Mağusa Belediye Başkanı Simos Ioannou, dün Avrupa Parlamentosu Dilekçeler Komitesinin (PETI), Mağusa Mülteciler Hareketi adına sunulan bir talep doğrultusunda Mağusa'nın kapalı bölgesine ilişkin meseleyi yeniden gündemine almasını memnuniyetle karşıladı.
Ioannou, PETI'deki konuşmasında üyelere uzun süredir sürdürdükleri destekleri ve Mağusa meselesini yeniden gündemine taşıma kararları için teşekkür etti.
Belediye Başkanı, Mağusa'yı uluslararası hukukun çiğnenmesinin simgesi olarak tanımlarken Varoşa'nın 1974'ten bu yana askerî işgal altında kaldığını ve yasal sakinlerin geri dönüşüne izin verilmediğini vurguladı.
Ioannou, bölgenin yasal sakinleri dışındaki kişilerce iskân edilmeye çalışılmasını kabul edilemez bulan ve bölgenin Birleşmiş Milletler (BM) yönetimine devredilmesi çağrısını içeren BM Güvenlik Konseyi'nin 550 ve 789 sayılı Kararlarına atıfta bulundu.
Belediye Başkanı'na göre son yıllarda bir dizi tek taraflı adım atılmış; 2020'den itibaren Varoşa'nın bazı kesimlerinin kademeli olarak açılması bunların başında geliyor. Türk yetkililerin ve Türkiye Cumhurbaşkanı'nın bölgeye gerçekleştirdiği ziyaretlere ve Varoşa'nın bazı bölümlerinin kısmen açılmasına ilişkin kararlara da değinen Ioannou, tüm bu adımların Güvenlik Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından kınandığını belirtti.
PETI'nin önceki yıllarda yürüttüğü faaliyetleri aktaran Ioannou, 2007 ve 2018'deki gerçek tespit ziyaretlerine ve ilgili BM kararlarının uygulanmasını destekleyen raporlar ile yazılı bildirgelerine dikkat çekti.
Dilekçeyi sunan Loizos Afxentiou'ya özel olarak değinen Ioannou, onun girişiminin meselenin Komite’nin gündemine taşınmasında belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.
Belediye Başkanı, 2017'den günümüze uzanan gelişmelerin bir zaman çizelgesini de sundu: Crans-Montana sonrasında bölgenin kısmi açılışına doğru atılan adımlar, 2019'da mülklerin tescili, 2020'de Türk yetkililerin ziyaretleri, 2021'de kısmi açılış kararı ve hâlihazırda erişime açılan bölümlerdeki altyapı çalışmaları da dâhil olmak üzere tam açılışa ilişkin son dönemde yapılan açıklamalar bunların başlıcalarıdır.
Konuşmasının sonunda PETI Başkanı ve üyelerini Mağusa'yı ziyarete davet eden Ioannou, böyle bir ziyaretin 1974 olaylarının üzerinden 52 yıl geçmesinin ardından yasal sakinlere destek mesajı vereceğini ifade etti.
Dilekçeyi sunan Loizos Afxentiou da PETI'deki konuşmasında 1974'ten bu yana yerinden edilmiş bir kişi olarak yaşadıklarını aktardı.
Afxentiou, kendisinin ve ailesinin Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin ikinci aşamasında, Ağustos 1974'te mülteci durumuna düştüğünü belirtti. Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının yüzde otuz yedisinden fazlasını işgal altında tutmaya devam ettiğini ve bölgede kırk binden fazla asker bulundurduğunu vurgulayan Afxentiou, tüm Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 2004'te Avrupa Birliği'ne katılmış olmasına karşın hükûmetin etkin kontrolünü kullanamadığı bölgelerde AB müktesebatının uygulanmasının askıya alındığına da dikkat çekti.
Oturumda haritalar ve bölgenin havadan çekilmiş fotoğraflarını sunan Afxentiou, ateşkes hattını ve tampon bölgeyi tanıttı. 1974 sonrasında çevresi kapatılan, sivil erişimin yasak tutulduğu ve Türk ordusu kontrolünde kalan Varoşa'ya ilişkin ayrıntılı bilgi verdi.
Afxentiou, işgalin ilk yıllarında mülklerin sistematik biçimde yağmalandığını; eşyaların Kıbrıs dışına çıkarıldığını ya da yerleşimcilere dağıtıldığını aktardı. Mağusa'daki evinden fotoğraf materyalleri sunan Afxentiou, 2003'teki ziyaretinde evinin büyük hasar gördüğünü tespit ettiğini söyledi.
Afxentiou ayrıca 2006 yılında evinin önünde röportaj verirken birkaç saatliğine "gözaltına alındığını", 2011'de ise kendi mülküne girdiği gerekçesiyle Türk kuvvetleri tarafından yeniden "gözaltına alındığını" da paylaştı.
Dilekçe sahibi, PETI'nin bu konuda daha önce gerçek tespit ziyaretleri düzenlediğini ve ilgili kararların uygulanması çağrısında bulunduğunu hatırlattı. 2019 sonrasındaki gelişmelere de değinen Afxentiou, BM uyarılarına karşın Varoşa'nın bazı kesimlerinin 2021'de erişime açıldığını; Ocak 2026 tarihli BM Genel Sekreteri raporunda ise örgütün ilgili kararlara uyulması yönündeki tutumunun yinelendiğini belirtti.
Afxentiou, dilekçesinin Schuman Bildirisi'nden ve Avrupa bütünleşmesinin dayanışmayı pekiştiren somut kazanımlar aracılığıyla ilerlediği ilkesinden ilham aldığını da sözlerine ekledi. Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne giden yolda somut bir adım olarak Mağusa'da federal bir bölge oluşturulmasını, yasal sakinlerin geri dönüşünü ve limanın yeniden açılmasını önerdi.
Afxentiou, bu çabaya destek talep ederek aynı mesele için yirmi üç yıldır Avrupa Parlamentosu'nun kapısını çaldığını vurguladı ve elli iki yıl önce yerinden edildiği evine dönme isteğini bir kez daha dile getirdi.
Dilekçe açık kalmaya devam ediyor
----------------
PETI Başkanı Bogdan Rzońca, oturumun sonunda yaptığı açıklamada, dilekçenin (dosya durumunun) hâlâ açık olduğunu ve hem Avrupa Parlamentosu’ndan hem de Avrupa Komisyonu’ndan yeni adımların beklendiğini belirtti.
Ardından gerçekleştirilen oturumda Avrupa Parlamentosu üyeleri, Afxentiou'nun dilekçesine ve Varoşa'nın yasal sakinlerine kavuşturulması talebine güçlü destek verdiklerini dile getirdi. Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu üyeleri ise konuşmalarında Varoşa meselesinin bir “sadizm hikâyesi” olduğunu vurgulayarak AB'den somut adımlar atılması ve kayda değer önlemler alınması gerektiğinin altını çizdi.
KHA/CP/NST/MHY/2025
Kıbrıs Haber Ajansı