AB27 liderleri, ğerşembe günkü Avrupa Konseyi toplantısında genişleme konusunu ele aldı. Brüksel'deki kaynaklar, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin özellikle bu kritik jeopolitik dönemde, Konsey'in genişlemeye ilişkin bir sonuç bildirgesi yayınlamaması ihtimalinin gündeme gelmesini yanlış bir siyasi mesaj olarak değerlendirdiğini belirtti.

Belirtildiğine göre, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten Kıbrıs, sürekliliği, siyasi netliği ve kurumsal tutarlılığı sağlamak amacıyla, bu hafta başında görüşülen Genel İşler Konseyi Danimarka Dönem Başkanlığı'nın açıklamasını temel alarak hareket edecek.

Aynı kaynaklar, genişleme ve özellikle Batı Balkanlar konusunun son derece hassas olduğunu vurgulayarak, AB'nin üçüncü taraflarca doldurulabilecek bir etki boşluğu yaratmaktan kaçınması gerektiğini ve 27 üyenin artık sözden eyleme geçmesi gerektiğini ifade etti. Karadağ ve Arnavutluk'un, siyasi irade ve reform taahhüdünün katılım sürecinde somut ilerlemeye yol açabileceği ülkeler olarak örnek gösterildiği kaydedildi.

Sırbistan'a ilişkin olarak, Avrupa Birliği'nin Sırbistan'ı Avrupa ailesinin gerçek bir parçası olduğuna ikna etmeyi başaramadığı, bunun da samimi bir özeleştiri ve daha net bir siyasi mesaj gerektirdiği belirtildi.

Aynı zamanda, Belgrad'ın ilerleme kaydettiği, Ukrayna'yı desteklediği ve Rusya ile olan karşılıklı bağımlılıktan kademeli olarak uzaklaştığı, AB'nin bu gelişmeyi yapıcı bir şekilde değerlendirmesi gerektiği vurgulandı. Aynı kaynaklara göre, Yunanistan ile görüş birliği içinde olunduğu ve Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın, Sırbistan'ın Avrupa yörüngesiyle uyumunu güçlendirmek için somut girişimlerde bulunma niyeti taşıdığı ifade edildi.

Bosna-Hersek konusunda ise, ülkenin Avrupa perspektifini korumasının temel ön koşulunun iç istikrarın sağlanması ve kurumların işler hâle getirilmesi olduğuna dikkat çekildi. Kıbrıs'ın, Ukrayna ve Moldova'ya açık desteğini yinelediği ve Dönem Başkanlığı olarak, özellikle Moldova'nın reform taahhüdüne ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine atıfta bulunarak, liyakate dayalı süreç ilkesi çerçevesinde bu ülkelerin katılım müzakerelerindeki ilerlemelerine öncelik vereceği bildirildi.

Türkiye'ye ilişkin olarak, kaynaklar geçen salı günü Genel İşler Konseyi Danimarka Dönem Başkanlığı tarafından yapılan ve eleştirel ifadeler içeren açıklamanın metninin önemini vurguladı. Bu açıklama 27 Üye Devlet tarafından oy birliğiyle kabul edilmişti.

Belirtildiği üzere, Kıbrıs AB Dönem Başkanlığı, ilkelere ve karşılıklılığa dayalı bir AB-Türkiye ilişkisi tesis etmek amacıyla dürüst ve adil bir aracı olarak hareket etmeyi planlıyor. Kıbrıs'ın stratejik hedefi, Avrupa Birliği'ne ve değerlerine daha yakın bir komşuya sahip olmaktan geçiyor.

Tüm aday ülkelerin, Türkiye dâhil olmak üzere, Kıbrıs'ta düzenlenecek gayriresmî Genel İşler Konseyi'ne davet edileceği, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gayriresmî Avrupa Konseyi'ne davet edilmesinin de değerlendirildiği ifade edildi. Hükûmete yakın kaynaklar, Türkiye'nin eylemleri ve anlamlı bir uyum sergilemesi hâlinde, hem AB'nin hem de Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın somut sonuçlar elde etmeye hazır olması gerektiğini belirtti.

Ayrıca, Nisan 2024 Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi ışığında, Avrupa-Türkiye ilişkilerinin, genişlemeyi istikrar, uluslararası hukuk ve Avrupa'nın güvenilirliği ile bağdaştıran bir strateji çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti için bir öncelik olduğu vurgulandı.

Genişleme konusundaki görüşmelerin ardından liderler, gündemin bir sonraki maddesi olan ve yaklaşan Çok Yıllı Mali Çerçeve üzerine Avrupa Konseyi düzeyinde yapılacak ilk görüşme için bir araya geldi.

KHA/EK/NST/2025

Kıbrıs Haber Ajansı