Temsilciler Meclisi, yasa dışı Türkiye-Libya mutabakatını kınayan ve Avrupa Birliğinin (AB) Türkiye’ye karşı derhâl tedbir almasını isteyen karar tasarısını ivedilikle görüşerek kabul etti.

Demokrat Parti (DİKO) adına Nicolas Papadopoulos ve Christiana Erotokritou tarafından sunulan tasarı, 44 kabul oyuyla onaylandı.

Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou, Meclisin birlik ve kararlılık içinde önemli bir mesaj verdiğini söyledi. 

Meclis, kararda Libya Temsilciler Meclisinin yasa dışı Türkiye-Libya mutabakatını onaylama kararını kesin bir dille kınadı. Mutabakatın deniz hukukuna aykırı olduğunu, üçüncü devletlerin egemenlik haklarını yok saydığını ve Doğu Akdeniz’de oldubittiler yaratmayı amaçladığını belirtti.

Genel Kurul, mutabakatın onaylanmasının içeriğindeki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığını ve AB üyesi ülkeler dâhil üçüncü devletlerin aleyhine hukuki sonuç doğurmadığını vurguladı. Türkiye’nin, uluslararası hukuku ve bölgenin güvenlik ve istikrarını zedeleyerek Doğu Akdeniz’de tek taraflı ve revizyonist taleplerini kabul ettirmeye yönelik sistematik çabasını kınadı.

Meclis, AB Konseyini Avrupa hukuku ve uluslararası hukuk doğrultusunda Türkiye’ye karşı somut, orantılı ve etkili kısıtlayıcı tedbirleri gecikmeden değerlendirmeye ve kabul etmeye çağırdı.

Ayrıca, mevcut AB yaptırım çerçevesinin etkili biçimde uygulanmasını ve güçlendirilmesini talep etti. Bunun, yürürlükteki hukuki ölçütlerin karşılandığı durumlarda yasa dışı sondaj faaliyetlerine karışan gerçek ve tüzel kişileri de kapsaması gerektiğini belirtti. Doğu Akdeniz’de egemenlik haklarına yönelik diğer ciddi ihlallerle mücadele için yaptırım çerçevesinin genişletilmesinin değerlendirilmesini de istedi.

Meclis, AB’yi üye devletlerin haklarını ihlal ederek deniz alanlarında yasa dışı faaliyetlerin yürütülmesine katılan kişi, şirket ve kuruluşlara karşı hedefli ekonomik yaptırımları değerlendirmeye çağırdı. İlgili AB usulleri uyarınca mal varlıklarının dondurulması, fon sağlanmasının yasaklanması ve seyahat kısıtlamaları getirilmesi bu kapsamda sıralandı.

Avrupa Komisyonu ile AB Konseyinden, AB-Türkiye ilişkilerinin genel çerçevesini, özellikle de gümrük ve ekonomik iş birliğinin daha da güçlendirilmesini yeniden değerlendirmesi istendi. Uluslararası hukuka, bütün üye devletlerin egemenliğine ve egemenlik haklarına saygının açık ve vazgeçilmez bir ön koşul hâline getirilmesi talep edildi.

Meclis ayrıca, yasa dışı Türkiye-Libya mutabakatını hayata geçirmeye çalışan ya da uygulanmasına katılan Libyalı kişi, şirket ve kuruluşlara karşı hedefli kısıtlayıcı tedbirlerin ve yaptırımların değerlendirilmesi çağrısında bulundu. AB-Libya arasındaki ekonomik ve diğer alanlardaki iş birliğinin yeniden ele alınmasını ve uluslararası hukuk ihlalleriyle bağlantılı Türk kamu kurumlarına veya diğer kuruluşlara sağlanan AB finansmanının askıya alınmasını ya da sınırlandırılmasını istedi.

Kararda, Avrupa Birliği Zirvesine de Doğu Akdeniz’de üye devletlerin egemenlik haklarını ihlal edecek yeni yasa dışı Türk araştırmaları, sondajları veya diğer eylemleri karşısında somut yaptırımlar içeren, aşamalı bir tedbir çerçevesi oluşturma çağrısı yapıldı.

Meclis, hukukun güvencesi olan AB’nin üye devletlerinin haklarını hedef alan eylemlere hoşgörü gösteremeyeceğini vurguladı. Kıbrıs hükûmetini Yunanistan ve diğer üye devletlerle iş birliği içinde eş güdümlü bir diplomatik girişim başlatmaya çağırdı. Bu girişimle konunun AB Dışişleri Konseyi ile AB Zirvesinin gündemine alınması ve somut tedbirlerin kabul edilmesi hedefleniyor.

AB’den, AB-Libya ilişkilerinin olağan biçimde gelişip güçlenmesinin uluslararası hukuka ve Birlik üyesi devletlerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesine bağlı olduğunu Libya’nın yetkili makamlarına açıkça bildirmesi istendi. Ayrıca, Türkiye’nin saldırgan tutumuna karşı bir plan hazırlanması amacıyla Kıbrıs, Yunanistan ve Doğu Akdeniz’in daha geniş bölgesindeki diğer devletlerle yakın iş birliği yapılması çağrısında bulunuldu.

Meclis, Yunanistan ile tam dayanışma içinde olduğunu yineleyerek hem Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hem de Yunanistan’ın egemenliğini ve egemenlik haklarını uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi temelinde koruma konusundaki kararlılığının müzakereye açık olmadığını vurguladı.

Revizyonist uygulamalara hoşgörü gösterilmesinin tehlikeli emsaller oluşturduğu ve AB’nin hukuk, ilke ve değerler topluluğu olarak güvenilirliğini zayıflattığı belirtildi.

Karar, AB Zirvesi Başkanı, Avrupa Komisyonu Başkanı, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, Avrupa Parlamentosu Başkanı, AB üyesi devletlerin ulusal parlamentoları ve Kıbrıs Cumhuriyeti hükûmetine iletilecek.

AKEL’in karar tasarısı

------------------

Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL) de Dışişleri Komisyonuna ayrı bir karar tasarısı sundu. Tasarı, AB-Türkiye ilişkilerinin yalnızca Türkiye-AB gümrük birliği konularıyla değil, Kıbrıs sorununun çözümüyle de ilişkilendirilmesi gerektiğini vurgulaması bakımından farklılık taşıyordu.

AKEL, kendi tasarısının da Genel Kurulda oylamaya sunulmasını istedi. Bunun üzerine bütün partilerin, ağırlıklı olarak Meclisin karar tasarılarının sunulmasına ilişkin kabul ettiği yasanın hükümleriyle ilgili usul konularını gündeme getirdiği uzun bir tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından AKEL’in tasarısı geri çekildi ve yalnızca DİKO adına sunulan tasarı oylamaya sunuldu.

KHA/NST/2026


Kıbrıs Haber Ajansı