Avrupa Parlamentosu (AP) raporunun raportörü, DİSİ AP Milletvekili Loucas Fourlas, cuma günü Lefkoşa’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’ndeki (AB) sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini tehdit eden benzeri görülmemiş personel krizine karşı âcilen harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

AP Kıbrıs Ofisi tarafından düzenlenen rapor tanıtım toplantısına Ofis Başkanı Thea Pieridou, eski Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Stella Kyriakides, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Elisavet Konstantinou, Kıbrıs Tabipler Birliği Başkanı Petros Agathangelou ve sağlık sektöründen çok sayıda temsilci katıldı.

Kıbrıslı parlamentere göre, Avrupa genelindeki doktor, hemşire, hasta örgütleri ve sağlık çalışanlarıyla aylarca süren istişareler sonucunda hazırlanan bu rapor, AP’nin sağlık sektöründeki personel eksikliğini gidermek adına Avrupa Komisyonu ve üye devletlere yönelik sunduğu güçlü bir politika girişimi anlamını taşıyor.

Fourlas, Avrupa’nın 2030 yılına kadar yaklaşık 1,2 milyon doktor, hemşire ve ebe açığıyla karşı karşıya kalacağını, sağlık sektörünün hâlihazırda en büyük iş gücü açığı yaşanan alanların başında geldiğini belirtti.

AP’nin İstihdam ile Sağlık komiteleri tarafından onaylanan rapordu, 2034 yılına kadar sağlık çalışanı sayısını en az bir milyon artırmayı hedefleyen kapsamlı bir Avrupa Sağlık Personeli Stratejisi’nin benimsenmesi öneriliyor. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, güvenli personel seviyelerinin belirlenmesi, yıpratıcı vardiyaların sınırlandırılması ve çalışanların ruh sağlığının korunması gibi konulara özel önem veriliyor.

Beyin göçü üye devletler arasındaki eşitsizliği derinleştiriyor

————————-

Binlerce sağlık çalışanının düşük maaşlar ve sınırlı kariyer imkânları nedeniyle ülkelerini terk ettiğini aktaran Fourlas, bu durumun üye devletler arasındaki eşitsizliği derinleştirdiğine dikkat çekti. AP, Uyum Fonları’nı kullanarak mali teşvikler, burslar ve barınma destekleri yoluyla "tıbbi çöl" olarak adlandırılan yetersiz hizmet bölgelerini ortadan kaldırmayı ve tüm vatandaşların kaliteli sağlık hizmetlerine eşit erişimini sağlamayı amaçlıyor.

Önerilerin önemli bir kısmı; EU4Health, ESF+, Erasmus+, Horizon Europe ve Uyum Fonları aracılığıyla sağlanan Avrupa fonlarının artırılmasını ve 2028–2034 yıllarını kapsayan yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve içinde daha güçlü bir Avrupa sağlık bütçesi oluşturulmasını içeriyor.

Fourlas, "Bu rapor bir sürecin sonu değil, büyük bir Avrupa hamlesinin başlangıcı. Sağlık çalışanları tükenmişken, mesleği bırakırken ya da ülkesini terk etmek zorunda kalırken güçlü bir sağlık sisteminden söz edemeyiz. Sağlık kamusal bir araçtır; hastaları korumak için önce onlara bakanları korumalıyız" diyerek Avrupa’nın bu krizi çözecek mali araçlara sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantının ardından yapılan tartışmada söz alan Agathangelou, bu önlemlerin hayata geçirilmesi için somut adımlar atılmadığı sürece tüm girişimlerin sadece birer temenni olarak kalacağını ifade etti. Sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yüke ve Avrupa ülkeleri arasında uzman personeli çekmek için yaşanan rekabete değindi.

"Sağlık artık AB’nin öncelikleri arasında görünmüyor"

———————

Eski Komiser Kyriakides ise sağlık hizmetlerinin üye devletlerin kendi sorumluluğunda kalmaya devam ettiğini, bu yüzden sistemlerin kurulması ve işletilmesinin her devletin kendi görevi olduğunu hatırlattı. Pandemi döneminde Avrupa Komisyonu ve AB’nin, herkesin aşılara ve ilaçlara eşit erişimini sağlamak amacıyla üye devletler adına hareket etmek zorunda kaldığını belirten Kyriakides, AP’nin bunu "Avrupa Sağlık Birliği" olarak adlandırdığını aktardı. Ancak sağlığın artık AB’nin bir önceliği gibi görünmediğini söyleyen Kyriakides, "Avrupa Birliği’nde elde ettiğimiz kazanımları ve sağlık politikasını gözden kaçırmamamız çok önemli" dedi.

Raporda yer alan konuların sadece hastaları değil, tüm vatandaşları ilgilendirdiğini belirten Kyriakides, "Sağlığı bir insan hakkı ve eşitlik meselesi olarak gördüğümüz zaman bu sorunları çözebiliriz" diye konuştu.

Gelecek adımlara da değinen Kyriakides, raporun eylül ayında AP’de büyük bir çoğunlukla kabul edileceğine inandığını, sonrasında ise üye devletlere tavsiye kararı gönderilmesi için Avrupa Komisyonu’na iletileceğini belirtti. Kyriakides, "Üye devletlere tavsiye kararı olarak gitmesini sağlayabilirseniz, bu uygulama yönünde önemli bir adım olur" diyerek konuyla ilgili tartışmaların 2027’nin ikinci yarısındaki AB Konseyi Dönem Başkanı Yunanistan ile şimdiden başlaması gerektiğini ifade etti.

Müsteşar Vekili Konstantinou da yaptığı kısa konuşmada, sorunların çözümü için politikaların uygulanmasını kolaylaştıracak fonların güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Konstantinou, sağlık sektöründe saf tıp profesyonellerini tamamlayacak yeni meslek dallarının oluşturulmasını önerdi ve hasta bakıcıların rolüne dikkat çekti: "Hastanelerde hemşirelik bakımının nerede bittiğini, hasta bakıcının rolünün nerede başladığını ve hangi niteliklere sahip olmaları gerektiğini netleştirmeliyiz." Sağlık sektöründeki mesleklerin zorluğu nedeniyle gençlerin bu alanları seçmeyebileceğini, bu yüzden personel eksikliğinin hep bir ölçüde var olacağını da sözlerine ekledi.

Kıbrıs Hasta Dernekleri Federasyonu (OSAK) yeni Başkanı Miltos Miltiadous, hemşire ve bazı branşlardaki doktor eksikliğinin ciddi boyutlarda olduğunu, bunun da bekleme listelerini uzattığını kaydetti. Rehabilitasyon, palyatif bakım ve evde hemşirelik hizmeti gibi hâlihazırda yasalaşmış ancak etkin olmayan mevzuatların uygulanması gerektiğine değinen Miltiadous, bu eksiklik yüzünden ailelerin normalde sistem tarafından karşılanması gereken hizmetler için her ay ciddi paralar ödemek zorunda kaldığını anlattı.

Sağlık Sigortası Kurumu Üst Düzey Yetkilisi Petros Neophytou, eksikliklerin ve sorunların zamanında tespiti için Avrupa düzeyinde sistematik bir gösterge izleme mekanizması kurulmasını önerdi. AB’nin sorunları erken teşhis etmek amacıyla teknoloji tabanlı araçları fonlayabileceğini, böylece kaliteli hizmet, erişilebilirlik ve eşitlik adına hedefe yönelik adımlar atılabileceğini ekledi.

SEK Hemşireler ve Ebeler Sendikası Temsilcisi Michalis Kazamias ise geçici çözümler yerine kalıcı adımlar atılması amacıyla Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı temsilcilerinden oluşan ortak bir komite kurulmasını teklif etti. Gençleri hemşirelik mesleğine çekmek için iş güvencesi, sosyal haklar ve psikolojik destek gerektiğini söyleyen Kazamias, sağlıklı bir iş yeri kültürünün önemine vurgu yaptı.

Kıbrıs Böbrek Hastaları Örgütü Başkanı Emili Groutidou Petridou, asıl zorluğun AB tavsiyelerinin her ülkenin kendi sağlık sistemine uyarlanması sürecinde yaşanacağını ifade etti. Özellikle kamu sektöründe uzman hemşirelerin kendi alanları dışındaki yerlerde görevlendirilmesini eleştiren Petridou, Sağlık Bakanlığının modası geçmiş uygulamalarından yakındı.

Son olarak Kıbrıs Hemşireler Birliği Temsilcisi Christoforos Tembriotis, son on yılda 1.500’den fazla kişinin hemşirelik mesleğini bıraktığını açıkladı. Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yapılarak öğrencilere ve halka hemşirelik mesleğinin anlatılması gerektiğini belirten Tembriotis, şu an onaylanmış 96 hemşire kadrosu bulunmasına rağmen henüz hiçbir işe alım yapılmadığını dile getirdi.

Anlaşma metnini değiştirmeye gerek yok

——————

Sağlık alanındaki yetkilerin üye devletlerden alınarak AB’ye devredilip devredilmeyeceği yönündeki bir soru üzerine Kyriakides, pandemi patlak verdiğinde 2020 yılında bu konunun uzun uzadıya tartışıldığını aktardı.

Kyriakides, "Kurucu Anlaşma’nın değiştirilmesini desteklemeyenler arasındaydım. Çünkü bu tartışmaya girersek ucu bucağı gelmeyen müzakerelerin içinde kayboluruz, bir beş yıl daha geçer ve biz hâlâ aynı sorunlarla uğraşıyor oluruz" dedi. Üye devletlere yönelik tavsiyeler yapıldığında sorumluluğun her ülkenin kendi sağlık sistemine düşeceğini belirten Kyriakides, bu noktada kamuoyu baskısı oluşturma konusunda salondaki herkese görev düştüğünü hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Her Sağlık Bakanlığı politikayı uygulamak, kalite standartlarını belirlemek ve kapasite planlaması yapmakla yükümlüdür. Bunu, kendi bakanlığımızla iş birliği içinde çalışarak ve onların sağlık sorunlarına yaklaşımını değiştirerek başarabiliriz. Bunun için kurucu anlaşmayı değiştirmemize gerek yok; mevcut anlaşma altında da bunu yapabileceğimizi zaten gördük."

KHA/KA/NST/2026 

Kıbrıs Haber Ajansı