Lefkoşa’da cuma günü düzenlenen basın toplantısında, Kıbrıs halkının kendi kaderini tayin ve egemenlik hakkına odaklanacak “Uluslararası Kıbrıs Halk Mahkemesi”nin 13-14 Kasım 2026 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirileceği duyuruldu. Sivil toplum inisiyatifi olarak tasarlanan bu mahkeme, Kıbrıs’la ilgili savaş suçlarını, insanlığa karşı suçları ve uluslararası insancıl hukuk ile insan hakları hukukunun süregelen ihlallerini ele almayı amaçlıyor.
Toplantıda, Kıbrıs Demokrat Avukatlar Birliği adına Efstathios Efstathiou, Kıbrıslılar Birliği’nden Oz Karahan, Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları için Avrupa Avukatlar Birliği (European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights)’tan Urko Aiartza ve Ceren Uysal ile Uluslararası Halklar Cephesi’nden (International Peoples’ Front) Andrea de Jesus yer aldı. Konuşmacılar, halk mahkemelerinin, farklı ülkelerden hukukçular, akademisyenler ve insan hakları savunucularını bir araya getiren bağımsız uluslararası platformlar olarak işlev gördüğünü vurguladı.
Mahkemenin, uluslararası ve ulusal yargı süreçleri ile diğer hukukî araçlar üzerinden hesap verebilirliği güçlendirmeyi, adalet, hakikat, geri dönüş, dekolonizasyon taleplerini dünya gündemine taşıma amacında olduğu belirtildi. Organizatörler, tarihin, Kıbrıs’taki ağır ihlalleri “zamanın gölgesinde” bırakmasına veya siyasi saiklerin bunları örtmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Sembol niteliğindeki tarih seçiminin, 1983’te işgal altındaki bölgede ilan edilen ayrılıkçı yapının tek taraflı bağımsızlık ilanının yıldönümüyle bağlantılı olduğu hatırlatıldı; bu adımın uluslararası toplum tarafından kınandığı ifade edildi. Dava kapsamında, Kıbrıs’ın sınırlı egemenliği, işgal, dış müdahaleler ve 1974’teki Türkiye müdahalesi zemininde işlenen suçlar ile zorunlu göçler, kayıplar, yargısız infazlar, işkence, cinsel şiddet ve geri dönüş hakkının engellenmesi gibi ihlallerin sorumluluğunun ortaya konması amaçlanıyor.
Mahkemeye çeşitli ülkelerden yargıçlar katılacak ve doğrudan taraf olan tüm aktörler görüş ve tezlerini sunma hakkına sahip olacak. Kıbrıs bağlamında hazırlanacak iddianamede Türkiye ve Birleşik Krallık’ın siyasi liderlikleri sanık sıfatıyla yer alacak. Taraflar katılmadığı takdirde yargılamanın iki gün içinde tamamlanacağı, kararın ise hazırlandıktan sonra Avrupa Parlamentosu’nda açıklanacağı bildirildi. Organizatörler bu süreci, Kıbrıs’taki durumun uluslararası düzlemde görünür kılınması açısından “tarihî bir girişim” olarak niteledi.
KHA/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı