Göç ve Uluslararası Koruma Müsteşarı Nicηolas Ioannides, Brüksel’de yaptığı açıklamalarda Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu ile Geri Dönüş Tüzüğü konusundaki müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Söz konusu anlaşmayı hem Avrupa hem de Avrupa Birliği (AB) Konseyi Kıbrıs Dönem Başkanlığı için “çok önemli bir başarı” olarak nitelendiren Ioannides, Kıbrıs’ın da geri dönüş merkezlerinin kurulmasına yönelik tartışmalara katılmaya ilgi gösterdiğini belirtti.

Ioannides, yeni Tüzüğün daha önce hayata geçirilmesi mümkün olmayan geri dönüş merkezlerinin oluşturulması için yasal bir temel sağladığını vurguladı. Müsteşar, geçmişte ne böyle bir yapının bulunduğunu ne de yeterli siyasi iradenin mevcut olduğunu ifade ederek, “Bu sefer hem 100 üyenin çoğunluğu hem Komisyon hem Parlamento hem de Avrupalı vatandaşlar bu çözümü istiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Tüzüğün uygulanmasına ilişkin kademeli bir geçiş öngörüldüğünü belirten Ioannides, bazı maddelerin hemen yürürlüğe gireceğini, yasal değişiklik ve idari önlem gerektiren diğer maddelerin ise Tüzüğün yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra uygulanmaya başlanacağını açıkladı.

Geri dönüş merkezlerinde insan haklarının nasıl güvence altına alınacağı sorusuna yanıt veren Ioannides, bu konudaki hükmün Kıbrıs dhil birçok üye devlet için “kırmızı çizgi” olduğunu belirtti. İnsan haklarının ihlal edilmemesini sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Göç Örgütü’nün sürece dâhil edilmesinin talep edileceğini ifade etti.

Ioannides, 12 Haziran’da yürürlüğe girecek Göç ve İltica Anlaşması’nın ışığında, bu anlaşmanın AB’nin geniş göç bağlamındaki önemine dikkat çekti. “Eksik olan parça buydu, şimdi buna da sahibiz çünkü bütüncül bir göç politikası tüm gerekli unsurlara sahip olmalıdır” diyen Müsteşar, bu mevzuat reformunun AB vatandaşlarının talebi olduğunu vurguladı. Ioannides, vatandaşların kurumlara olan güvenini yeniden kazanmak ve AB genelinde etkin ama adil bir göç politikası uygulamak istediklerinin altını çizdi.

Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın taahhütlerini yerine getirdiğini belirten Ioannides, “Konsey Başkanlığı’nı devralmadan önce Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın sadece şekli ve iş bitirici değil, aynı zamanda esaslı bir role sahip olmak istediğini söylemiştik” dedi. Bu tür anlaşmalarla başlangıçta söylediklerini gerçekleştirdiklerini belirten Müsteşar, pratikte artık AB’nin tüm üye devletlerinden ülkelerin geri dönüşlerini güçlendirecek bir yasal çerçeveye sahip olduklarını dile getirdi. Kıbrıs’ın hâlihazırda çok etkili bir geri dönüş sistemine sahip olduğunu hatırlatan Ioannides, bunun Avrupa Birliği’nin geri kalanı için geçerli olmadığını vurguladı.

Almanya, İtalya, Danimarka ve Yunanistan gibi üye devletlerin hâlihazırda başlattığı geri dönüş merkezleri hakkındaki gelecekteki tartışmalara Kıbrıs’ın katılımı konusundaki bir soruya yanıt veren Ioannides, bu tür merkezlerin oluşturulmasına ilişkin tartışmalara katılmaya ilgi duyduklarını yineledi. Bunun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin geri dönüşlerini daha da artırmasına yardımcı olacağını belirten Müsteşar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu, uluslararası korumaya hakkı olmayan ve Kıbrıs’ın iltica sistemini istismar etmeye çalışanlar için caydırıcı bir faktör olacaktır. Çünkü yasal kalış hakları yoksa ya memleketlerine ya da bu tür geri dönüş merkezlerine hızla gideceklerini bilecekler.”

KHA/EK/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı