Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliği, Kıbrıs Cumhuriyeti Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Michael Damianos ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatörü Rick Scott arasında cuma günü Lefkoşa’da gerçekleştirilen görüşmenin odak noktasını oluşturdu.
Görüşmenin ardından açıklamada bulunan Bakan Damianos, "Arz güvenliği ile enerji kaynak ve güzergâhlarının çeşitlendirilmesinin her zamankinden daha kritik bir stratejik önem kazandığı bir dönemde, Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliği konusunda görüş alışverişinde bulunduk" dedi.
ABD’li Senatör Scott ise Kıbrıs’ın ABD için değerli bir müttefik olduğunu kaydederek hem askerî hem de enerji güvenliği açısından Kıbrıs’ın egemenliğinin ve güvenliğinin önemini vurguladı.
Bölgesel iş birliği ve "3+1" mekanizması
-------------------------
Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ve ABD arasındaki "3+1" iş birliği mekanizmasına değinen Damianos; bu formatın bölgesel enerji güvenliğine, kritik altyapıların korunmasına ve Avrupa’ya yönelik güvenilir enerji koridorlarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Damianos, "Kıbrıs, ortak girişim ve projelerin teşvik edilmesi ile ortaklar arasındaki eş güdümün artırılması amacıyla bu mekanizmayı aktif biçimde desteklemektedir" diye ekledi.
Görüşmede ayrıca Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların değerlendirilmesi imkânları ve bölgesel bağlantısallığın önemi de ele alındı.
ABD şirketlerinin rolü ve enerji izolasyonu
----------------------------
Damianos; Amerikan enerji şirketlerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB) faaliyetlerinin —Chevron’un "Aphrodite" sahasındaki ve ExxonMobil’in "Glafkos" ile "Pegasus" sahalarındaki çalışmalarının— iki ülke arasındaki önemli bir iş birliği alanı olduğunu ve Kıbrıs doğal gaz yataklarının geliştirilmesine katkı sağladığını belirtti.
Kıbrıs’ın elektrik enterkonneksiyonu bulunmayan tek Avrupa Birliği (AB) üye devleti olduğuna işaret eden Damianos, enerji izolasyonunun aşılmasının stratejik bir öncelik olduğunu kaydetti. Bu çerçevede iki yetkili, Great Sea Interconnector projesinin enerji arz güvenliği ve daha geniş bölgenin istikrarı açısından taşıdığı önemin altını çizdi.
Damianos sözlerini tamamlarken hedeflerinin, "uluslararası hukuk, karşılıklı yarar ve daha güvenli, birbirine daha bağlı ve enerji kaynakları çeşitlendirilmiş bir Doğu Akdeniz ortak vizyonu temelinde ABD ve bölgesel ortaklarla iş birliğini daha da güçlendirmek" olduğunu söyledi.
Senatör Scott'ın değerlendirmeleri ve tehdit vurgusu
--------------------
Senatör Scott ise açıklamalarında Kıbrıs’ı överek, "Kıbrıs; ABD için muazzam bir müttefik, güzel bir ülke, harika insanlara ve çok iyi bir liderliğe sahip, hepsinden önemlisi de ABD’nin önemli bir müttefiki" ifadelerini kullandı.
Yunanistan ziyaretinin ardından adaya geldiğini ve buradan İsrail’e geçeceğini belirten Scott, Atina’daki temaslarında da Kıbrıs’ın egemenliğinin ve güvenliğinin önemini dile getirdiğini aktardı: "Bu önem hem askerî açıdan hem de enerji güvenliği açısından geçerli."
Scott, 3+1 mekanizmasının Kıbrıs, ABD, Yunanistan ve İsrail için kritik bir öneme sahip olduğunu kaydetti. Kıbrıs’ın, İsrail ve Yunanistan ile birlikte enerji bağımsızlığı konusunda büyük bir fırsata sahip olduğunu dile getiren Amerikalı Senatör, Amerikan şirketleri ExxonMobil ve Chevron’un sahadaki faaliyetlerine değindi.
Bölgedeki en büyük sorunun Türkiye kaynaklı tehditler olduğunu ifade eden Scott, "İster kabloların döşenmesinin güvence altına alınması olsun, isterse Türkiye’nin Kıbrıs’ta ya da Orta Doğu’da başka sorunlar yaratmasının önlenmesi olsun, asıl engel bu" diye konuştu.
Scott, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının; ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesinden ve enerji bağımsızlığından geçtiğini Türkiye’nin de anlayacağını umduğunu dile getirdi. "Erdoğan’ın tehdit unsuru olmaktan vazgeçmesini temenni ediyorum" diyen Scott, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın F-35 savaş uçaklarını edinmek istediğini belirtti. Ancak ABD'li siyasetçiye göre Türkiye'nin S-400 sistemlerine sahip olduğun sürece bu uçaklara sahip olamayacak.
Açıklamalarını sürdüren Scott, "Nihayetinde (Ankara) bir karar vermek zorunda: Ya NATO’nun güçlü bir parçası ve ABD’nin güvenilir bir ortağı olacak ya da bu çizgiden uzaklaşacak" değerlendirmesinde bulundu. Amerikalı senatör, Washington’ın beklentisinin "Türkiye’nin gerek NATO gerekse uluslararası toplum bünyesinde sorumluluk sahibi bir aktör gibi davranmaya başlaması" olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
KHA/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı