Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa cuma günü Lefkoşa’da Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, Avrupa Birliğinin (AB), AB-Türkiye ilişkilerinin güçlendirilmesi de dâhil olmak üzere Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Birleşik bir Avrupa’nın yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’a ihtiyacı olduğunu vurgulayan Antonio Costa, Kıbrıs sorununun diyalog yoluyla çözülmesi için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri liderliğinde yürütülen çabalara desteğini ifade etti. Antonio Costa ayrıca, AB’nin Türkiye ile ikili ilişkilerini güçlendirerek bu sürece yardımcı olmaya ve olumlu katkı koymaya hazır olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ise gerekli araçlara sahip olması nedeniyle Kıbrıs sorununun çözümünde AB’nin en belirleyici rolü oynayabileceğini, görüş ayrılıklarının devam ettiği konularda ise asıl çözümün AB müktesebatı olduğunu belirtti. Görüşmelerin yeniden başlaması için hazır olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı, müzakerelerin kaldığı yerden devam edeceğinin duyurulacağı daha geniş katılımlı bir konferans düzenlenmesi gerektiği yönünde BM Genel Sekreterine mesaj gönderdi. Nikos Christodoulides, tüm tarafların müzakere masasında gösterecekleri siyasi iradeye göre değerlendirileceğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Christodoulides ayrıca Kıbrıs’ın Schengen bölgesine tam üye olma arzusunu gündeme getirdi. İki lider, AB’nin yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi, Ukrayna, genişleme, rekabetçilik, savunma ve güvenlik ile göç konularını ele aldı. Görüşmede Orta Doğu’daki duruma da özel bir parantez açıldı. Cumhurbaşkanı Christodoulides, Kıbrıs’ın üstlendiği rolü ve AB’nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çabaları destekleme kararlılığını vurgularken, Antonio Costa da bu yapıcı rolden dolayı Kıbrıs’a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, AB’nin rekabetçiliğiyle alâkalı konulara değinerek, "Tek Avrupa, Tek Pazar" Şartı’nın imzalanmasının ardından bir sonraki adımın bürokratik engellerin kaldırılması ve tek pazarın daha da derinleştirilmesi olması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, bunun Avrupa Birliğinin rekabet gücünü şüphe götürmez biçimde artıracağını ifade etti. İspanya’da yaşanan son gelişmelerin ışığında göç konusu da masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Başkan’a da belirttiğim gibi, Kıbrıs’ta göç konusunda elde ettiğimiz sonuçlardan gurur duyuyoruz. Çok özel ve bütüncül bir politika sayesinde düzensiz göçmen gelişlerini %92 oranında azaltmayı, geri gönderimleri ise %180 oranında artırmayı başardık," dedi.

Kıbrıs sorunu ve Schengen bölgesine tam üyelik

--------------------------------

Antonio Costa, Avrupa Birliğinin BM Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukukla uyumlu olarak Kıbrıs sorununda ilerleme kaydedilmesine yönelik kararlılığını teyit etti. AB’nin, BM Genel Sekreteri Guterres’in müzakereler yoluyla bir çözüme ulaşılması yönündeki çabalarını aktif şekilde desteklediğini belirten Antonio Costa, Komiser Raffaele Fitto’nun yakın zamanda Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasının da tam olarak bu amaca hizmet ettiğini ekledi.

BM Genel Sekreteri Guterres’in temmuz ayı sonunda Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından son gelişmeler ve sürece dair beklentiler hakkında bilgi almanın önemine değinen Antonio Costa, jeopolitik koşulların bu kadar zorlu ve hızlı değiştiği bir dönemde birlik içinde kalmanın ve birlikte hareket etmenin önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Christodoulides’e hitap eden Avrupa Konseyi Başkanı, "Karşı karşıya olduğumuz sorunlara karşı Avrupa’nın ortak yanıtını şekillendirirken size ve ülkenizin yapıcı katılımına güvenebileceğimi biliyorum," dedi. Güçlerini birleştirerek ve ortak taahhütlerine dayanarak Avrupa için gerçek bir ilerleme kaydedebileceklerine olan inancını dile getiren Antonio Costa, daha güçlü, daha güvenli ve daha birleşmiş bir birlik inşa etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, Antonio Costa’ya Kıbrıs sorununa gösterdiği kişisel ilgi ve BM Genel Sekreteri ile temas halinde olması nedeniyle teşekkür etti. Kıbrıs sorununun bir Avrupa sorunu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Kıbrıs sorununun çözümünde ve vatanımızın AB ilkeleri, değerleri ve yasaları temelinde yeniden birleşmesinde AB en belirleyici rolü oynayabilir," diyerek bu çabada Avrupa Konseyi Başkanı’nın yardım ve desteğine büyük önem verdiğini belirtti.

Görüşmede Schengen bölgesine tam üyelik konusunu da açan Cumhurbaşkanı Christodoulides, Avrupa Komisyonunun hazırladığı değerlendirme raporu ışığında Kıbrıs Cumhuriyetinin Schengen bölgesine tam üye olma arzusunu ve hazırlığını dile getirdi. Raporun ülkenin tam olarak hazır olduğunu teyit ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, bu sürecin öncelikli olarak tamamlanması yönündeki tavsiyeyi hatırlattı.

Türkiye’nin Kıbrıs sorununa yaklaşımı

-------------------------

Türkiye’nin Kıbrıs sorununda daha yapıcı bir tutum sergileyip sergilemeyeceği ve AB-Türkiye ilişkilerinden yola çıkarak AB’nin müzakerelerin yeniden başlamasında nasıl bir rol oynayabileceği yönündeki bir soruya yanıt veren Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum tarafı ve Kıbrıs Türk tarafı da dâhil olmak üzere hepimiz müzakere masasında değerlendirileceğiz," dedi.

Görüş ayrılıklarının sürdüğü tüm konuları ele almak üzere müzakerelere yeniden başlama hazır olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı, "Bugün, görüş ayrılıklarının devam ettiği tüm konuları tartışmak üzere görüşmelerin yeniden başlamasına hazır olduğumu tekrar belirtmek isterim," diye konuştu. Cumhurbaşkanı, BM Genel Sekreterine gönderdiği mesajı hatırlatarak, müzakerelerin kesintiye uğradığı noktadan yeniden başlayacağının ilan edileceği genişletilmiş bir konferansın toplanması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Christodoulides, "Gerekli siyasi iradeye sahip olup olmadığımız konusunda hepimizin fiilen değerlendirileceği yer orasıdır," vurgusunu yaptı.

Avrupa Konseyi Başkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın 2025 yılında Kıbrıs sorununa ilişkin BM Genel Sekreterine gönderdikleri ortak mektubu "tarihî" olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, bu mektubun hem çözüm çerçevesini hem de AB’nin sunabileceği somut katkıları net bir şekilde ortaya koyduğunu hatırlattı.

Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı’nın Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasının AB’nin bu konudaki niyetini açıkça gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı, "AB, karşılıklı fayda sağlayan bir anlaşma çerçevesinde bizi çözüme ulaştıracak gerekli araçlara sahip tek yapı olduğu için en belirleyici rolü oynayabilir," dedi. Cumhurbaşkanı ayrıca, bugüne kadar uzlaşı sağlanamayan, sadece anlaşmazlık ve görüş ayrılıklarının yaşandığı birçok konunun çözümünün AB müktesebatında yattığına dikkat çekti.

Antonio Costa ise, "Avrupa’nın Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine ihtiyacı olduğu bizim için çok açıktır," şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın pozisyonunu ve BM Genel Sekreteri önderliğinde bu sorunların diyalog yoluyla çözülmesi yönündeki çabaları desteklediklerini belirten Antonio Costa, konunun ele alındığı ve tartışıldığı çerçeveye de tam saygı duyduklarını dile getirdi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile birlikte Türkiye Cumhurbaşkanı’na, AB-Türkiye ikili ilişkilerinin güçlendirilmesi de dâhil olmak üzere Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu katkıda bulunmaya hazır olduklarını ilettiklerini belirten Antonio Costa, bunun AB’nin çözüm çabalarına sunabileceği önemli bir katkı olabileceğini ifade etti.

