Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri Josie Christodoulou, cuma günü yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) son kararlarının, toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının ve önyargıların Kıbrıs'taki yargı süreçlerini etkilemeye devam ettiğini gösterdiğini belirtti.
Komisere göre, AİHM’in Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhine iki tecavüz davasıyla ilgili yakın tarihli kararları, ciddi bir özeleştiri gerektiriyor.
Christodoulou, "Bir tecavüz mağduru kadının nasıl davranması ‘gerektiğine’ dair algılar ve mağdurların güvenilirliğinin sorgulanması, cinsiyete dayalı ayrımcılığa yol açıyor ve mağdurların onuruna saygısızlık anlamına geliyor," diye kaydetti.
Cinsiyetçilik ve kalıp yargıların, kadın-erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkilerinden beslendiğini belirten Komiser, bu durumun kadına yönelik şiddeti körüklediğini, insan onurunu zedelediğini, adalet ve demokrasiyi baltaladığını vurguladı. Bu tür bir ayrımcılığın, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin uluslararası yükümlülüklerine de aykırı olduğunu söyledi.
Son yıllarda yasal çerçevenin önemli ölçüde güçlendirildiğini belirten Christodoulou, mevcut araçlar ve iş birliği yoluyla mağdurların etkin bir şekilde korunması ve gerekli toplumsal cinsiyet eşitliği kültürünün oluşturulması gerektiğini ifade etti. Komiserlik Ofisi'nin, kalıp yargıları yıkmak için Hukuk Dairesi Akademisi ile görüşmeler başlattığını ve kurumsal farkındalığı artırmak üzere Kıbrıs Yargı Eğitim Okulu ile iş birliği içinde olduğunu ekledi.
Christodoulou sözlerini, "Cinsiyete dayalı şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Bu nedenle mağdurların bireysel bir meselesi değil, bir bütün olarak toplumu ilgilendiren bir sorundur," diyerek tamamladı.
KHA/NST/2025
Kıbrıs Haber Ajansı