Kıbrıs İşçi Federasyonu (PEO) Genel Sekreteri Sotiroula Charalambous, perşembe öğleden sonra İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, “Geçim uğruna artık kan dökülmesin” diyen çalışanların sesinin duyulmasını istedi. Federasyonun düzenlediği etkinlikte Çalışma Bakanlığı istikametli yürüyüş de gerçekleştirildi.
PEO’nun Çalışma Bakanı Marinos Mousiouttas’a sunduğu muhtırada, iş kazalarından, özellikle de ölümle sonuçlanan kazalardan duyulan endişe dile getirildi. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yasal çerçevenin fiilen uygulanmasını sağlayacak ve durumu somut biçimde iyileştirecek çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği belirtilerek öneriler sunuldu.
Charalambous, konuşmasında 2025’in tamamında yedi ölümcül iş kazası yaşanırken 2026’nın ilk altı ayında beş ölümcül iş kazası meydana geldiğini ve aynı dönemde toplam 1.276 iş kazası kaydedildiğini söyledi. En fazla iş kazasının inşaat sektöründe görüldüğünü, bunu imalat ve otelcilik sektörlerinin izlediğini belirtti.
PEO’nun bu etkinlikle sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı ile sıfır kaza hedefini hayata geçirecek somut adımlara duyulan ihtiyacı hatırlatmak istediğini söyleyen Charalambous, “Bu konuda öncelikli ve temel sorumluluğu her bir işverenin taşıdığı somut adımlar atılması gerekiyor.” dedi.
Ekonomiyi büyütme hedefinin iş yoğunluğunu ve çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun da iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin geri plana itilmesine yol açtığına dikkat çeken Charalambous, iş kazalarının büyük bölümünün göçmen çalışanları etkilemesinin tesadüf olup olmadığını sordu.
PEO Genel Sekreteri, Emekçi Halkın İlerici Partisinin (AKEL) yasa önerisi üzerine 2026’da kabul edilen ve işverenleri yeni işe başlayanların ilk çalışma gününü, çalışanların anlayacağı bir dilde ücretli eğitime ayırmakla yükümlü kılan hükmün kâğıt üzerinde kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Çalışma Teftiş Dairesine (ÇTD) yapılan başvurulara rağmen uygulamanın denetlenmesi için bugüne kadar bir mekanizma kurulmadığını belirtti.
İki yıl önce etkinlikler ve açıklamalarla inşaat sektöründeki bütün çalışanların zorunlu eğitimden geçirilmesini öngören bir program başlatıldığını hatırlatan Charalambous, hedefin sektördeki her çalışanın Safe-pass belgesine sahip olması olduğunu kaydetti. Buna karşın sektördeki işverenlerin çalışanlarını eğitime göndermeye istekli olmadığının görüldüğünü söyledi.
İş yerlerindeki iş sağlığı ve güvenliği kurullarının sayısının çok düşük olmasını da konuya yeterince önem verilmediğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Verilere göre bu kurulların bulunduğu iş yerlerinin yalnızca dörtte birinde temsilcilerin çalışanlar tarafından seçildiğini belirtti.
Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansının (EU-OSHA) bir araştırmasına atıfta bulunan Charalambous, Kıbrıs’taki çalışanların %41’inin işten kaynaklanan veya iş nedeniyle ağırlaşan stres, depresyon ya da kaygı yaşadığını söyledi. “Bu oran, %29 olan Avrupa Birliği (AB) ortalamasının çok üzerinde.” dedi.
Charalambous, yapay zekânın ve dijitalleşmenin çalışma yaşamına girmesiyle iş sağlığı ve güvenliği alanında yeni güçlük ve risklerin ortaya çıktığını belirtti. Bunlarla başa çıkmak için zamanında inceleme yapılması ve çalışanları tehdit eden risk kaynaklarına karşı tedbirleri içeren kapsamlı planlar hazırlanması gerektiğini vurguladı.
İş sağlığı ve güvenliği alanında tespit edilen suç teşkil eden ihmallerin, eksikliklerin ve işverenlerin önemli bölümünün bu alana yatırım yapmakta hareketsiz kalmasının, son yıllarda toplu iş sözleşmelerinin kapsamının daralmasından bağımsız olmadığını söyledi. Bu daralmanın, çalışma yaşamındaki kuralsızlaştırma politikaları ve işverenlerin büyük bölümünün sektörel toplu iş sözleşmelerini uygulamayı reddetmesinden kaynaklandığını belirtti.
Çalışma Bakanına sunulan muhtırada, ÇTD’nin inşaat sektöründe Safe-pass belgesi için yasal düzenleme yapması istendi. İş yeri denetimlerini artırmak amacıyla dairenin yeterli sayıda müfettişle güçlendirilmesi, doğrudan denetime ayrılabilecek zamanı azaltan işlemlerin güncellenmesi ve basitleştirilmesi talep edildi.
Bütün çalışanları kapsayacak bir sağlık gözetim sistemi ile meslek hastalıklarını önleme mekanizmasının nihayet kurulabilmesi için çalışanların sağlık gözetimine ilişkin kararnamelerin çıkarılmasının hızlandırılması önerildi. Bu konuda daha fazla deneyime sahip diğer Avrupa ülkelerinin uygulamalarının esas alınması istendi.
Açıklamada ayrıca, zorunlu işveren sorumluluk sigortasına ilişkin yasanın uygulanmasını denetleyecek mekanizmanın kurulması gerektiği belirtildi. Sosyal Sigortalar Dairesinin meslek hastalıkları listesinin ÇTD’nin listesiyle uyumlu hâle getirilmesi ve bütün iş yerlerinde kurulların seçilmesi için derhâl ek tedbirler alınması talep edildi.
ÇTD’nin uyguladığı idari para cezalarının önemli ölçüde artırılması önerildi. Yapay zekânın çalışma yaşamına girmesiyle oluşan yeni koşullarda çalışanların korunması için sendikalar ve işveren örgütleriyle diyalog kurularak bir eylem planı hazırlanması da istendi.
PEO, çalışanları sıcaklık stresinden korumak amacıyla bakanlık kararnamesiyle açık hava çalışmalarının durdurulduğu dönemlerde işverenlerin çalışanların ücretlerinden kesinti yapmamasını da talep etti.
KHA/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı