Temsilciler Meclisi bünyesinde İsrail Müttefikleri Vakfı (IAF) Parlamenter Grubu (Israel Allies Foundation (IAF) Caucus) oluşturuldu. İsrail’in yeni Lefkoşa Büyükelçisi Shuli Davidovich, bu gelişmenin iki ülke arasındaki ilişkilerin sürekli gelişimini yansıttığını belirterek bağların yalnızca diplomatik ilişkilere değil paylaşılan değerlere, karşılıklı güvenlik çıkarlarına ve istikrarlı ile müreffeh bir Doğu Akdeniz vizyonuna dayandığını vurguladı.

Temsilciler Meclisinde İsrail Müttefikleri Vakfı ile oluşturulan parlamenter iş birliği grubunun tanıtımı çarşamba günü Meclis binasında gerçekleştirildi. Etkinliğe; eski Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades, Savunma Bakanı Vasilis Palmas, DIKO Başkanı Nicolas Papadopoulos ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Lefkoşa Büyükelçisi John Breslow katıldı.

Parlamenter iş birliği grubu; Demokratik Seferberlik Partisi’nden (DISY) milletvekilleri George Karoullas ve Charalambos Petrides, Ulusal Halk Cephesi’nden (ELAM) milletvekilleri Sotiris Ioannou ve Marios Pelekanos ile Demokrat Parti’den (DIKO) milletvekilleri Andreas Apostolou ve Chrysis Pantelides’ten oluşuyor.

DIKO Milletvekili ve IAF Kıbrıs Şubesi Başkanı Chrysis Pantelides açılış konuşmasında; benzer görüşlere sahip ülkeler arasında ilişkiler tesis etmenin, ittifaklar geliştirmenin, iş birliğini ve iletişimi güçlendirmenin günümüzde her zamankinden daha büyük bir önem taşıdığını belirtti. Pantelides, parlamenter düzeyde ise inanç temelli yasa koyuculardan oluşan bir ağ içinde ve parlamenter diplomasi çerçevesinde iş birliğini geliştirmenin aynı derecede ehemmiyet arz ettiğini vurguladı.

Pantelides, “Israel Allies Foundation Europe ile iş birliği yapmak üzere, Temsilciler Meclisindeki altı siyasi partiden üçünü temsil eden 56 milletvekilinden altısının katılımıyla ‘Kıbrıs Grubu’nu (Cyprus Caucus) kurmaktan onur duyuyoruz. Bu girişimimiz; özgürlük, demokrasi, diplomasi, diyalog ve iş birliğine olan ortak bağlılığımızın somut bir kanıtıdır” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs ve İsrail arasındaki iş birliğinin, sırasıyla 1960 ve 1948 yıllarında iki devletin kurulmasına kadar uzandığını hatırlatan Pantelides; bu iş birliğinin savunma ve güvenlik, siber güvenlik, enerji, turizm, sağlık, ticaret, araştırma, eğitim, tarım, inovasyon ve diğer birçok temel sektörü kapsayacak şekilde genişlediğini belirtti.

Pantelides, “Kıbrıs ve İsrail, onlarca yıldır Doğu Akdeniz’deki tehditlerin, çatışmaların ve istikrarsızlığın merkezinde yer alıyor. Kıbrıs topraklarının yüzde 37’si 52 yıldır Türk işgali altındayken İsrail ise sürekli olarak İran ve onun kontrolündeki, aynı zamanda Türkiye tarafından da desteklenen Hizbullah ve Hamas gibi terör örgütlerinin hedefi hâline geliyor. Artık harekete geçmemizin tam zamanıdır” dedi.

Pantelides sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk işgal ordusu, 52 yıldır bu salondan sadece 500 metre mesafede yasa dışı ve zorlayıcı bir varlık sürdürüyor. Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmeti ve tüm Kıbrıslı Rum toplumu; Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına ve üst düzey anlaşmalara dayanan, Kıbrıs’ı Türk işgalinden kurtaracak; Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin, Maronitlerin, Ermenilerin, Latinlerin ve Yahudiler de dâhil olmak üzere adadaki tüm yasal sakinlerin, hukukun üstünlüğüyle yönetilen modern, demokratik ve Avrupalı bir devlet olan Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında barış ve refah içinde yaşamalarını sağlayacak adil ve yaşayabilir bir çözüme yürekten bağlıdır.”

Pantelides konuşmasını, “Israel Allies Foundation Europe ile iş birliği içinde kurulan Kıbrıs Grubu’nun, Vakfın temel hedeflerinin ilerletilmesine ve hayata geçirilmesine önemli katkılarda bulunacağından eminim” diyerek tamamladı.

İsrail Büyükelçisi Shuli Davidovich ise adaya gelişinden bu yana gerçekleştirdiği ilk kamuya açık konuşmasında, Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmetinin İsrail-Kıbrıs ilişkilerini daha da derinleştirme yönündeki kararlı taahhüdüne dikkat çekti.

Büyükelçi Davidovich, “İkili ilişkilerimiz son yıllarda önemli ölçüde gelişti; daha güçlü, daha dirençli ve her iki ülke için de giderek daha mühim hâle geldi. Hükûmetler temelleri atar; ancak nesiller boyu sürecek kalıcı bir yapının inşasına parlamenterler, sivil toplum liderleri, inanç temelli kuruluşlar ve diğer paydaşlar katkıda bulunur” değerlendirmesinde bulundu.

Büyükelçi Davidovich sözlerini şöyle sürdürdü: “IAF Kıbrıs Şubesinin kurulması, İsrail ve Kıbrıs arasındaki ilişkilerin kesintisiz gelişimini yansıtmaktadır. Bu durum; ülkelerimiz arasındaki bağın yalnızca diplomatik münasebetlere değil, paylaşılan ortak değerlere, karşılıklı güvenlik çıkarlarına ve istikrarlı ile müreffeh bir Doğu Akdeniz vizyonuna dayandığının açık bir göstergesidir.”

Girişime destek veren ve grubun hayata geçirilmesinde aktif rol alan milletvekillerine teşekkür eden Büyükelçi Davidovich, gruba yönelik geniş siyasi mutabakatın, Kıbrıs’ın ikili parlamenter iş birliğini ve ülkeler arasındaki bağları güçlendirmeye verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti.

Büyükelçi Davidovich, “Bu güzel adaya vardığımda beni sıcak bir biçimde karşıladığınız için hepinize; en önemlisi de dostluğunuz, ortaklığınız ve İsrail-Kıbrıs ittifakına olan sarsılmaz bağlılığınız için teşekkür ederim” dedi.

IAF Başkanı Josh Reinstein ise günün erken saatlerinde Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile gerçekleştirdikleri görüşmeye ve Kıbrıs'taki üç ana siyasi partiden gördükleri desteğe değinerek bu tabloyu “gerçekten olağanüstü” olarak nitelendirdi.

Kıbrıs Grubu’nun (Cyprus Caucus) altı kıtada kurulan 68. grup olduğunu, Yunanistan'daki 67. grubun ardından geldiğini ve toplamda 1.700'den fazla yasama organı üyesini bünyesinde barındırdığını belirten Reinstein, “Bugün Kudüs'te pek çok büyükelçilik görmemizin, Amerika'da ve dünyanın dört bir yanında BDS (Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar) karşıtı ve antisemitizm karşıtı yasaların çıkarılmasının, hatta Afrika Birliği'nde gözlemci statüsüne sahip olmamızın temelinde, bizim de yürüttüğümüz inanç temelli diplomasi yatmaktadır” dedi.

Reinstein konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yunanistan ve Kıbrıs'a bu kadar geç gelmemizin nedeni, burayı bir öncelik olarak görmememiz değildi; bu tamamen zamanlamayla ilgili bir durumdur. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan'ın olağanüstü bir koalisyon çatısı altında emsalsiz biçimde bir araya geldiğine tanık oluyoruz. Bu noktada en büyük takdiri, Beyaz Saray'da bugüne kadar sahip olduğumuz en büyük dost olan Başkan Donald Trump'a teslim etmeliyim. Başkan Donald Trump, Amerika ile İsrail arasındaki ilişkilerde oyunun kurallarını kökten değiştiren bir lider oldu ve pek çok ülke bunu bir fırsat olarak değerlendiriyor. Bizler yalnızca ortak bir tehdit nedeniyle birleşmiyoruz; ortak bir mirasa sahip olduğumuz ve dünyanın bu bölgesini daha ileriye taşıma potansiyelini paylaştığımız için bir araya geliyoruz.”

“Deniz altı fiber optik kablo hatlarından doğal gaz projelerine kadar devam eden kritik çalışmalar mevcuttur. Tüm bunlar, bilhassa Hindistan'dan uzanan IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesi de eklendiğinde, bu bölgeyi hem Kuzey Amerika hem de Asya için kilit bir güzergâh hâline getirecektir. Avrupa’daki bazı uluslar bocalarken Kıbrıs ve Yunanistan dirayetli duruşlarını korumaktadır; bu nedenle böylesi bir ittifaka sahip olduğumuz için müteşekkiriz. Temennimiz ve dileğimiz, bu sürecin hem Kıbrıs ve İsrail hem de Amerika ve Yunanistan adına müşterek bir başarıya vesile olması ve bu başarıyı, bölünmemiş başkentimiz Kudüs’te hep birlikte kutlayabilmemizdir.”

KHA/MG/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı