Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Ormuz Boğazı’nda NATO’nun olası rolü ve Avrupa’nın Orta Doğu’daki krize muhtemel müdahil olması konusunda temkinli mesajlar verdi. Brüksel’de pazartesi günü düzenlenen Dış İlişkiler Konseyi toplantısına katılan bakanlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İttifakın geleceği ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına ilişkin açıklamalarının ardından dikkatli değerlendirmelerde bulundu. Kızıldeniz’de faaliyet gösteren Avrupa deniz misyonu Aspides’in Hürmüz Boğazı’na genişletilmesine yönelik önerilere ise birçok üye ülke ihtiyatla yaklaştı.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, şu aşamada NATO’nun kolektif savunma mekanizmasının devreye sokulması için gerekli koşulların bulunmadığını söyledi. Bettel, “NATO, üyelerinden birine saldırı olması durumunda vardır ve hatırlatmak isterim ki hiçbirimiz doğrudan saldırıya uğramış değiliz” dedi. NATO’nun olası müdâhilliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Burada hiçbirimiz doğrudan saldırıya uğramadık. Bugün füze saldırılarından etkilenen tek AB üyesi ülke Kıbrıs’tır, ancak NATO üyesi değildir. Dolayısıyla şu anda 5. Maddenin işletilmesi için gerekli şartlar mevcut değil” ifadelerini kullandı.

Donald Trump’ın NATO’nun geleceğine dair açıklamalarını da yorumlayan Xavier Bettel, “Donald Trump, NATO’nun yalnızca Avrupa’nın değil, ABD’nin de çıkarına olduğunu anlamalı. Birlikte daha güçlüyüz; Donald Trump’ın NATO’nun mezar kazıcısı olmak isteyeceğini düşünemiyorum” dedi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ise ülkesinin savaşa dahil olma niyetinde olmadığını vurgularken, seyrüsefer serbestisinin önemine dikkat çekti. Gerapetritis, “Yunanistan, saldırılardan etkilenen ülkelere, Körfez ülkelerine dayanışma göstermektedir ve Kıbrıs’a açık destek sağlamaktadır. Yunanistan’ın savaşa müdahil olma gibi bir niyeti yoktur” dedi. Seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin olarak da, “Denizlerin açık kalması yalnızca petrol fiyatları açısından değil, tüm tedarik zinciri bakımından da kritik önemdedir” ifadelerini kullandı.

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski de Ormuz Boğazı konusunda şu ana kadar İttifak içinde herhangi bir sürecin başlatılmadığını belirtti. Sikorski, “Bu konuda henüz hiçbir görüşme yapılmadı” dedi. Donald Trump’ın NATO’dan “biz” yerine “onlar” ya da “Avrupa” diye söz etmesini kaygı verici bulduğunu dile getiren Sikorski, “Bazı prosedürler var, ancak anladığım kadarıyla bunlar henüz NATO içinde harekete geçirilmiş değil” diye konuştu.

Radosław Sikorski, saldırıların devam etmesi durumunda Türkiye’nin NATO’nun 4. Maddesi kapsamında istişare talebinde bulunabileceğini belirtti. Ayrıca, Polonya’nın Hürmüz Boğazı’nda olası bir operasyona katılmayı planlamadığını vurgulayan Sikorski, “Cumhurbaşkanı Nawrocki, Polonya Silahlı Kuvvetlerinin bu operasyona katılımını zaten dışladı,” ifadelerini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise NATO’nun bu konuda herhangi bir karar almadığını ve bölgedeki güvenliğin sorumluluğunu üstlenmesinin düşük ihtimal olduğunu söyledi. Wadephul, “NATO’nun bu yönde bir karar aldığını ya da Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinden sorumlu olabileceğini düşünmüyorum. Böyle bir adım gündeme gelirse, NATO organları bunu buna göre değerlendirecektir” dedi.

Johann Wadephul ayrıca, İran ile savaşta ABD ve İsrail’in askerî hedeflerine ilişkin netlik gerektiğini kaydederek “ABD ve İsrail’in, operasyonlarının askeri hedeflerine ne zaman ulaşıldığını tanımlamaları önemli olacaktır” ifadelerini kullandı.

KHA/EK/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı