Avrupa İşleri Müsteşarı Marilena Raouna, görev süresinin 31 Temmuz'da sona ermesinden kısa süre önce Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) verdiği röportajda, Kıbrıs'ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığı'nın kazanımlarının kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bu birikimin herhangi bir hükûmete ya da kişiye değil, millî bir görevin ürünü olduğunu belirten Raouna, "Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın mirasını kaybetmemeliyiz. Diğer üye devletlerin en iyi uygulamalarından yararlanarak kurumsal sürekliliği sağlamalıyız. Şu anda mevcut olmayan bir koordinasyon yapısı kurulmalı ki, Kıbrıs'ın çıkarları etkin biçimde ilerletilebilsin" dedi.
AB meselelerinin hacim ve karmaşıklık açısından ciddi biçimde arttığını, artık yatay kesen bir nitelik taşıdığını ifade eden Raouna, bakanlıklar ve müsteşarlıklar bünyesindeki tüm birimleri kapsayan bir koordinasyon yapısına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Dönem başkanlığının sonuçlarına değinen Raouna, üçlü müzakere düzeyinde 32 dosyanın görüşüldüğünü, bunların yüzde 85'inin (27 dosya) başarıyla tamamlandığını aktardı. Bu oranın son derece yüksek olduğuna dikkat çeken Raouna, sonucun AB kurumlarının başkanları tarafından da kamuoyu önünde takdir edildiğini kaydetti.
Meclisin görev süresinin altı ay uzatılmasına ilişkin teklifi reddetmesiyle ilgili Raouna, "Meclisin kararı tam anlamıyla saygıyla karşılanıyor. Tüm kurumlara ve bu kurumların arkasındaki insanlara saygı gösterilmeli" yanıtını verdi. Dönem başkanlığı hazırlıkları ve altı aylık süreç boyunca Meclisle son derece verimli ve sorunsuz bir iş birliği yürüttüklerini de ekledi.
Dönem başkanlığının siyasallaştırılmadığını, göreve geldiğinde ilk iş olarak ülkedeki tüm siyasi güçlerle görüştüğünü belirten Raouna, "Millî bir görev siyasallaştırılmadığında Kıbrıs için bu denli önemli sonuçlar elde edebiliyoruz" ifadesini kullandı.
En önemli üç kazanımı sıralayan Raouna, 10'dan fazla dönem başkanlığı boyunca sonuçlanamayan 883 sayılı sosyal sigorta tüzüğünün tamamlanmasını, 13 yıldır bekleyen hava yolu yolcu hakları tüzüğünün revize edilmesini ve çocukların çevrim içi ortamda cinsel istismara karşı korunmasına yönelik önerilerin Konseyde nihai hâle getirilmesini öne çıkardı. AB'nin yeni bütçesi olan Çok Yıllı Mali Çerçeve'nin siyasi anlaşma zeminine taşınmasını ve genişleme politikasında Ukrayna, Moldova, Karadağ ile Arnavutluk'a ilişkin tıkanıklıkların aşılmasını da önemli başarılar arasında saydı.
En zorlu sürecin Çok Yıllı Mali Çerçeve müzakereleri olduğunu belirten Raouna, İran'daki savaş, Venezuela ve Grönland'daki gelişmeler gibi krizlerin de bu dönemde yönetildiğini, mart ayında Kıbrıs'taki toplantı takviminin iki haftalık süreyle hızla yeniden düzenlendiğini ancak hiçbir bakanlar düzeyindeki toplantının iptal edilmediğini vurguladı.
Kıbrıs meselesine ilişkin Raouna, ortakların artık Kıbrıs'ı yalnızca tek bir meseleyle ilgilenen bir üye devlet olarak görmediğini, Doğu Akdeniz ile AB arasında köprü işlevi gören bir ülke olarak algıladığını söyledi. Brüksel'de Kıbrıs meselesinin bir işgal ve istila sorunu olduğuna dair anlayışın güçlendiğini ifade etti.
Geleceğine ilişkin olarak Raouna, tüm kariyeri boyunca Avrupa konularında çalıştığını, bu alanda katkı sunmaya devam etmek istediğini, ancak kararın kurumsal ve anayasal olarak Cumhurbaşkanı Christodoulides'e ait olduğunu sözlerine ekledi.
KHA/ΜΚ/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı