Avrupa Komisyonu Sözcüsü, Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) yaptığı açıklamayla, Komisyon’un Kıbrıs'ın Larnaka Bölgesi'ndeki Livadia'da bir sığır yetiştirme biriminde, iki büyük koyun ve keçi yetiştirme tesisinde şap hastalığı (FMD) salgınları hakkında resmî olarak bilgilendirildiğini doğruladı; Kıbrıs'a 529.000 doz aşı gönderileceğini, Hellim/Halloumi  gibi süt ürünlerinin Avrupa Birliği (AB) pazarına sunulmaya devam edebileceğini bildirdi.

Komisyon Sözcüsü, Kıbrıs yetkililerinin, epidemiyolojik araştırmalar ve laboratuvar testleri de dâhil olmak üzere AB mevzuatına uygun olarak gerekli tüm kontrol önlemlerini zaten almış durumda olduğunu belirtti.

Avrupa Komisyonu Sözcüsü aracılığıyla, etkilenen tüm çiftliklerde ve kısıtlı bölgelerde yetkili makamların derhâl ve kararlı bir şekilde harekete geçmesinin son derece önemli olduğunu açıkladı.

Bu önlemler arasında etkilenen işletmelerdeki hayvanların derhâl itlaf edilmesi, ölen ve itlaf edilmiş hayvanların ve ürünlerinin imha edilmesi, tesislerin dezenfekte edilmesi, hareket kısıtlamalarının uygulanması, sıkı biyolojik güvenlik ve yoğun gözetim yer alıyor. Tüm bu faaliyetler AB hukukuna tam uyum içinde gerçekleştirilecek.

Sözcü ayrıca Avrupa Komisyonu’nun 24-27 Şubat tarihleri ​​arasında, hastalığa karşı mücadelede yetkili Kıbrıs makamına destek verecek, aşılama kullanımı konusunda tavsiyelerde bulunacak ve acil aşılama planının geliştirilmesine katkıda bulunacak bir AB uzman ekibi (EUVET) görevlendirerek her türlü desteği sağlayacağını yineledi.

Bu misyonlar, ulusal makamlara bilimsel, teknik ve pratik yardım sağlarken aynı zamanda takip önerileri formüle etmek için bilgi topluyorlar.

Aynı zamanda, durumla başa çıkmak için gerekli acil önlemler AB düzeyinde bu hafta içinde alınacak ve gelecek günlerde Kıbrıs'a 529.000 doz aşı gönderilecek.

AB'nin yürütme organının Sözcüsü, hayvan hastalıkları ve ölümcül virüslerle mücadele etmenin, hayvan sağlığı politikasının ve “Tek Sağlık” yaklaşımının temel bir ayağı olduğunu vurguladı; Komisyon’un salgınlardan etkilenen üye ülkelerin yetkilileriyle sürekli temas hâlinde olduğunu, bir üye ülke tarafından salgın bildirildiğinde, AB mevzuatına uygun olarak hastalık kontrol önlemlerinin derhal uygulandığını hatırlattı; dahası Komisyon’un, sahada gelişen durumu dikkate almak için sürekli olarak güncellenen gerekli acil önlemleri üye ülkelere sunduğunu ifade etti.

Sözcü, doğrulanan bir salgın durumunda, Komisyon’un, etkilenen işletmelerin etrafındaki kısıtlı bölgeye dâhil edilecek alanları ve bu bölgenin süresini AB düzeyinde tanımlayan önlemler alacağını da bildirdi.

AB mevzuatına göre, bu bölgelerde uygulanan önlemler arasında etkilenen tesislerde tutulan hassas türdeki tüm hayvanların yerinde itlaf edilmesi, hızlı ve güvenli bir şekilde imha edilmesi, tesislerin temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi, hassas hayvanların ve ürünlerinin taşınmasının yasaklanması, hem 3 kilometre hem de 10 kilometrelik bölgelerde ve daha geniş kısıtlı bölgede yoğun gözetim yer alıyor.

Bunların yanı sıra ilgili üye ülkenin topraklarında derhâl kesim dışında, hassas hayvanların daha geniş kısıtlı bölgenin dış çevresinden ayrılmasına izin verilmiyor.

 

Ticari etkiler – üçüncü ülkelere ihracatın vaka bazında askıya alınması

------------

Ticari etkilerle ilgili olarak Komisyon, Kıbrıs'taki salgınların, Ocak 2025'te Almanya'da meydana gelen tek bir salgının yanı sıra mart ve nisan aylarında Slovakya ve Macaristan'da meydana gelen ve zaten kapatılmış olan salgınları takip ettiğini hatırlattı.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütünün Kıbrıs'ın şap hastalığından arınmış ülke statüsünü askıya alması nedeniyle şap hastalığına duyarlı hayvanların ve tedavi edilmemiş hayvansal ürünlerin üçüncü ülkelere ihracatı geçici olarak askıya alındı.

Her halükârda Kıbrıs yetkili makamları artık “şap hastalığından arınmış ülke” statüsü gerektiren hayvanlar ve belirli hayvansal ürünler için üçüncü ülkelere ihracat sertifikası düzenleyemiyor. Bununla birlikte Komisyon, durum istikrara kavuştuğunda, üçüncü ülkeleri bölgeselleşme ilkesine saygı göstermeye ve Kıbrıs'ın tüm topraklarından ihracata yasak getirmemeye çağırıyor.

Süt ürünleri ve özellikle Hellim üzerindeki etkiye ilişkin olarak salgın veya şüpheli salgın görülen işletmelerden gelen sütün güvenli bir şekilde imha edilmesi gerektiği açıklığa kavuşturulurken acil aşılama kullanılması durumunda aşılama bölgesinde risk azaltma önlemleri uygulanması, çiğ süt hareketlerinin yasaklanması dâhil önlemler alınması gerekiyor.

KHA/MG/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı