Diplomatlar, çarşamba günü Lefkoşa'daki Cyprus Forumu'da gerçekleştirilen bir oturumda, Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümün ülkenin stratejik coğrafi konumundan tam anlamıyla yararlanmasını sağlayacağına işaret ettiler.
Panelde konuşan Hindistan'ın Kıbrıs Yüksek Komiseri Manish ve Almanya'nın Lefkoşa Maslahatgüzarı Mirko Kruppa, Kıbrıs sorunu çözülene kadar daha maliyetli alternatif yolların bulunması gerektiğini, ülkenin coğrafi konumunun sunduğu potansiyel avantajlardan tam olarak faydalanılamadığını belirttiler.
Yüksek Komiser Manish, Kıbrıs'ın stratejik ve coğrafi değerinin; "karar alma yetkisinden ödün vermeksizin baskı altında sistemlerin işleyişini sürdürebilme, bilinçli ve egemen tercihler yapabilme, tek bir kaynağa bağımlılığı azaltma ve güvenilir ortaklara dayanabilme" kapasitesine bağlı olacağını söyledi.
Hindistan ile Kıbrıs arasında son iki yılda geliştirilen stratejik ortaklığa değinen Yüksek Komiser, Kıbrıs'ın IMEC'e (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) katılımına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirtti; "Kıbrıs bu konuya ilgi duyuyor ve Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bunun için bir odak noktası oluşturdu anca, resmen kurucu üyeler arasına dâhil edilmeleri için henüz katedilmesi gereken bir yol olduğunu" da sözlerine ekledi;
Kıbrıs'ın bu projeler için değerli bir konuma gelmesi adına finansal, ekonomik veya dijital bağlantı ve altyapı gibi alanlarda bazı adımların atılması gerektiğini vurgulayan Yüksek Komiser, Avrupa Birliği (AB) içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olan Kıbrıs'ın "kendi ölçeğinin ötesinde bir etki yaratmasını" (kapasitesinin üzerinde bir performans sergilemesini) takdirle karşıladığını ifade etti.
Ayrıca Kıbrıs'tan Hindistan'a yönelen yoğun doğrudan yabancı yatırımlarla ülkenin en büyük yatırımcılar arasında yer aldığını ve Hindistan'a kendi değerini kattığını belirtti. "Mevcut Cumhurbaşkanı, ilişkilerini çeşitlendirmesi gerektiğinin farkında" diyen diplomat, liderin doğuya yönelmeye dönük bilinçli politikalar izlediğine dikkat çekti. "Sinerji alanlarımızı belirledik; denizcilik sektöründe bir heyetimiz var ve bağlantısallık üzerine görüşmeler yapacağız," dedi; ancak hemen ardından "tarihi nitelikteki bölgesel sorunun varlığını koruduğunu" da sözlerine ekledi.
“İleriye dönük olarak, bence Garantör devletlerin daha ağırlıklı bir rol üstlenmesi gerekiyor; ayrıca AB de sürece daha fazla dâhil olmalı ve Kıbrıs sorununa bir çözüm bulmalı” diyen yetkili, Hindistan’ın her zaman Kıbrıs’ın yanında olduğunu ve “mümkün olan her şekilde destek verdiklerini” ifade etti.
Bununla birlikte, “bu sorun nedeniyle daha fazla ilerleme sağlanamadığının” altını çizerek, “Umarım bir tür çözüm bulunur” temennisini dile getirdi.
Almanya’nın Lefkoşa Maslahatgüzarı Mirko Kruppa ise “Doğu Akdeniz’deki istikrarı kontrol etmek isteyen herkesin bu adayla çalışması gerektiğini” belirtti.
Avrupa'nın enerji, güvenlik ve kriz müdahalesi konularında Kıbrıs'a nasıl güvence verebileceği sorulduğunda, "pek bir şey yapamayacağını" belirterek; Kıbrıs'ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı sırasında 42. maddenin ele alındığını ve bu sürecin "herhangi bir prosedürün mevcut olmadığını" ortaya koyduğunu, söz konusu prosedürlerin hayata geçirilmesinin ise en az 2-3 yıl süreceğini ifade etti.
Mirko Kruppa, "Kıbrıs'ın bekleyecek vakti olduğunu sanmıyorum," dedi ayrıca Kıbrıs sorununun çözümündeki aciliyete dikkat çekerek "adanın bölünmüşlüğü nedeniyle Kıbrıs'taki tüm enerji projelerinin durdurulduğunu" söyledi.
Kıbrıslıların ortak bir güvenlik politikası istemeleri hâlinde sırasıyla adanın Türk işgali altındaki kuzey kesimi ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolündeki bölgelere atıfta bulunarak "kuzey ve güneyin, NATO'ya katılma ve adadaki Türk varlığını kabul etme konusunda anlaşmaları gerektiğini" belirtti.
Kruppa son olarak Kıbrıs'ın merkezde yer alabilmesi ve stratejik konumundan tam anlamıyla yararlanabilmesi için "toplum olarak bir araya gelmesi, yaşanan dramı ve derin bölünmüşlükleri aşması gerekeceğini" kaydetti.
AB'nin ve Garantör devletlerin bu süreçte bir rolü olduğunu belirtmekle birlikte, asıl başlangıç noktasının "adanın kendi içinde" olduğunu vurgulayan Alman Maslahatgüzar, "Kıbrıs bir değer yaratma potansiyeline sahip ve herkes bunu görüyor; ancak mesele bir maliyet hesabı meselesi," dedi.
Kruppa, ülkenin güvenlik durumuna ilişkin sorun çözülmediği sürece daha maliyetli alternatif yolların tercih edileceğine dikkat çekti.
KHA/MG/MHY/2026
KIBRIS HABER AJANSI