Yeni mali çerçeve görüşmeleri

-------------------------

AB’nin bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve (ÇYMC) müzakerelerine de değinen Antonio Costa, Kıbrıs’ın dönem başkanlığının ve jeostratejik konumundan kaynaklanan özel rolünün önemine dikkat çekti. Avrupa’nın dönüm noktası niteliğinde bir döneme girdiğini ifade eden Antonio Costa, en önemli kararlardan birinin 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni uzun vadeli AB bütçesinin şekillendirilmesi olacağını kaydetti. Yıl sonuna kadar bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirten Antonio Costa, Kıbrıs’ın dönem başkanlığı sırasında somut rakamlar içeren ilk müzakere taslağı üzerinde yürüttüğü çalışmaların haziran ayındaki liderler zirvesinde yürütülen tartışmalara çok önemli bir katkı sağladığını vurguladı.

AB’nin mevcut bütçenin kabul edildiği 2020 yılına kıyasla tamamen farklı bir jeopolitik ortamda bulunduğuna işaret eden Antonio Costa, bu durumun bütçenin yapısı ve kaynak tahsisi konusunda yeni bir yaklaşım gerektirdiğini belirtti. Antonio Costa, "Savunma, güvenlik, rekabetçilik, inovasyon ve stratejik dayanıklılık gibi ortak önceliklerimizi ele almamızı sağlayacak bir bütçeye ihtiyacımız var," dedi.

Kıbrıs da dâhil olmak üzere bu yaz yaşanan orman yangınları ve kuraklıklara değinen Antonio Costa, bu felaketlerin öngörülemeyen zorluklara, vatandaşların ve işletmelerin acil ihtiyaçlarına hızla yanıt verecek araçlara duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti. Bununla birlikte, uyum ve tarım politikaları gibi AB bölgelerini ve vatandaşlarını destekleyen temel sütunların korunması gerektiğinin altını çizdi.

Tıpkı ulusal bütçelerde olduğu gibi, Avrupa bütçesinin de eldeki kaynaklar dâhilinde önceliklerine yanıt vermesi gerektiğini belirten Antonio Costa, bütçenin büyük bölümünün üye devletlerin ulusal katkılarıyla finanse edildiğini ve bu katkıların makul seviyelerde kalması gerektiğini söyledi. Bu nedenle, genel bir anlaşmanın en önemli parçasını, AB için yeni gelir kaynakları anlamına gelen "dengeli ve iddialı" bir yeni öz kaynaklar paketinin oluşturacağını ekledi.

Kıbrıs’ın jeostratejik konumuna değinen Antonio Costa, ülkenin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da deniz güvenliği ve bölgesel istikrar da dâhil olmak üzere Avrupa kıtasını etkileyen güvenlik sorunlarında ön cephede yer aldığını belirtti. Bölgedeki gelişmelerin bir bütün olarak Avrupa’nın barış ve istikrarı üzerinde etkileri olduğunu ve doğrudan enerji güvenliğine yansıdığını ifade eden Antonio Costa, "Bu nedenle bölgeyle aktif şekilde ilgilenmeye devam etmeliyiz; bu konudaki aktif rolünden dolayı sana minnettarım sevgili Nikos," dedi. Antonio Costa ayrıca, AB’nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini daha da güçlendirmek amacıyla 24 Ekim’de Körfez İş birliği Konseyi ülkeleriyle bir zirve düzenleyeceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Christodoulides de Orta Doğu’daki durumu ele aldıklarını belirten Antonio Costa’nın geniş Orta Doğu coğrafyasının önemini kavrayan ilk Avrupa Konseyi Başkanı olduğunu ve bunun bölge ülkeleri tarafından da takdir edildiğini söyledi. Ekim ayında Suudi Arabistan’da düzenlenecek olan 2. AB-Körfez Liderler Zirvesi girişimini memnuniyetle karşıladığını belirten Cumhurbaşkanı, "Elbette ben de orada olacağım," derken, Antonio Costa zirvenin 24 Ekim’de yapılacağını teyit etti.

KHA/MIR/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı