Sayıştayın perşembe günü yayımlanan özel raporu, kamu okullarında güvenlik ve sağlık tedbirlerinin uygulanmasında ciddi zafiyetler bulunduğunu ortaya koydu.

Genel Denetçi Andreas Papaconstantinou, öngörülen uyum yükümlülükleri ile risklerin önlenmesi ve yönetilmesine yönelik mekanizmaların fiilî işleyişi arasında “esaslı bir uçurum” bulunduğuna dikkati çekti.

Papaconstantinou, raporun ön sözünde çok sayıda okulun Yangın Güvenliği Sertifikası veya güncel Elektrik Tesisatı Mevcut Durum Raporu olmadan faaliyet gösterdiğini, bunun da öğrencilerle personelin güvenliğini etkileyebilecek ciddi olay riskini artırdığını belirtti.

Kamu okullarındaki öğrenciler “ikinci sınıf” mı?

-------------------------

Raporda, kamu ve özel okullara yönelik farklı kurumsal yaklaşımın, kamu okullarındaki öğrencilerin “ikinci sınıf öğrenciler” olarak görüldüğü izlenimini yarattığı ifade edildi.

Özel okullara ilişkin yasal çerçevenin ciddi kazaları önlemek amacıyla faaliyetlerin askıya alınmasına kadar varan çok sıkı hükümler içerdiği hatırlatılan raporda, “Özel okullar için aynı sıkılık ve dolayısıyla aynı güvenlik düzeyi neden kamu okullarındaki öğrenciler için de uygulanmıyor?” sorusu yöneltildi.

Rapora göre Eğitim, Spor ve Gençlik Bakanlığı, kapsamlı yasal çerçeveye rağmen Yazılı Risk Değerlendirmeleri ile Sivil Savunma Planlarının niteliğini ve bütünlüğünü güvence altına alacak yapılandırılmış bir denetim sistemine sahip değil. Bakanlık, önerilen tedbirlerin uygulanmasını da izlemiyor; ayrıca uyum durumuna ilişkin merkezi bir kayıt tutmadığı için okul birimlerinin asgari risk önleme şartlarına uyup uymadığını belirleyemiyor.

Yirmi okulda yapılan örnekleme denetiminde yalnızca yedi okul hem Yazılı Risk Değerlendirmesi hem de Sivil Savunma Planı sundu. Diğer okullar ya gerekli belgeleri vermedi ya da Bakanlığın talimatlarına uymayan belgeler sundu. Sayıştay, bu belgelerin büyük ölçüde dinamik risk yönetimi araçları yerine şekli bir yükümlülük olarak kullanıldığı sonucuna vardı.

Yangın ve elektrik güvenliğine ilişkin endişe verici bulgular

-----------------------------------

Yangın ve elektrik güvenliğine ilişkin bulgular özellikle endişe verici olarak nitelendirildi. Rapora göre Bakanlığın, 737 kamu okulundan hangilerinin geçerli Yangın Güvenliği Sertifikasına veya Elektrik Tesisatı Mevcut Durum Raporuna sahip olduğuna dair merkezi, güncel ve güvenilir bilgisi bulunmuyor. Merkezi bir kayıt tutulmaması ve Okul Encümenliklerinden düzenli bilgi akışı sağlanmaması, yüksek risk taşıyan okulların zamanında belirlenmesini, ihtiyaçların önceliklendirilmesini ve hedefli müdahalelerin planlanmasını imkânsız kılıyor.

Yirmi beş okulda yapılan örnekleme denetiminde yalnızca 11 okulun geçerli Elektrik Tesisatı Mevcut Durum Raporuna sahip olduğu, hiçbir okulun ise geçerli Yangın Güvenliği Sertifikası bulunmadığı tespit edildi. Sayıştay, okulların elektrik tesisatlarının güvenli olduğuna dair belgelenmiş teyit olmadan faaliyet gösterdiğini, âcil bir olayda ise durumun kontrol dışına çıkma ve insan hayatını ciddi biçimde etkileme riskinin yükseldiğini vurguladı.

Yangın Güvenliği Sertifikalarının düzenlenmemesi, İtfaiye Teşkilatının art arda yaptığı denetimlere rağmen giderilmeyen tekrarlayan ciddi eksikliklere bağlandı. Yetersiz sayıda yangın söndürücü, acil çıkışlarda tutamak ve panik barlarının bulunmaması, binaların güvenli tahliyesini engelleyen kilitler, yetersiz acil çıkış işaretleri, güvenlik aydınlatmasındaki eksiklikler ve kazan dairesi tesisatlarındaki sorunlar bunlar arasında sıralandı.

Teknik okullarda risk daha yüksek

----------------------

Teknik ve Mesleki Eğitim ve Öğretim Okullarında (TESEK) eğitimin niteliği nedeniyle yangın ya da elektrik arızası riski daha yüksek. Buna karşın denetim sırasında hiçbir TESEK’in geçerli Yangın Güvenliği Sertifikası bulunmazken, yalnızca birinin geçerli Elektrik Tesisatı Mevcut Durum Raporu vardı. Sayıştay, bu durumun gerekli işlemlerin eş güdümü, takibi ve tamamlanmasında önemli boşluklara işaret ettiğini kaydetti.

Raporda ayrıca İpsona’daki okul birimlerinden bir örneğe yer verildi. İlgili Okul Encümenliği, İtfaiye Teşkilatının Ocak-Nisan 2025 arasında denetimler yaptığını, ancak tespit edilen eksiklikler nedeniyle okulların hiçbiri için Yangın Güvenliği Sertifikası verilmesini önermediğini bildirdi.

Bakanlık ile POED arasında farklı yaklaşımlar

------------------------

Yazılı Risk Değerlendirmeleri konusunda Bakanlık ile Kıbrıs Rum Öğretmenler Örgütü’nün (POED) yaklaşımlarının farklı olduğu da raporda yer aldı. POED, okul yönetim ekiplerinin risk değerlendirmesi hazırlamak için gerekli idarî zamana ve uzmanlığa sahip olmadığını savunurken Bakanlık, ilgili mevzuat uyarınca işveren konumundaki müdürlerin okul ortamını yeterince bildiğini ve bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sayıştay, bu farklılıkların yasal çerçevenin tutarlı uygulanmasını etkilediği değerlendirmesinde bulunarak ilgili kurumlar arasındaki eş güdümün güçlendirilmesini önerdi.

Sayıştayın tavsiyeleri

--------------

Sayıştayın temel tavsiyeleri arasında Yazılı Risk Değerlendirmelerinin esaslı biçimde değerlendirilmesi, okul birimleri için merkezi bir uyum kaydının oluşturulması, önleyici tedbirlerin uygulanmasının daha yakından izlenmesi, yangın güvenliği sertifikaları ile elektrik güvenliği raporları için merkezi kayıt oluşturulması ve Bakanlığın Okul Encümenlikleri üzerindeki denetim yetkisinin güçlendirilmesi yer aldı.

Daire ayrıca, ilgili genelgelerin güncellenmesini ve kamu okullarına yönelik yasal çerçevenin gözden geçirilmesini tavsiye etti. Amaç, özel okullarda geçerli olanlara benzer, bağlayıcı yeniden denetim ve takip prosedürlerinin kamu okulları için de oluşturulması.

Bakanlığın görüşü

----------------

Eğitim, Spor ve Gençlik Bakanlığı, rapora sunduğu görüşte, tekrar eden genelgeler, Yazılı Risk Değerlendirmelerinin hazırlanması için OiRA elektronik aracının teşvik edilmesi ve okul yönetim kadrolarına yönelik eğitim programları yoluyla okul birimlerine rehberlik ve destek mekanizmaları geliştirdiğini belirtti.

Bakanlık, POED’in çekincelerine ilişkin olarak, okul müdürlerinin okul alanlarından ve günlük faaliyetlerden sorumlu olmaları nedeniyle okul ortamı hakkında esaslı bilgiye sahip olduğunu, Yazılı Risk Değerlendirmelerini hazırlama sorumluluğunu üstlenmelerinin risklerin zamanında saptanmasına ve derhâl önleyici tedbir alınmasına katkı sağladığını kaydetti.

Raporda, denetim sırasında Bakanlığın POED ile, sürecin uygulanmasında ortaya çıkan sorunların görüşülmesi ve çözülmesi amacıyla toplantı planladığı da belirtildi.

KHA/TN/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı