Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides perşembe günü Brüksel’deki "Cyprus Insula" sergisinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ın hikâyesinin Avrupa projesinin tam olarak özünü yansıttığını belirtti.
Kıbrıs Bankası Kültür Vakfının "Cyprus Insula - Tarih, Bellek, Gerçeklik" adlı sergisi, Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının desteğiyle, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığı kapsamında Brüksel’de kapılarını açtı.
Avrupa Konseyi toplantısı için Brüksel’de bulunan Cumhurbaşkanı Christodoulides; Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, Hükûmet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Avrupa İşleri Müsteşarı Marilena Raouna ve diğer yetkililerle birlikte sergiyi ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Christodoulides konuşmasında, bu sergiyi "olağanüstü bir çalışma" ve "bizleri Kıbrıs’ı zamanın, mekânın ve insanların kalıcı merceğinden okumaya davet eden bir proje" olarak nitelendirdi.
Lefkoşa’da düzenlenen ana gösterimden uyarlanan bu gezici serginin küratörlüğünü Dr. Yiannis Toumazis ve Demetra Ignatiou üstlendi. Christodoulides, Dışişleri Bakanlığı tarafından AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nın en önemli kültürel dönüm noktası olarak sipariş edilen bu projenin, vakfın adaya kırk yılı aşkın süredir sunduğu paha biçilmez kültürel katkıyı yansıttığını ifade etti.
"Cyprus Insula" sergisinin Kıbrıs’ın hikâyesini dünya genelindeki kitlelerle buluşturmak için eşsiz bir fırsat sunduğunu kaydeden Christodoulides, "Insula" (ada) kelimesinin bizlere coğrafyamız denizle çevrili olsa da tarihimizin hiçbir zaman bir izolasyon tarihi olmadığını hatırlattığını vurguladı. Kıbrıs’ın her zaman "canlı bir kavşak", Doğu Akdeniz’e ve daha geniş dünyaya açılan bir Avrupa köprüsü olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Christodoulides, serginin kuşaklar boyunca Kıbrıs’ın toplumsal, kültürel ve siyasi gerçeklerini şekillendirmeye devam eden katmanlı tarihi, hafızaları ve yaşanmış deneyimleri aktardığını dile getirdi. Sergiye dair detayları paylaşırken, 1974’e de değinen Christodoulides, bu olayın adanın toplumsal ve coğrafi yapısında yarattığı travmayı, anıları ve derin değişimleri serginin gözler önüne serdiğini ifade etti.
Aynı zamanda serginin bir arada yaşama, kimlik ve aidiyet gibi değerleri de odak noktasına aldığını belirten Christodoulides, bu değerlerin insanları Kıbrıs’ın Akdeniz kıyılarının çok ötesinde, farklı kültürler ve nesiller arasında birbirine bağladığını sözlerine ekledi.
Serginin, kültürlerin kesiştiği ve geliştiği bir yer olarak Kıbrıs’ı tasvir ederken, kolektif hafızada iz bırakan karmaşık zorlukları ve bölünmeleri de tüm çıplaklığıyla kabul ettiğini söyleyen Christodoulides, "Özünde bu sergi, geçmişimizi anlamanın bugün kim olduğumuzu anlamak ve yabancı işgali ya da bölünme olmaksızın, barışçıl bir gelecek inşa etmek için elzem olduğunu hatırlatıyor" dedi.
Konuşmasını sonlandırırken Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın temel vizyonu olan "Dünyaya Açık, Özerk Bir Birlik" hedefine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı, bu kültürel bağların her zamankinden daha derin bir anlam kazandığını belirtti. Bir sentez, direnç ve diyalog adası olan Kıbrıs’ın hikâyesinin Avrupa projesinin özünü yansıttığını söyleyen Christodoulides, bunun bizleri birleştiren değerleri ve çeşitlilik içinde gerçekten birleşmiş olan Avrupa Birliği çatısı altında paylaştığımız ortak amacı güçlendirdiğini ifade etti.
Küratör Toumazis ise yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ın uzun süredir medeniyetlerin kavşağında yer aldığını, Doğu Akdeniz ve ötesinden gelen etkileri özümseyip dönüştürdüğünü belirtti.
Toumazis, "Bu açıdan bakıldığında Cyprus Insula, bizi adayı, tarihi günümüzle son derece bağlantılı olan dinamik bir kültürel organizma olarak düşünmeye teşvik ediyor" dedi. Serginin merkezinde, tecrit olarak değil, birbirine bağlılık olarak anlaşılan bir "adalılık" kavramının yattığına dikkat çekti.
"Cyprus Insula" başlığının, Kıbrıs’ı sadece coğrafi bir toprak parçası olarak değil; yüzyıllar boyunca hareket, bir arada yaşama, göç, çatışma, alışveriş ve süreklilikle şekillenmiş bir alan olarak değerlendirmeye davet ettiğini kaydetti.
Toumazis, fotoğraflar, haritalar, arşiv malzemeleri, çağdaş sanat eserleri, sürükleyici teknolojiler ve kişisel tanıklıklar aracılığıyla serginin Kıbrıs’ı hem tarihî hem de duygusal bir manzara olarak keşfe çıktığını sözlerine ekledi.
KHA/EAN/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı