Avrupa İşlerinden Sorumlu Müsteşar Marilena Raouna, salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili yükümlülüklerine dair üzerinde uzlaşılan tutumlarını yeniden teyit etmesini, AB–Türkiye ilişkilerindeki ilerlemenin, Ankara’nın Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması için atacağı somut adımlara açıkça bağlanmasını ve ayrıca Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Johannes Hahn’ın, BM ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín ile yakın eşgüdüm içinde görevlendirilmesiyle AB’nin rolünün güçlendirilmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Genel İşler Konseyi toplantısı sonuçlarına ilişkin yazılı açıklamasında Raouna, “Bugün, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs sorununun çözümü yönünde yürüttüğü çabalara AB’nin desteği bir kez daha teyit edildi; ayrıca Kıbrıs sorununun, mutabakata varılmış Birleşmiş Milletler çerçevesi içinde kapsamlı bir şekilde çözümlenmesine yönelik AB’nin tam taahhüdü vurgulandı” dedi.
Bunun, “ilgili tüm BM Güvenlik Konseyi kararlarına, Birliğin temelini oluşturan ilkelere ve Avrupa Birliği müktesebatına uygun biçimde” yapıldığını kaydetti.
Eş zamanlı olarak, “Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili yükümlülükleri, Kıbrıs sorunu, Varoşa ve Doğu Akdeniz konularına ilişkin AB’nin üzerinde uzlaşıya vardığı tutumların yeniden teyit edilmesini” de memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
Aynı bağlamda, açıklamada, “Ankara’ya, diğer hususların yanı sıra, Kıbrıs’la ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne –dış boyutu dâhil– somut katkı sağlaması ve özellikle 541, 550, 789 ve 1251 sayılı Kararlar başta olmak üzere tüm ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına tam olarak saygı göstermesi yönündeki çağrıya” da atıf yapıldığı belirtildi.
Raouna, ayrıca “Nisan 2024 tarihli Avrupa Konseyi sonuçları da gözetilerek kararlaştırılan çerçevenin ve AB–Türkiye ilişkilerinde kaydedilecek ilerlemenin, Kıbrıs sorununun üzerinde mutabakata varılmış çözüm temeli doğrultusunda müzakerelerin yeniden başlaması için Türkiye’nin atacağı somut adımlarla açık biçimde ilişkilendirilmesinin” yeniden teyit edilmesini de memnuniyetle karşıladığını vurguladı.
Bu çerçevede, “Kıbrıs sorununa ilişkin paragrafın, Avrupa Komisyonu Kıbrıs Özel Temsilcisi Sayın Hahn’ın atanmasına yapılan atıf ve Konsey’in kendisiyle yakın iş birliğine hazır olduğu yönündeki ifadenin eklenmesiyle güçlendirilmesinin özel bir önem taşıdığını” belirtti; böylece, “üye devletler adına, temsilcinin varlığının ve rolünün yükseltildiğini ve kurumsal meşruiyet kazandığını” kaydetti.
Raouna, “BM Genel Sekreteri’nin, Kişisel Temsilcisi Sayın Holguín’in atanması dâhil, sürdürdüğü çabalara AB desteğini teyit eden mesajın da aynı ölçüde önemli olduğunu” vurguladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesine yalnızca birkaç gün kaldığını hatırlatan Müsteşar, “bu dönem boyunca genişlemenin başlıca önceliklerimizden biri olacağını” belirtti ve Genel İşler Konseyi’nde “genişleme konusunda yapılan samimi tartışmayı ve bu yıl, her bir genişleme ortağının kaydettiği ilerlemeye ilişkin değerlendirmede ulaşılan geniş uzlaşıyı” memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
Raouna, Macaristan’ın Ukrayna’nın üyelik perspektifine yönelik itirazları nedeniyle Sonuçlar belgesine onay vermemesine rağmen, “26 AB üyesi devletin belgeyi kabul ettiğini” ve bu belgenin, “önümüzdeki altı ay boyunca Başkanlığımızın izleyeceği yol haritasını” oluşturacağını vurguladı. Hedefin, “AB’nin siyasi taahhütlerini, tüm ortaklar için somut ilerlemeye dönüştürmek olduğunu; bunun da her zaman, yerleşmiş sıkı ama adil koşulluluk anlayışı ve eşit liyakat ilkesi temelinde yapılacağını” kaydetti.
Mevcut jeopolitik ortamda AB genişlemesinin, “kıtamızda barışın, güvenliğin, istikrarın ve refahın güçlendirilmesine katkıda bulunabilecek bir araç ve bu nedenle stratejik bir zorunluluk” olduğunun altını çizen Raouna, bu çerçevede “Ukrayna ve Moldova’nın yanı sıra Batı Balkanlar’daki aday ülkelerin üyelik perspektifine yönelik AB taahhüdünün de bugün yeniden teyit edildiğini” belirtti.
Raouna, tüm ortakları “AB nezdinde üstlendikleri taahhütleri yerine getirmeye ve AB’nin temel ilke ve değerleriyle tam uyum sağlamaya” çağırdıklarını ifade etti. Özellikle, “yıllar süren durgunluğun ardından Batı Balkanlar için üyelik perspektifinin artık gerçekçi bir olasılık hâline gelmesini” memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Daha somut olarak, “Karadağ’ın katılım sürecinde kritik bir aşamaya girdiğini ve Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın, Karadağ’ın AB’ye Katılım Antlaşması’nı hazırlamakla görevli olacak çalışma grubunu kurmakla yükümlü olacağını” belirtti. Arnavutluk’la ilgili olarak ise, “önümüzdeki altı ay içinde Arnavutluk temel alanlarda gerekli ilerlemeyi kaydettiği takdirde, Kıbrıs’ın ülkenin katılım sürecinde bir sonraki önemli aşamaya geçişine katkı sağlayacağını” kaydetti.
Sırbistan bakımından, Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın “Sırbistan’ın karşı karşıya bulunduğu zorlukların aşılmasına kararlı biçimde katkıda bulunacağını ve ülkenin katılım sürecini yeniden olumlu bir hatta oturtmak için çaba göstereceğini” vurguladı. Doğu Avrupa’ya değinirken, “son derece güç koşullar altında Ukrayna’nın ve aynı şekilde Moldova’nın kaydettiği ilerlemenin de dikkate değer olduğunu” ifade etti.
Raouna, “Kıbrıs’ın, yürürlükteki metodoloji çerçevesinde, önümüzdeki altı ay boyunca bu ülkeleri somut biçimde desteklemeye devam edeceğini ve katılım süreçlerinin olabildiğince hızlı ilerlemesi için elinden gelen her şeyi yapacağını” belirtti.
Birliğin temel ilkelerine ilişkin olarak ise, “AB’nin her şeyden önce, demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve uluslararası hukukun geçerliliği gibi temel değerlere dayanan bir birlik olduğunu” vurguladı.
KHA/NST/MHY/2025
Kıbrıs Haber Ajansı