Avrupa Komisyonunun yayımladığı Özel Eurobarometre araştırmasına göre Kıbrıs’ta katılımcıların yüzde 69’u yenilikçi gıdalara olumsuz, yüzde 21’i ise olumlu bakıyor. Katılımcıların yüzde 77’si yenilikçi gıdalar, gıda bileşenleri ve tarım ürünleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Avrupa Birliği (AB) genelinde olumsuz görüş bildirenlerin oranı yüzde 51, olumlu görüş bildirenlerin oranı yüzde 39 olurken yeterince bilgi sahibi olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 72’ye ulaşıyor.
Kıbrıs’taki çekinceler, yeni gıda ürünlerini satın alma eğilimine de yansıyor. Katılımcıların yüzde 78’i, AB güvenlik standartlarını karşılasa ve açık biçimde etiketlense bile mikroorganizmalar kullanılarak üretilen bir bileşeni içeren ürünü satın almak istemeyeceğini belirtiyor. Bu tür bileşenlere, yumurtada bulunan proteinle aynı özelliklere sahip ancak hayvan kullanılmadan üretilen bir protein örnek gösteriliyor. AB genelinde bu oran yüzde 54.
Araştırmada sunulan dört yenilikçi gıda türü arasında Kıbrıs’ta en çok kabul gören seçenek, yeni yöntemlerle elde edilen bitkisel protein ürünleri oldu. Katılımcıların yüzde 28’i bu ürünleri rahatlıkla tüketebileceğini belirtirken AB genelinde bu oran yüzde 47 olarak kaydedildi. Mikroorganizmalar kullanılarak fermantasyon yoluyla üretilen gıdalarda oranlar Kıbrıs’ta yüzde 26, AB’de yüzde 46 oldu. Hayvan hücrelerinden yetiştirilen ürünlerde ise kabul oranı sırasıyla yüzde 18 ve yüzde 34’e düştü.
Kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyumlu tarım bitkilerinden elde edilen meyve ve sebzelerin kabul oranı da Kıbrıs’ta özellikle düşük kaldı. Bu ürünleri rahatlıkla tüketebileceğini belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yalnızca yüzde 21, AB genelinde ise yüzde 50 oldu. Buna karşılık Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 75’i, AB genelindekilerin ise yüzde 46’sı bu ürünleri tüketmekten rahatsızlık duyacağını belirtti.
Yenilikçi gıdaları tüketmeden önce duyulan kaygılar arasında, sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerinin bilinmemesi Kıbrıs’ta katılımcıların yüzde 38’i, AB genelinde ise yüzde 43’ü tarafından dile getirildi. Ürünlerin aşırı işlenmiş veya doğal olmadığı düşüncesini belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yüzde 40, AB’de yüzde 35 oldu. Üretim yöntemleri, içerik ve köken konusunda açık bilgi bulunmamasını Kıbrıs’ta yüzde 32, AB’de yüzde 33; üretici şirketlere güven duyulmamasını ise sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 25 dile getirdi.
Olası yararlar konusunda Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 24’ü, gıda alanındaki yeniliklerin çiftçilere ve gıda üreticilerine yeni araçlar ve seçenekler sağlayacağını düşünüyor. AB genelinde bu oran yüzde 20. Daha sağlıklı veya besleyici gıda seçeneklerini olası yararlar arasında sayanların oranı ise Kıbrıs’ta yüzde 24, AB’de yüzde 23 oldu.
Gıda arz güvencesini olası bir yarar olarak belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yüzde 14, AB genelinde yüzde 25 olurken doğal kaynaklar üzerindeki baskının azalmasını dile getirenlerin oranı sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 27 olarak kaydedildi. Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 22’si yenilikçi gıdaları sunulan olası yararların hiçbiriyle ilişkilendirmediğini belirtti. AB genelinde bu oran yüzde 12 oldu.
Şeffaflık ve açık etiketleme, güven oluşturmanın temel koşulları olarak öne çıktı. Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 41’i, üretim yöntemleri, içerik ve kökene ilişkin bilgi veren zorunlu ve açık etiketlerin yenilikçi gıdalara güvenlerini artıracağını söyledi. AB genelinde bu oran yüzde 51 oldu.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) onayının güvenlerini artıracağını belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yüzde 40, AB’de yüzde 36 olarak kaydedildi. Güvenlik bulgularının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmasını belirtenlerin oranı ise sırasıyla yüzde 31 ve yüzde 34 oldu.
Yenilikçi gıdaların güvenliği ve çevresel etkileri hakkında güvenilir bilgi edinmek için Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 48’i sağlık çalışanlarını işaret etti. AB genelinde bu oran yüzde 35 oldu. Ulusal gıda güvenliği makamlarını belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yüzde 23, AB’de yüzde 36; bağımsız bilim insanlarını ve akademik çevreleri belirtenlerin oranı ise sırasıyla yüzde 24 ve yüzde 32 olarak kaydedildi.
Ayrıca Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 86’sı, AB genelindekilerin ise yüzde 85’i yenilikçi gıda ürünlerinin açık ve birbirinden ayırt edilebilir adlar taşıması; üretim yöntemleri, içerik ve köken konusunda şeffaf bilgi sunması gerektiği görüşüne katıldı.
Kıbrıs’ta yüzde 82, AB genelinde yüzde 75 oranındaki katılımcı da yenilikçi gıdaların yaygınlaşmasının, uygun düzenlemeler ve şeffaf etiketleme olmaması durumunda mutfak geleneklerini ve kırsal tarımı tehdit edebileceği görüşünü paylaştı.
Yenilikçi gıdaları düzenli tüketme isteğini hangi olası yararların artırabileceği sorulduğunda Kıbrıs’taki katılımcıların yüzde 36’sı, sunulan yararların hiçbirinin bu yöndeki isteğini etkilemeyeceğini belirtti. AB genelinde bu oran yüzde 18 oldu. Üretimde pestisit, gübre veya antibiyotik kullanımının azaltılmasını belirtenlerin oranı Kıbrıs’ta yüzde 26, AB genelinde yüzde 35 olarak kaydedildi.
Özel Eurobarometre araştırması, 26 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihlerinde AB’nin 27 üye devletinde 15 yaş ve üzerindeki 26.456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kıbrıs’taki saha çalışması ise 26 Mayıs-15 Haziran 2026 tarihlerinde 502 görüşmeyle yapıldı.
KHA/EK/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı