Hükûmet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Kıbrıs sorunu müzakerelerinin yeniden başlatılmasına yönelik samimi siyasi iradenin en net şekilde görünür olması gerekliliğini vurguladı. Letymbiotis, Cumhurbaşkanı'nın çarşamba günü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi huzurunda Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman ile gerçekleştireceği görüşmenin, bu yönde önemli bir fırsat teşkil ettiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'in, salı günü BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Letymbiotis, Cumhurbaşkanı'nın "çok iyi bir görüşme" gerçekleştirdiğini belirtti. Sözcü, görüşmede Cumhurbaşkanı'nın, María Ángela Holguín’in geçen aralık ayındaki son Kıbrıs ziyaretinden bu yana yaptığı temaslar hakkında bilgilendirildiğini ifade etti.
Sözcü'nün aktardığına göre Cumhurbaşkanı, önceki müzakere sürecinin müktesebatını koruyup değerlendirerek, müzakerelerin yeniden başlatılması sürecine ilişkin yaklaşımını açık ve somut bir şekilde ortaya koydu. Letymbiotis, bu yaklaşımın yarın Erhürman ile yapılacak ortak görüşmede de masaya gelmesinin beklendiğini ve Cumhurbaşkanı'nın müzakerelerin nasıl yeniden başlayabileceğine dair somut bir öneri sunacağını ekledi.
Letymbiotis, "Şayet gerçek bir siyasi irade varsa, bu müzakere masasında belli olacak. Bu nedenle müzakerelerin, Crans-Montana'da kaldığı yerden ve her zaman BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca, mümkün olan en kısa sürede yeniden başlaması bir zorunluluk" dedi.
Kıbrıs Türk Toplumu lideri tarafından ortaya konan ve yarınki görüşmede ele alınması beklenen dört maddelik metodolojiye değinen Sözcü, Cumhurbaşkanı Christodoulides'in hem kamuoyu önünde hem de Holguín'in huzurunda Erhürman ile yaptığı baş başa görüşmelerde tutumunu defalarca ve açıkça ortaya koyduğunu, bu görüşme sırasında da aynı tutumu sergileyeceğini vurguladı.
"Sayın Erhürman'ın Kıbrıs Türk toplumunun liderliğine seçilmesinin üzerinden aylar geçtiğini hatırlatmak isterim. Artık samimi siyasi irade gösterme vaktidir. Hedef, müzakerelerin yeniden başlatılmasından başka bir şey olamaz" diyen Letymbiotis, bunun bir yaklaşım, bir arzu ve bir hedef olarak en açık şekilde görünür olması gerektiğini ve çarşamba günkü görüşmenin bunun için bir fırsat olacağını belirtti.
Sözcü, "Cumhurbaşkanı bir kez daha aynı yapıcı tavırla yaklaşacak ve müzakerelerin yeniden başlatılmasına giden yolun nasıl açılabileceğine dair önerisini net bir şekilde sunacak" diye ekledi.
Siyasi eşitlik konusundaki anlaşmazlığın nerede yattığı sorulduğunda Sözcü, siyasi eşitlik meselesinin üzerinde mutabık kalınan son bildiride yer aldığını; BM Güvenlik Konseyi kararlarına yapılan önemli bir atıfla, açık ve net bir şekilde kayda geçirildiğini belirtti. Letymbiotis, "Dolayısıyla bu konu, çok somut bir şekilde tartışılmış ve kayda geçirilmiş bir meseledir" dedi.
İki tarafın görüşlerinin siyasi eşitlik konusunda örtüşüp örtüşmediği sorusuna ise, BM Güvenlik Konseyi kararlarının farklı veya parça parça okunmasının (seçici okunmasının) mümkün olamayacağını kaydetti.
Sözcü, "Bizim muhafaza ettiğimiz, öne çıkardığımız ve çıkarmaya devam edeceğimiz husus –ki sadece biz değil, uluslararası toplum ve bizzat Birleşmiş Milletler de aynı tutumdadır– BM Güvenlik Konseyi kararlarıdır. İlgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında tarif edildiği şekliyle siyasi eşitliğe sahip, iki bölgeli, iki toplumlu federasyondur ve bunu açıkça tekrarlayacağız" dedi.
“GAÖ'lerde ilerleme arzulasak da görüşmelerin yerini tutamazlar”
------------------------------
Yarınki görüşmede de gündeme geleceğini belirttiği Güven Artırıcı Önlemlere (GYÖ) de değinen Sözcü, bunların esaslı görüşmelerin yerini alamayacağını netleştirdi. Kıbrıs Rum tarafının, yapıcı bir tutum sergileyerek ve müzakerelerin yeniden başlaması için uygun iklimin yaratılmasını amaçlayarak bir dizi somut öneri sunduğunu ekledi.
Sözcü, "Bu, ilerleme görmek istediğimiz bir konudur. Ayrıca hatırlatmak isterim ki, geçen aralık ayında iki tarafça mutabık kalınan ortak bildiride Sayın Erhürman'ın da kabul ettiği husus, Güven Artırıcı Önlemlerin esaslı görüşmelerin yerini alamayacağı veya bunları ikame edemeyeceğidir" dedi.
Özellikle barikatlar konusuna değinen Hükûmet Sözcüsü, "en azından şu ana kadar, BM Genel Sekreteri huzurunda çok somut bir şekilde yapılan son genişletilmiş istişareden farklı bir durumun ortaya çıkmadığını" ifade etti. Letymbiotis, Kıbrıs Rum tarafının "ne yazık ki kabul görmeyen çok somut öneriler" sunduğunu kaydetti.
Sözcü, "müzakerelerin yeniden başlaması için bir sıçrama tahtası oluşturacak olumlu iklimin yaratılabilmesi adına" yayalar için bir geçiş noktası açılması teklifinin de sunulduğunu, ancak bunun şu ana kadar kabul edilmediğini hatırlattı. Letymbiotis, "Yarın bu konudaki tartışmanın nasıl ilerleyeceğini göreceğiz; biz elbette tüm bu yönleri tartışmaya hazırız ve tam anlamıyla hazırlıklıyız" diye ekledi.
Hiçbir tarafa sorumluluk yüklemeksizin GAÖ'lerdeki ilerleme eksikliğinden rahatsızlık duyduğu görülen Holguín'in tutumunu yorumlaması istendiğinde, Letymbiotis şunları kaydetmekle yetindi: "Geniş kesimlerce kabul gördüğü üzere, sadece sunduğumuz pek çok öneriyle değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Christodoulides'in diğer tarafça sunulan önerilere yaklaşımıyla da bizzat BM Genel Sekreteri huzurunda yapıcı bir tutum sergiledik."
Letymbiotis, Kıbrıs Rum tarafının Güven Artırıcı Önlemler konusunda ilerleme arzu ettiğini ve bunun başarılabileceğine inandığını vurgulayarak, "Tıpkı müzakerelerin yeniden başlatılması meselesinde olduğu gibi, burada da samimi siyasi iradenin ve her bir tarafın ilerleme sağlanması ve müzakerelerin yeniden başlaması için gerçek bir iradeye sahip olup olmadığının ortaya çıkması gerekmektedir," mesajını verdi.
Sözcünün hatırlatması: “Bir sonraki genişletilmiş toplantıyı bizzat BM Genel Sekreteri duyurdu”
------------------------------------
Hükûmetin, María Ángela Holguín'in bugünkü açıklamasının ardından olası bir çıkmazın veya genişletilmiş toplantının yapılmamasının faturasının Kıbrıs Rum tarafına kesilmesinden endişe duyup duymadığı sorusuna Sözcü şu yanıtı verdi: "Özellikle bir sonraki genişletilmiş toplantının toplanması meselesi hem geçen temmuz ayında New York'taki genişletilmiş toplantıda hem de Cumhurbaşkanı'nın BM Genel Sekreteri huzurunda Ersin Tatar ile yaptığı ortak görüşmede ele alınan bir konu. Ve bizzat BM Genel Sekreteri, her iki görüşmede de bir sonraki genişletilmiş toplantının toplanacağını, hatta bunun 2025 yılı bitmeden gerçekleşeceğini duyurmuştur."
"Biz yarın dâhi genişletilmiş bir toplantıya katılmaya hazırız" diyen Sözcü, toplantının bileşiminin Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuların tartışılmasına olanak tanıdığını izah etti. "Biz malumu, yani diyaloğu, argüman değişimini, tezlerin ortaya konulmasını arzuluyor ve amaçlıyoruz" diyen Letymbiotis, öne çıkarılan hususun müzakerelerin yeniden başlaması için uygun iklimin yaratılması olduğunu ekledi.
Birleşmiş Milletler'in bazı tutumlarının mutabık kalınan çerçevenin sınırlarında dolaştığına dair yaygın izlenime ilişkin bir gözleme yanıt veren Letymbiotis, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin görev yetkileri BM Güvenlik Konseyi kararlarından kaynaklanmaktadır ve kendisi bu kararlar tarafından yönlendirilmektedir" diyerek, "mutabık kalınan çerçeveden en ufak bir sapma gösterecek hiçbir tartışmanın, hiçbir yaklaşımın (...) söz konusu olamayacağını" net bir şekilde ifade etti.
Son olarak, Holguín'in Kıbrıs sorunuyla ilgili temaslarından Cumhurbaşkanı'na somut bir husus aktarıp aktarmadığı sorusuna Sözcü, "Özellikle Brüksel'de Kaja Kallas ile yaptığı görüşmeyi de içeren son ziyareti ve BM Genel Sekreteri'nin müzakerelerin yeniden başlatılması için uygun iklimi yaratma çabaları çerçevesinde yürütülen çalışmalar hakkında genel bir bilgilendirme yapıldığını" ifade etti.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı