrudan iki toplumlu diyaloğunun “uzun vadeli ve sistematik, belki de bazen hafife alınan, kendine özgü bir güven oluşturma önlemi” olduğunu belirterek diyaloğun her iki toplum için de önemli olan konulara ve adanın her yerindeki sıradan insanları zorlayan zorluklara odaklandığını ve toplantı çıktılarını ve sonuçlarını siyasi partilerin genel merkezlerine, daha fazla siyasi eylem için her iki toplumun liderlerine ilettiğini umduğunu belirtti.

İki toplumlu diyaloğun bir AB üye devletinden diğerine uzun vadeli, özverili yardımın benzersiz bir örneği” olduğunu ifade eden Ratislav Chovanec, en azından kendi bilgisine göre AB içinde buna benzer bir örnek olmadığını belirtti.

Slovakya'nın “tarafsız moderatör rolünü oynadığını” hatırlatan Chovanec, “Tek amacımız her iki toplumun yakınlaşmasına katkıda bulunmak, aralarında iyi ilişkiler sürdürmek ve karşılıklı diyaloglarını kolaylaştırmaktır” dedi ve ülkesinin Kıbrıs'taki siyasi partilerin iki toplumlu bir toplantısını neredeyse kırk yıldır kolaylaştırarak “gizli bir gündemi olmadığını” kanıtladığını belirtti.

Ratislav Chovanec, “Ülkem aracılık rolünden herhangi bir fayda beklememektedir. Ledra Palas’taki toplantıda bulunan taraflar bunu isteyene kadar gerektiği sürece katılımımızı sürdürmeye hazırız" dedi.

Son olarak, "diyalog, iletişim ve siyasi eyleme yönelik her alternatifin daha kötü" olduğunu söyledi ve "masa başında değilseniz, muhtemelen menüdesinizdir" şeklindeki meşhur sözü hatırlattı.

 

 

 

 

Colin Stewart da konuşmasında 36 yılın çok uzun bir zaman olduğunu, her iki taraftaki siyasi partiler arasındaki bu düzenli toplantıların önemli olduğunu ve taraflar arasındaki iletişimi teşvik etmeye hizmet ettiğini söyledi.

İşlerin zorlaştığı zamanlarda, "tek iletişim kanalı olduğunu ve bu konuda çok faydalı olmaya devam ettiğini" belirten Stewart, Slovakya Büyükelçiliği himayesinde yapılan toplantıların "Kıbrıs'ta barış sürecini desteklemek için her iki taraftan tarafları bir araya getiren tek platform olduğuna" dikkat çekti.

Stewart ayrıca, Slovakya hükûmetinin bu toplantıları kolaylaştırarak “tüm bu yıllar boyunca barış sürecine gerçekten takdire şayan bir bağlılık gösterdiğini” belirtti.

Slovakya'nın ayrıca “uzun bir tarih boyunca BM'nin Kıbrıs'taki barışı koruma çalışmalarına büyük katkıda bulunduğunu; 4500'den fazla barış gücü askerini Kıbrıs'a konuşlandırdığını kaydetti.

Stewart'a göre Slovakya yıllar içinde Kıbrıs'a 4500'den fazla barış gücü konuşlandırdığını, şu anda adada 232 Slovak barış gücü, asker ve polis memuru bulunduğunu anlattı.

Kıbrıs sorunundan da söz eden Stewart, şöyle devam etti:

"Bazı yeni fırsatlarımız var. Maria Angela Holguín’in çok uzun sürmeden adaya gelmesini bekliyoruz ve siyasi süreçteki bir sonraki adımları hazırlamak için çalışmalarına devam edecek.”

“Bu bağlamda, tarafları diyaloğu sürdürmek ve taraflar arasındaki anlayışı geliştirmek için çalışmalarını sürdürmek için toplantılarına devam etmeye teşvik etmek istiyorum, bence bu böyle bir zamanda temel bir konu ve barış sürecine çok büyük katkı sağlamaya devam edebilir."

Tören sırasında Chovanec, Slovakya'nın Kayıp Kişiler Komitesi'ne katkısı olarak Komite'nin BM üyesi Pierre Gentile'ye 10.000 avrolukluk bir çek sundu. Daha sonra UNFICYP'de görev yaparken hayatını kaybeden 187 barış gücü mensubundan ikisi olan Slovak Silahlı Kuvvetleri'nin iki üyesinin anısına UNFICYP anıtına çelenk koydu.

Chovanec ve Stewart ayrıca, Slovakya Dışişleri Bakanı tarafından geçen yıl Rum ve Türk Kıbrıslı partiler arasındaki iki toplumlu diyaloğun 35. yıl dönümü vesilesiyle anıt alanına dikilen "Barış Ağacı"nı sembolik olarak suladılar.

Etkinliğe, bölünmenin her iki yakasından siyasi parti temsilcileri, iki toplumlu Teknik Komite üyeleri ve yabancı ülkelerin büyükelçileri katıldı.

KHA/MG/MHY/2025

Kıbrıs Haber Ajansı