Aralarında Kıbrıs’ın da olduğu Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Estonya, Finlandiya, İzlanda, İtalya, İrlanda, Letonya, Lüksemburg, Moldova, Norveç, Polonya, San Marino, İspanya ve İsveç Dışişleri Bakanları, çarşamba günü yayımlanan ortak bir açıklamayla Orta Doğu'daki çatışmadan duydukları endişeyi dile getirdiler.
Açıklamada, Lübnan'daki dramatik durum ve şiddetin yeniden tırmanmasından dehşete düşüldüğü, ülkede hâlihazırda toplam nüfusun yaklaşık %25'ini temsil eden 1,2 milyon iç göçmenin bulunduğu belirtildi; Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, çoğu çocuk, yardım görevlisi ve gazeteci olmak üzere 1000'den fazla kişinin öldürüldüğü kaydedildi.
17 ülkenin Dışişleri Bakanları, Hizbullah'ın İran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e saldırma kararını şiddetle kınadılar; Hizbullah’ın, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak İsrail'e karşı tüm düşmanca eylemlerini derhâl durdurması ve silahsızlanma gerektiğini vurguladılar.
Dışişleri Bakanları, İsrail'in uluslararası insani hukuka, ayrımcılık, orantılılık ve ihtiyat ilkeleri de dâhil olmak üzere tam olarak uymak ve sivillerin ve sivil nesnelerin korunmasının önemini anlatma yükümlülüğünü hatırlattılar; sivillere, sağlık personeline, yardım çalışanlarına, gazetecilere, sivil altyapıya ve tesislere yönelik saldırıların haksız ve kabul edilemez olduğunu ve derhâl durdurulması gerektiğinin altını çizdiler.
Hesap verebilirliğin sağlanmasında bağımsız soruşturmaların önemli olduğuna, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarının ve Hizbullah'ın saldırılarının durdurulması gerektiğine işaret eden Dışişleri Bakanlarının ortak açıklamasında, "İsrail'i Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı duymaya çağırıyoruz ve hem Hizbullah'ı hem de İsrail'i askeri eylemleri durdurmaya çağırıyoruz. Ayrıca etkilenen tüm nüfuslara tam, güvenli ve engelsiz insani erişim sağlanmasını talep ediyoruz" denildi.
“Lübnan Hükûmetinin "devlet silah tekeli, Hizbullah'ı silahsızlandırma ve askeri faaliyetlerine son verme çabaları" konusundaki kararına desteklerini ifade eden Dışişleri Bakanları, Lübnan Kabinesi'nin 2 Mart 2026'da aldığı Hizbullah'ın tüm güvenlik ve askeri faaliyetlerini yasaklama, Lübnan Silahlı Kuvvetlerini Hizbullah'ın silahlarının muhafazasını üstlenmekle görevlendirme ve Hizbullah'ı silahlarını Lübnan Devleti'ne teslim etmeye zorlama kararını memnuniyetle karşıladılar.
Lübnan Hükûmetinin çeşitli alanlardaki son reform çabalarının da övüldüğü ortak açıklamada, "Bu çabalar baltalanmak yerine desteklenmelidir. Uluslararası toplumun Lübnan Silahlı Kuvvetlerini (LAF) desteklemeye devam etmesi de son derece önemlidir" denildi.
17 ülkenin Dışişleri Bakanları’nın ortak açıklamada, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü'nün (UNIFIL) görevini yerine getirmesine desteklerini ifade ettiler; "UNIFIL birliklerine yönelik tüm saldırıları kınıyoruz; bu saldırılar, özellikle Endonezyalı barış güçlerinin öldürülmesi olmak üzere, barış güçleri arasında kabul edilemez kayıplara yol açmıştır. BM barış güçlerinin güvenliği her zaman sağlanmalıdır" dediler.
Lübnan ve İsrail'deki şiddetin tüm kurbanlarına ve ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz" denilerek, "tüm tarafların Kasım 2024 ateşkes anlaşmasına uyması ve BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı Kararını tam olarak uygulaması gerektiği vurgulanan ortak açıklamaya şöyle devam edildi:
"İsrail'i, Lübnan makamlarının doğrudan müzakereler yapma çağrısını kabul etmeye şiddetle teşvik ediyoruz.”
“Lübnan'da istikrarı destekleme çabaları, Orta Doğu'da kalıcı barış ve güvenlik için çok önemlidir. Gerilimin azaltılması acilen gereklidir. Diplomasi galip gelmelidir.” “Lübnan ve halkına yardım etmek için önemli ölçüde acil ve insani yardım seferber ettik ve bunu yapmaya devam edeceğiz. Uluslararası toplumu, Lübnan ve halkına daha fazla yardım etmek için seferber olmaya çağırıyoruz."
KHA/MG/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı