Lefkoşa’daki uluslararası savunma konferansında gündem AI/YZ, dijital dönüşüm ve yeni nesil güvenlik teknolojileriydi

Kıbrıs Savunma Bakanlığı himayesinde 11–12 Kasım tarihlerinde Lefkoşa’da düzenlenen “Yapay Zekâ (AI/YZ) Çağında Millî Muhafız Ordusunun Dijital Dönüşümü” başlıklı uluslararası konferans, savunma alanındaki en son teknolojik yenilikleri ve günümüzün askeri operasyonlarını şekillendiren yeni dinamikleri mercek altına aldı. 

Konferansın ikinci gününde konuşan Kıbrıs Savunma Bakanlığı Savunma Yetenekleri ve Programlar Direktörü Dr. Panayiotis Hadjipavlis, ülkesinin Avrupa Birliği’nin SAFE (Support for Ammunition and military equipment Financing in Europe) programına katılımının stratejik önemine vurgu yaptı. “SAFE, Avrupa savunma mimarisini dönüştürmeyi, sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve Kıbrıs’ı ortak güvenliğin güvenilir bir üyesi olarak konumlandırmayı hedefliyor” dedi. 

Hadjipavlis, 2024’te yürürlüğe giren SAFE düzenlemesinin 150 milyar dolarlık kaynağı, AB üyesi devletlerin savunma sanayilerinin modernizasyonu ve ortak tedarik açıklarının giderilmesi için devreye soktuğunu belirtti. “SAFE, Avrupa’yı daha güçlü, daha koordineli ve daha rekabetçi bir savunma aktörü hâline getirmek için tasarlandı. Araştırma-geliştirmeye odaklanan Avrupa Savunma Fonu’nu tamamlayıcı nitelikte olup, üretim ve tedarik aşamalarına destek veriyor. Bu anlamda, inovasyonla operasyonel kapasite arasındaki eksik halkayı oluşturuyor” ifadelerini kullandı. 

Avrupa Birliği’nin (AB) dış sınır cephesinde yer alan Kıbrıs’ın, ulusal savunma planlamasını Avrupa girişimleriyle uyumlu hâle getirmeye büyük önem verdiğini belirten Hadjipavlis, “Savunma Bakanlığının önceliği, 2030’a kadar tespit edilen kapasite açıklarını SAFE kapsamında sağlanacak finansmanla kapatmak,” dedi. Ayrıca çok yıllı dinamik bir tedarik planı oluşturduklarını ve bunun, gelişen teknolojilere hızlı adapte olabilecek esneklikte tasarlandığını aktardı. 

Bakanlığın öncelikli yatırımları arasında mühimmat ve füze stoklarının yenilenmesi, drone ve anti‑drone sistemleri, hassas güdüm teknolojileri, güvenli iletişim altyapıları, zırhlı araçlar ve elektronik harp sistemleri bulunuyor. Hadjipavlis, küçük ve orta ölçekli Kıbrıslı firmaların Avrupa savunma tedarik zincirlerine dâhil edilmesinin de hedefleri arasında olduğunu söyledi. “Ulusal Ekipman Envanteri aracılığıyla yerel sanayi kapasitesini haritalandırıyoruz ve bu firmaları SAFE kapsamındaki Avrupa konsorsiyumlarıyla eşleştiriyoruz. Elektronik, sensörler, kompozit malzemeler, yazılım entegrasyonu ve araç modernizasyonu gibi alanlarda Kıbrıslı şirketler önemli bir esneklik ve yenilikçilik sergiliyor” dedi. 

SAFE kapsamındaki projelere ek olarak bakanlığın, yerel savunma ekosisteminin gelişimine yönelik üniversite ve teknoloji merkezleriyle araştırma ortaklıkları kurduğunu ifade eden Hadjipavlis, “SAFE, Millî Muhafız Ordusu’nun operasyonel kapasitesini güçlendirmenin yanı sıra ülkenin savunma sanayi altyapısını ve teknolojik yetkinliğini artırmak için benzersiz bir fırsat. Bu sayede Kıbrıslı şirketler, ulusal pazarın ölçeğini aşan projelerde Avrupa düzeyinde görünürlük ve rekabet gücü kazanıyor” dedi. 

Konferansta, İsrailli savunma teknolojisi şirketi Rafael’in İş Geliştirme Direktörü Yossi Pinto da söz aldı. Pinto, zırhlı araçların insansız hava araçlarına (İHA) karşı savunma sistemleriyle modernizasyonunu anlattı. Yeni platform almakla mevcut sistemleri yükseltmek arasında hem operasyonel hem de ticari dengelerin bulunduğunu belirterek Rafael’in geliştirdiği seyyar ve esnek C‑UAS sistemlerinin, intihar dronları ve keşif araçları gibi tehditlere karşı etkin koruma sağladığını ifade etti. 

Pinto, “Sistemlerimiz birkaç saniye içinde tehditleri tespit edip sınıflandırıyor; komuta‑kontrol ünitesi, tüm hava sahasının gerçek zamanlı takibini sağlayarak tehditleri doğru biçimde haritalandırıyor. Ardından, tehditleri etkisiz hâle getiren soft‑kill önlemler devreye giriyor ve gerektiğinde Spike füzeleriyle saldırı noktaları ortadan kaldırılarak ek düşman girişimlerinin önüne geçiliyor” dedi. Ayrıca, yüksek irtifa hedeflerine karşı lazer tabanlı savunma sistemleri ve küçük dronlara karşı kullanılan müdahale dronlarının, muharebe sahasında güvenlik düzeyini belirgin biçimde artırdığını söyledi. 

IANUS Technologies CEO’su Dr. Georgios Kioumourtzis ise güvenlik tanımının artık klasik anlamının ötesine geçtiğini belirtti. “Ulusal güvenlik, yalnızca ordu ya da polisle sınırlı değildir; yerel yönetimler, sağlık kurumları, enerji ağları ve hatta gönüllü vatandaşlar bu yapının bir parçasıdır. Hepsi yüksek baskılı ve riskli koşullarda uyum içinde hareket etmelidir,” dedi. Yapay zekâ destekli operasyonel üstünlüğün günümüzde belirleyici caydırıcılık unsuru hâline geldiğini vurguladı. 

IANUS’un geliştirdiği Maestro adlı C2I (komuta, kontrol ve istihbarat) platformunun, belediyeler ve sivil savunma birimlerinin operasyonel ve coğrafi verilerini tek sistemde birleştirerek afet yönetimi, tahliye ve kriz koordinasyonunu optimize ettiğini belirtti. Maestro’nun 2025 sonuna kadar Yunanistan’da pilot uygulamaya geçmesi planlanıyor. 

Son olarak Delian Alliance Industries Avrupa Programları Direktörü Nikolaos Drosos, şirketlerinin elektronik harp çözümlerinden söz etti. Drosos, “Ürün portföyümüz, tehdit tespiti ve elektronik saldırı olarak ikiye ayrılıyor. Bu sistemler, NATO kapsamında hâlihazırda aktif olarak kullanılıyor ve GPS’siz ortamlarda dâhi otonom olarak görev yapabiliyor” dedi. Konuşmasını, “Savunma, tespitten karşı saldırıya insan müdahalesine gerek kalmadan geçebilen sistemler gerektirir. Biz bu kabiliyete sahibiz; tehdit gerçek, teknoloji hazır” sözleriyle tamamladı. 

KHA/KA/NST/MHY/2025

Kıbrıs Haber Ajansı