Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, jeopolitik zorluklar, güvenlik, rekabetçilik ve savunma gibi konuların merkezde yer alacağı altıncı Birliğin Durumu konuşmasını 16 Eylül'de yapması bekleniyor. Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisinin (EPRS) cuma günü yayımladığı bilgilendirme notuna göre, bu yılki konuşma, Ursula von der Leyen'in mevcut yasama dönemindeki ikinci konuşması olacak.

EPRS'ye göre Komisyon Başkanı, Komisyonun 2024-2029 dönemi siyasi kılavuz ilkelerine dayanarak gelecek yıl için temel öncelikleri ve amiral gemisi girişimleri sunacak.

EPRS, konuşmanın jeopolitik baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı devam eden savaşı, Moskova üzerindeki baskıyı sürdürme ihtiyacı ile son dönemde Polonya ve Romanya hava sahalarının ihlal edilmesi gibi olaylar sıralanıyor.

Bilgilendirme notunda ayrıca, Ukrayna'da kırılgan bir ateşkes riskinin, AB'yi doğu sınırlarında yeni bir istikrarsızlıkla karşı karşıya bırakabileceği endişesi ve ABD'nin Kiev'e olan desteği ile taahhüdünün azalması ihtimaline değiniliyor.

EPRS, 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren AB-ABD ticaret anlaşması çerçevesine rağmen, dijital hizmet vergileri ve AB Dijital Pazarlar Yasası'nın ABD'li teknoloji şirketlerine uygulanması gibi konularda transatlantik ilişkilerde gerilimin sürdüğünü belirtiyor.

Orta Doğu'daki gelişmeler de Avrupa gündemini etkileyen bir diğer önemli konu olarak öne çıkıyor. İran ile bağlantılı gerilimlerin enerji güvenliğini ve petrol fiyatlarını etkilediği ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde yaşanabilecek olası veya gerçek aksamalar ile Körfez'deki rafinerilere yönelik saldırıların; AB genelinde fiyatlar, enflasyon, büyüme ve aile bütçeleri üzerinde etkileri olduğu belirtiliyor.

Aynı zamanda, Çin ile ilişkiler de Avrupa gündeminde kalmaya devam edecek. AB, ekonomik karşılıklı bağımlılık ile kritik sektörlerdeki risklerin azaltılması arasında bir denge kurmayı hedefliyor.

AB'nin özellikle Karadağ, Arnavutluk, Moldova ve Ukrayna'ya doğru genişleme perspektifi de önemli bir konu başlığı olarak kaydediliyor. EPRS, daha büyük bir birliğin hem stratejik fırsatlar hem de kurumsal ve mali zorluklar getireceğini vurguluyor.

Ekonomi alanında ise bilgilendirme notunda; zayıf GSYİH büyümesi, yüksek enerji fiyatları ve ABD ile Çin karşısında açılan rekabetçilik makası temel zorluklar olarak sıralanıyor. İnovasyon, verimlilik ile yeşil ve dijital geçiş yatırım ihtiyaçlarının yanı sıra, Draghi raporunda tahmin edilen yıllık 750 ila 800 milyar avroluk ek yatırım gereksinimine özel atıfta bulunuluyor.

EPRS, yaklaşık 2 trilyon avro değerindeki 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçeve önerisine de değinerek, bir sonraki AB bütçesi müzakerelerinin, birliğin iç ve dış önceliklerini finanse etme kabiliyetini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.

Konuşmanın ayrıca, Ursula von der Leyen'in 2024 yılında yeniden seçilmesi sırasında belirlediği yedi siyasi öncelik etrafında şekillenmesi bekleniyor. Bu öncelikler arasında sürdürülebilir refah ve rekabetçilik, Avrupa savunması ve güvenliği, sosyal politika, gıda ve su güvenliği ile doğanın korunması, demokrasinin savunulması, AB'nin küresel rolü ve birliğin geleceğe hazırlanması yer alıyor.

EPRS, yıllık Birliğin Durumu konuşması geleneğinin 2010 yılında dönemin Komisyon Başkanı José Manuel Barroso ile başladığını hatırlatıyor. ABD'nin aksine, bu konuşma AB Antlaşmaları'nda yer almıyor; Avrupa Parlamentosu ile Komisyon arasındaki çerçeve anlaşmasıyla kurulmuş bulunuyor. 2026 tarihli yeni çerçeve anlaşması, eylül ayının ilk genel kurul toplantısında yıllık bir oturum yapılmasını öngörüyor. Bu oturumda Komisyon Başkanı mevcut yılı değerlendiriyor ve gelecek yılın önceliklerini sunuyor. Konuşmanın ardından Avrupa Parlamentosunda, Konsey Başkanlığı ve siyasi grupların katılımıyla bir tartışma gerçekleştiriliyor.

KHA/CPI/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı