Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Michalis Damianos, Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA) üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı son derece zorlu jeopolitik koşullar altında devraldığını vurguladı.

Bakanların salı günü gerçekleştirdiği Avrupa Parlamentosu (AP) ziyareti sırasında konuşan Damianos, yakın çevremizden başlayıp çok daha geniş bir coğrafyaya yayılan istikrarsızlığa ve uluslararası düzende yaşanan hızlı değişimlere dikkat çekti. Bakan, bu tablonun Avrupa’nın dayanıklılığını her zamankinden daha hayati kıldığını belirtti.

“Dünyaya Açık, Özerk Bir Birlik” mottosuyla hareket ettiklerini ifade eden Damianos, Kıbrıs’ın bu belirsizlik ortamında Avrupa Birliği’ne (AB) birlik ruhu, net hedefler ve ortak değerlere sarsılmaz bir bağlılıkla rehberlik etmeye kararlı olduğunu söyledi.

Damianos, Kıbrıs’ın bu sorumluluğu samimi bir ortaklık bilinciyle üstlendiğini ve Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa’nın geleceğini şekillendirmedeki kritik rolüne büyük saygı duyduğunu kaydetti.

Kıbrıs Dönem Başkanlığı programının, Birliğin en acil stratejik ihtiyaçlarına yanıt veren beş temel sütun üzerine inşa edildiğini belirten Bakan, bu öncelikleri; güvenlik ve savunma hazırlığının artırılması, rekabet gücünün pekiştirilmesi ve Avrupa’nın dünyayla etkileşimini sürdüren açık bir yapı olarak kalması şeklinde sıraladı.

Damianos, “Tüm bu hedefler, ortak değerlerimiz ve dayanıklı, özerk bir Birlik için geliştirdiğimiz uzun vadeli stratejimizle desteklenmektedir,” dedi. Bu sütunların sadece teorik politika çerçeveleri olmadığını vurgulayan Bakan, Avrupa’nın netlik, özgüven ve kararlılıkla hareket etmesi gereken bir dönemde, izlenecek siyasi rotanın omurgasını oluşturduğunu ifade etti.

Bu çerçevede ticaret politikasının üçüncü sütun altında merkezi bir öneme sahip olduğuna işaret eden Damianos, bunun basit bir politika başlığı olmanın ötesinde şu gerçeği yansıttığını dile getirdi: Avrupa’nın refahı ve güvenliği; dünyayla bağlantıda kalma, güçlü ve adil ortaklıklar kurma ve gerektiğinde çıkarlarını savunabilme kapasitesine bağlı.

Ticaretin, Avrupa’nın dış dünyayla ilişkilerini, değerlerini koruma yöntemlerini ve belirsizliklerle dolu bir dünyada nasıl rekabetçi ve dayanıklı kalacağını belirleyen temel unsur olduğunu söyleyen Damianos, bu alanda tüm önceliklerin kesiştiğini vurguladı.

Bakan ayrıca, AB’nin Asya, Afrika ve Orta Doğu’daki kilit ortaklarıyla yürüttüğü ticaret müzakerelerine özel bir ağırlık verileceğini belirtti. Bu ortaklıkların yalnızca Avrupa’nın direncini artırıp tedarik zincirlerini çeşitlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda adil, sürdürülebilir ve karşılıklı yarar sağlayan ekonomik ilişkilerin önünü açtığını kaydetti.

Geleneksel kurallara dayalı sistemin yerini giderek güç siyaseti ve parçalanmış bir yapıya bıraktığını ifade eden Damianos, böyle bir ortamda ticaret konusunda dürüst ve yenilenmiş bir söyleme ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Bir yandan AB’nin serbest ticaret anlaşmaları ağının genişletilmesi gerektiğini savunan Bakan, diğer yandan Avrupa’nın çıkarlarını savunmak için elindeki tüm araçları kullanmaya hazır olması gerektiğini belirtti. Dönem Başkanlığı’nın, müzakereleri tamamlanmış anlaşmaların Konsey’deki onay süreçlerini hızlandırmaya öncelik vereceğini de sözlerine ekledi.

Anlaşmaların hayata geçirilmesinin teknik bir prosedürden ibaret olmadığını vurgulayan Damianos, bunun AB kararlarının vatandaşlar için somutlaştığı an olduğunu ifade etti. İmzalanan her anlaşmanın vatandaşlar ve işletmeler nezdinde günlük hayatta, erişilen pazarlarda ve güven duyulan istikrarda fark yaratması beklentisini doğurduğunu söyledi.

Damianos, 25 yılı aşkın süren müzakerelerin ardından AB ile Mercosur ortaklarının 17 Ocak 2026’da AB–Mercosur Ortaklık Anlaşması (EMPA) ve Geçici Ticaret Anlaşmasını (iTA) resmen imzalamasını “tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi.

Artan jeopolitik gerilimler arasında bu anlaşmaların net bir mesaj verdiğini belirten Bakan, Avrupa Birliği’nin çok taraflı iş birliğinin yanı sıra kurallara, adalete ve öngörülebilirliğe dayalı küresel ticaret sisteminin arkasında durmaya devam ettiğini gösterdiğini söyledi.

Ekonomik boyutunun ötesinde, bu anlaşmaların Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay ile siyasi diyaloğu derinleştireceğini ifade eden Damianos, sürdürülebilir kalkınmadan dijital dönüşüme ve küresel yönetişime kadar pek çok alanda ortak hareket için yeni bir zemin oluşacağını belirtti.

Konuşmasını AB–Mercosur anlaşmalarının artık uygulamaya konulmasının şart olduğunu vurgulayarak tamamlayan Damianos, Avrupa Parlamentosu’nun bu süreçteki kilit rolüne dikkat çekti:

“Dosyanın ne denli karmaşık olduğunun bilincindeyiz. Ancak ekonomik, jeopolitik ve çevresel açıdan taşıdığı stratejik önem göz önüne alındığında, Parlamento onayına giden yolda hızlı ve sorumlu adımlar atmak için birlikte çalışmamız hayati önem taşıyor.”

KHA/CP/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı