Dünya genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 1,5’inin, başka bir deyişle 80 ila 90 milyon kişinin beta talasemi taşıyıcısı olduğu, her yıl hastalığın belirtilerini gösteren yaklaşık 60 bin bebeğin dünyaya geldiği bildirildi.

Biyofarmasötik şirketi Bristol Myers Squibb’in Kıbrıs’ta düzenlediği basın toplantısında, ülkede her yedi kişiden birinin, yani nüfusun yüzde 15’inin beta talasemi taşıyıcısı olduğu belirtildi. Kıbrıs’taki uzmanlaşmış Talasemi Merkezlerinde 598’i ağır formda olmak üzere 652 beta talasemi hastasının düzenli takip edildiği açıklandı.

Kıbrıs’ın hastalıkla mücadelede uzun deneyime sahip ülkeler arasında yer aldığı, 1970’lerden bu yana önleme ve gönüllü kan bağışı için öncü bir ulusal çerçeve geliştirdiği ifade edildi. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) talasemi alanındaki ilk iş birliği merkezi de 1985’te Kıbrıs’ta kuruldu.

Toplantıya hematoloji, akademi ve hasta topluluklarından temsilciler katıldı. Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı adına Maria Adamou ile Sağlık Sigortası Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Ifigeneia Kammitsi de etkinlikte yer aldı.

Uzmanlar, beta talasemi ve diğer kan hastalıklarının yönetimine ilişkin yeni bilimsel verileri ve gelişmeleri değerlendirdi. Lefkoşa Talasemi Kliniği sorumlusu Dr. Sotiroula Christou, etkisiz eritropoez ve kronik aneminin mekanizmalarına dikkat çekti. Christou, uzun süreli kan nakillerinin yol açtığı demir yüklenmesinin organlar, hastaların ekonomik ve psikolojik durumu ile ulusal kan stokları üzerinde ciddi etkiler yarattığını söyledi.

Hematolog ve Lefkoşa Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Niki Vyridou ise özellikle ileri yaştaki kişileri etkileyen miyelodisplastik sendromları ele aldı. Erken tanı ve modern tedavilerin kan nakli ihtiyacını ve hastane ziyaretlerini azaltarak hastaların günlük yaşamını kolaylaştırabileceğini belirtti.

Christou ile hematolog-onkolog Dr. Maria Vergoulidou-Stylianidou, yenilikçi tedaviler ve alyuvar hücrelerinin olgunlaşmasını destekleyen yeni ilaç seçenekleri hakkında bilgi verdi. Vergoulidou-Stylianidou, klinik çalışmaların hedefe yönelik tedavilerin kan nakli ihtiyacını önemli ölçüde azaltabildiğini, bazı hastalarda nakilden bağımsızlık sağlayabildiğini, hemoglobin düzeyini koruduğunu ve hastane ziyaretlerini azalttığını gösterdiğini söyledi.

Kıbrıs Talasemi Derneği yönetim kurulu saymanı Maria Oikonomou da kan nakli ihtiyacındaki azalmanın hastaların yaşam kalitesi açısından önem taşıdığını vurguladı. Oikonomou, bunun işe devamsızlığı azaltabileceğini, aile planlamasını kolaylaştırabileceğini, kan bulunabilirliğine ilişkin kaygıyı hafifletebileceğini ve ulusal kan stokları üzerindeki baskıyı düşürebileceğini belirtti.

Uluslararası Talasemi Federasyonu İcra Direktörü Dr. Androulla Eleftheriou, Kıbrıs’ın talasemi bakım modelini ve uluslararası alandaki rolünü anlattı. Federasyonun 1985’ten bu yana 70 ülkeden 300 üye kuruluşa ulaştığını söyleyen Eleftheriou, yeni Ulusal Kan Stratejisi ve Federasyon ile Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı arasında yakın zamanda imzalanan mutabakat zaptının bilimsel dayanaklı diyalog için kalıcı bir kanal oluşturduğunu ifade etti.

Bristol Myers Squibb Market Access ve Kurumsal İlişkiler Direktörü George Tsiakalakis, şirketin Kıbrıs’taki talasemi yönetimini desteklemek için yetkililer, bilim insanları ve hasta dernekleriyle iş birliğini sürdürdüğünü söyledi.

KHA/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı